Ana içeriğe geç
Sözlük

hissi ile cümle

hissi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Göğüste boğulma hissi. Kalp hastalığı belirtilerinden biridir.Och de kallas för kransartärer.
Göğüste boğulma hissi. Kalp hastalığı belirtilerinden biridir.Ангината е симптом на сърдечната болест.
Göğüste boğulma hissi. Kalp hastalığı belirtilerinden biridir..זה סימן של מחלת לב. זה באמת מצב שאינכם רוצים לחוות
görevinin hissiyle gittiler.그들은 내가 기억할 수 조차 없을만큼 수많은 약속을 했지만
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.A biztonság érzésüket jobban közelítette a valósághoz.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.A făcut ca senzația lor de securitate să se potrivească mai mult cu realitatea.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Ça a rapproché leur impression de sécurité de la réalité.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Es glich ihr Gefühl der Sicherheit an die Realität an.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Fece in modo che il loro senso di sicurezza combaciasse maggiormente con la realtà.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Fez com que os seus sentimentos de segurança coincidissem mais com a realidade.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Het zorgde ervoor dat hun gevoel van veiligheid meer in overeenstemming kwam met de realiteit.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Hizo que su sensación de seguridad se pareciera más a la realidad.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.이 뚜껑은 사람들이 가진 안전하다는 느낌을 현실에 더 맞추어 줬지요.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.lebih mendekati kenyataannya.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Nó làm cảm giác của họ về an toàn khớp với thực tế hơn.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Přiblížilo to jejich pocit bezpečí skutečnosti.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Spravilo to ich pocit bezpečia bližší k realite.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Sprawiło to, że ich poczucie bezpieczeństwa bardziej odpowiadało rzeczywistości.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Έκανε το αίσθημα της ασφάλειάς τους να ταιριάζει καλύτερα με την πραγματικότητα.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Подпомага чувството им за сигурност да съвпадне с реалността.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.Это привело их ощущение безопасности к лучшему соответствию с реальностью.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.זה גרם לתחושת הבטחון שלהם להתאים יותר למציאות.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.جعلت احساسهم بالأمن يتماشى أكثر مع الواقع.
Güvenlik hissinin gerçeklikle daha çok örtüşmesini sağladı.より現実に近づけたのです 最後です 数年前友人が子供を産みました
Hatta biraz genişlettiğimizde, özgürce nefes alabilirim ve bu çok basit hissi verir.Ah, pot respira liber, atât de uşor!
Hatta biraz genişlettiğimizde, özgürce nefes alabilirim ve bu çok basit hissi verir.Bella sensazione. Oppure l'even light esteso, come dire 'ah, posso respirare senza difficoltà'.
Hatta biraz genişlettiğimizde, özgürce nefes alabilirim ve bu çok basit hissi verir.마치, 나는 자유속에서 편안하게 숨쉴 수 있어라는 듯 합니다.
Hatta biraz genişlettiğimizde, özgürce nefes alabilirim ve bu çok basit hissi verir.Oder auseinandergezogen: "Das Atmen ist jetzt so schön einfach."
Hatta biraz genişlettiğimizde, özgürce nefes alabilirim ve bu çok basit hissi verir.Of zelfs vrij uitgespreid, is als: "Ah, ik kan vrij inademen, zo makkelijk."
Hatta biraz genişlettiğimizde, özgürce nefes alabilirim ve bu çok basit hissi verir.O incluso cuando libre está separado es como, ah, puedo respirar libre, sin problemas.
Hatta biraz genişlettiğimizde, özgürce nefes alabilirim ve bu çok basit hissi verir.Ou même, libre étalé, c'est genre, "Ah, je peux respirer librement, si facilement."
Hatta biraz genişlettiğimizde, özgürce nefes alabilirim ve bu çok basit hissi verir.Vagy ha még szét is húzzuk, ah, olyan szabadon, olyan könnyedén lélegzem.
Hatta biraz genişlettiğimizde, özgürce nefes alabilirim ve bu çok basit hissi verir.Так хорошо! ЖИВУ.
Hatta biraz genişlettiğimizde, özgürce nefes alabilirim ve bu çok basit hissi verir.זה כמו, אה, אני יכול לנשום בחופשיות, בקלות.
Hatta biraz genişlettiğimizde, özgürce nefes alabilirim ve bu çok basit hissi verir.تجعلك تقول: آه أستطيع التنفس بحرية بكل سهولة
Hatta biraz genişlettiğimizde, özgürce nefes alabilirim ve bu çok basit hissi verir.それに青のグラデーションを付けて ハトを描き加えたら
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Dit optimisme om de aarde te redden hangt in de lucht.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Et on sent bien ce mouvement optimiste pour sauver la planète dans l'air.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.I mozna tam czuc w powietrzu ten optymistyczny ruch w zwiazku z ratowaniem ziemi.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.지구를 살리기 위한 이 긍정적인 움직임을 느낄수 있으실 거에요.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Man kann diese optimistische Bewegung spüren, die Erde zu retten.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Něco je ve vzduchu, to optimistické hnutí na záchranu Země.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Şi veţi simţi în aer această mişcare optimistă de a salva Pământul.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.Y pueden sentir en el aire esta movida llena de optimismo para salvar el planeta.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.И в воздухе уже чувствуется оптимистический настрой на спасение Земли.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.И се усеща как това оптимистично движение за спасяване на Земята се носи във въздуха.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.ואפשר לחוש במהלך האופטימי הקורא להציל את כדור הארץ באוויר.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.ويمكنك أن تشعر بهذا التحرك متفائلة لإنقاذ الأرض في الهواء.
Havadaki dünyayı kurtarma hissini veren iyimserlik kokusunu almamak mümkün değil.なお これは地球温暖化が 最も弱く最も貧しい人々に-
Hayat şartlarımızın ne olduğu, onlar üzerindeki kontrol hissimize oranla çok daha önemsizdir.행복은 우리가 처한 처지보다 우리가 우리 삶에 어느 정도의 통제력이 있다고 느끼는 지에 달려있을 지도 모릅니다.
Hayat şartlarımızın ne olduğu, onlar üzerindeki kontrol hissimize oranla çok daha önemsizdir.Nasze szczęście nie zależy od życiowych okoliczności ale od poczucia kontroli nad nimi.
Hayat şartlarımızın ne olduğu, onlar üzerindeki kontrol hissimize oranla çok daha önemsizdir.Okoliščine naših življenj morda za našo srečo niso tako pomembne kot občutek nadzora nad lastnim življenjem.
Hayat şartlarımızın ne olduğu, onlar üzerindeki kontrol hissimize oranla çok daha önemsizdir.Обстоятельства нашей жизни могут влиять на счастье меньше, чем степень контроля, которую мы над ними имеем.
Hayat şartlarımızın ne olduğu, onlar üzerindeki kontrol hissimize oranla çok daha önemsizdir.הנסיבות של חיינו למעשה משמעותיות פחות לאושר שלנו מאשר תחושת השליטה שאנו מרגישים שיש לנו על החיים שלנו
Hayat şartlarımızın ne olduğu, onlar üzerindeki kontrol hissimize oranla çok daha önemsizdir.الظروف في حياتنا يمكن ان تؤثر على سعادتنا عن الاحساس بالسيطرة التي نشعره على حياتنا
Hayat şartlarımızın ne olduğu, onlar üzerindeki kontrol hissimize oranla çok daha önemsizdir.幸福に与える影響は小さいものです これはとても興味深い疑問です
Hepimiz, bizi hissizleştirmeye yetecek kadar trajedi yarattık ve gördük şu dünya üzerinde.És tudom, hogy mindnyájan láttunk már dermesztő képeket a tragédiákról, melyeket ezen a bolygón követtünk el.
Hepimiz, bizi hissizleştirmeye yetecek kadar trajedi yarattık ve gördük şu dünya üzerinde.또 저는 우리모두가 우리 행성에서 저지르고 있는 비극들에 관한, 우리를 무감각 하도록 만들기에 충분한 정도의 이미지들을 보았다는 것을 알고 있습니다.
Hepimiz, bizi hissizleştirmeye yetecek kadar trajedi yarattık ve gördük şu dünya üzerinde.Și știu că am văzut cu toții imagini șocante ale tragediilor pe care le provocăm pe planetă.
Hepimiz, bizi hissizleştirmeye yetecek kadar trajedi yarattık ve gördük şu dünya üzerinde.Wiem, że widzieliście dość dużo obrazów tragedii, by stać się obojętnymi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod