Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.Мы не умеем этим управлять, хоть и знаем что это было бы здорово.
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.Това е невероятно заключение. Но ние не знаем как да го използваме достатъчно добре, обаче.
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.אבל אנחנו לא ממש יודעים איך לנצל אותו כל-כך טוב.
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.ونحن لا نعرف في الحقيقة كيفية تحفيزه او التلاعب بقيمته لدى الفرد
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.只不過我哋未懂得點樣去有效利用佢。
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.知っているかもしれません。
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.Aber vor allem rufen sie Mitgefühl hervor.
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.Ale wywołują poczucie troski.
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.Dar în principiu evocă un sentiment de grijă.
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.대부분 보살핌의 감정을 일으키게 하죠.
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.Mais surtout, ils donnent envie d'en prendre soin.
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.Ma sopratutto evocano istinti di premura.
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.Pero principalmente evocan un sentimiento de cuidar.
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.Но, в основном, они вызывают чувство ответственности.
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.Но те най-вече създават чувство за грижа.
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.אבל בעיקר הם מעוררים רגשות של אכפתיות.
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.و في الغالب يثير نوع من الإحساس بالحنية و الرعاية
Ama çoğunlukla içinizde bir sevgi ve şefkat hissi uyandırıyorlar.申し上げたいのは
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.그러나 만약 당신이 25명의 이런 참전 병사들을 미주리의 조플린에 보낸다면 그들은 다시 공동체 의식을 갖게 될 것입니다.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Ale gdy wysyłacie 25 weteranów do Joplin w Missouri, odzyskują swoje poczucie wspólnoty.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Ale vysaďte 25 veteránů v Joplinu v Missouri a oni znovu naleznou smysl komunity.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Dar dacă trimiţi 25 de veterani în Joplin, Missouri, ei își recapătă simțul comunității.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.De ha 25 ilyen összeszokott veteránt viszel Joplin-ba, Missouri-ba, visszajön a közösségérzetük.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Drop 25 veteranen in Joplin, Missouri, en ze krijgen dat gevoel van samenhorigheid terug.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Mais vous envoyez 25 de ces vétérans à Joplin dans le Missouri, ils retrouvent ce sens de communauté.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Ma metti insieme 25 di quei veterani a Joplin, nel Missouri, e tornano ad avere quel senso di comunità.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Mas se puserem 25 desses veteranos em Joplin, Missouri, eles recuperam essa sensação de comunidade.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Nhưng nếu bạn thả 25 cựu chiến binh đó xuống Joplin, Missouri, họ lại cảm nhận về cộng đồng đó.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Pero llevas a 25 de esos veteranos a Joplin, Missouri, y recobran ese sentido de comunidad.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Але ви висаджуєте 25 таких ветеранів в Джопліні, Міссурі, і вони знову набувають почуття колективу.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Но ако пуснете 25 от тези ветерани в Джоплин, Мисури, те си възвръщат смисъла за приобщеноста обратно.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.Но вы высаживаете 25 таких военных в Джоплине, Миссури, и они снова обретают ощущение коллектива.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.אך אם מנחיתים 25 יוצאי-צבא כאלה בג'ופלין שבמיסורי, הם יחושו שוב את אותה תחושת קהילה.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.لكنك ترسل 25 من قدامى المحاربين أولئك في جوبلين، ميسوري، يعود لهم الإحساس بالمجتمع.
Ama o gazilerden 25'ini Joplin'e bırakıyorsunuz ve o çevre hissini tekrardan kazanıyorlar.彼らは再び居場所を見つけるのです もう一度カンザスシティの高校を卒業した
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Aber als der Morgen kam, wollte ich hübsch aussehen.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Ale kiedy nastał ranek, chciała wyjść i ładnie wyglądać.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Dar cand aceasta dimineata se apropia vroiam sa vin aratand dragut.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Maar toen het morgen werd, wilde ik toch komen en mooi uitzien.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Mais quand le matin s'est pointé, je voulais sortir en étant jolie.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Men morgonen kom, jag ville komma ut vacker.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Nhưng tới sáng nay, mình lại muốn đến xem thế nào.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Però quando stamattina mi sono ripresa (dalla collera), volevo venire vestita in maniera carina.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Tapi saat pagi tiba, aku ingin keluar mencari keindahan.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Zjutraj pa sem hotela biti lepa za sestanek.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Αλλά μόλις ήρθε το πρωί, ήθελα να έρθω και να δείχνω όμορφη.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.Но когда наступило утро, мне захотелось выглядеть красивой и пойти.
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.אבל.. כשהבוקר הגיע, רציתי להראות יפה
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.و لكن عندما جاء الصباح, أردت أن أخرج و أبدو جميلة
Ama sabah olduğunda, birdenbire içimde güzelce giyinip çıkma hissi uyandı.私ってホントにあなたの事が 好きなんだと思わない?
Ancak buna rağmen Bu insanlara duyduğum sevgi açısından Kalbimde gerçek bir ayrılık hissiA vendarle, v svojem srcu ne čutim prave ločitve v smislu ljubezni, ki jo čutim do teh ljudi.
Ancak buna rağmen Bu insanlara duyduğum sevgi açısından Kalbimde gerçek bir ayrılık hissiŞi totuşi, în inima mea nu simţit despărţirea in sensul de dragoste pe care o simţeam pentru aceşti oameni.
Ancak buna rağmen Bu insanlara duyduğum sevgi açısından Kalbimde gerçek bir ayrılık hissiАле незважаючи на це, у моєму серці немає почуття відділеності через любов, що я почуваю до цих людей.
Ancak hiçbiri tam olarak uygun olan tanım olduğu hissini vermedi.그 중에 그 어떤 것도 적당하다라고 정말 강렬히 느껴지는 건 없었습니다.
Ancak hiçbiri tam olarak uygun olan tanım olduğu hissini vermedi.שאף אחת מהן לא פוגעת בול במטרה בתור הגדרה קולעת.
Ancak hiçbiri tam olarak uygun olan tanım olduğu hissini vermedi.ولا واحد منهم مقنع صراحةً بحيث تشعر انه ملائم فعلا لذلك المفهوم - الامل -
Ancak hiçbiri tam olarak uygun olan tanım olduğu hissini vermedi.適切と思えるものがないのです それも そのはずで
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.C'est comme si un homme était derrière vous avec un marteau en train de vous taper sur la tête en permanence.
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.E ca şi cum cineva ar sta în spatele tău cu un ciocan şi te-ar lovi tot timpul peste cap,
Arkamda bir adamın çekiçle durup, durmadan kafama vuruyormuş hissine kapılmıştım.Giống như là có 1 người đàn ông cầm búa nện ngay vào đầu bạn suốt chặng đường.