Ana içeriğe geç
Sözlük

hissi ile cümle

hissi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Hon gräver i väskan och ger honom en tjuga.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.S-a căutat în geantă și i-a intins o hartie de 20 de dolari.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Sáhla do kabelky a dala mu 20 dolarů.
Acıma hissiyle sarsılır. Çantasına uzanır ve ona bir 20'lik verir.Ze graait in haar portemonnee en geeft hem een briefje van 20.
Acıma hissiyle sarsılır.Presunilo jo je usmiljenje.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Bardzo przepraszam, przebywanie na scenie skłania mnie do żartów.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Bocsánat, csak úgy érzem, mint akinek tenni kéne valamit a hangulat megteremtése érdekében.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Deci, scuze -- simt că ar trebui să fac stand-up aici din cauza decorului.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Desculpem, mas com este cenário no palco achei que devia fazer comédia stand-up.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Es tut mir leid. Mit der Bühnenumgebung hier fühlt es sich so an, als müsste ich stand-up comedy machen.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.미안합니다 -- 장소 때문에 꼭 스탠드 업 개그를 해야 할 것만 같아요.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Lo siento, simplemente sentí que debía hacer algo así por todo el arreglo del escenario.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Maaf -- saya harus menceritakan lelucon karena keadaannya.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Oprostite, a zaradi postavitve odra se mi zdi, da sem tu za stand up nastop.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Scusate, ma la scenografia sembra adatta ad un pezzo comico.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Sorry, maar ik krijg hier het gevoel dat ik stand-up comedy zou moeten doen.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Συγγνώμη -- απλά αυτή η σκηνή με κάνει να νιώθω πως πρέπει να κάνω stand-up comedy.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Извините - я почувствовал, что просто должен был пошутить, обстановка этому способствует.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Извинявайте много - имам чувството, че трябва да се шегувам тук заради обстановката.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.הולך לדעתי הכי טוב עם מחלות המעי הדק. [צחוק]
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.المعذرة -- يبدو الأمر وكأنني لا بد أن دوراً مسرحياً هنا بشأن التحضيرات للعرض.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.さて 今日はこれから数分間で皆さんに
'Ah, yapamıyorum. Bu çok fazla' bu da rüya hissinin bütününden bir parça.'Ah, es ist zu groß' oder so etwas, dann gehört das auch zu dem ganzen Traumgefühl.
'Ah, yapamıyorum. Bu çok fazla' bu da rüya hissinin bütününden bir parça."Ah ne morem več, to je preveč zame, ali kaj podobnega, je tudi to del celotne izkušnje sanjanja.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Aber er ging Gefühl übermäßig geärgert.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Ale on išiel cítiť príliš naštvaný.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Ale on šel cítit příliš naštvaný.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Ampak on je šel občutek preveč moti.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Dar el a mers sentiment excesiv de iritat.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.De ment érzés túlságosan bosszús.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.그러나 그는 지나치게 짜증 느낌 갔다.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Maar hij ging gevoel overdreven geïrriteerd.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Ma è andato sensazione eccessivamente infastidito.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Mais il est allé se sentir trop ennuyé.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Mas ele foi se sentindo excessivamente irritado.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Men han gick känslan alltför irriterad.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Mutta hän meni tunne liian vihainen.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.On jednak poszedł uczucie zbyt zdenerwowany.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Pero se fue sintiendo excesivamente molesto.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Tapi dia merasa terlalu jengkel pergi.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Tuy nhiên, ông đã cảm thấy quá khó chịu.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Αλλά πήγε αίσθηση υπερβολικά ενοχλημένος.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Але він пішов почуття надмірно дратує.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Но он пошел чувство чрезмерно раздражает.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Но той отиде да се чувствате много ядосани.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.ولكن الشعور بالضيق ذهب بشكل مفرط.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti."畜生!"ミスターHenfreyはを通じて村をダウンtrudging、彼自身に言った
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.C'est une notion incroyable. Nous ne savons pas vraiment comment bien la manipuler cependant.
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.Chúng ta không biết rõ làm thế nào để sử dụng nó.
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.Es un concepto increíble. Sin embargo, realmente no sabemos como manipularlo tan bien.
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.É uma noção fantástica. Contudo, nós ainda não sabemos como a manipular muito bem.
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.Het is een ongelooflijk idee. We weten niet zo goed hoe het te behandelen.
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.Jednakże, nie bardzo wiemy jak tym poczuciem sterować.
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.Je to ohromující zjištění. Ovšem nevíme zrovna dvakrát nejlépe, co s tím dělat.
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.그렇다 해도, 우리는 그 개념을 다루는 방법은 잘 알지 못합니다.
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.Nem igazán tudjuk, hogyan befolyásoljuk.
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.Nu știm cu adevărat să manipulăm asta, totuși, așa de bine.
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.Però ancora non sappiamo come utilizzarlo al meglio.
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.Wir wissen noch nicht, wie wir das bewerkstelligen können.
Ama bu hissiyatı ne şekilde etkin kullanacağımızı bilmiyoruz.Δεν γνωρίζουμε όμως πώς να τη χειριστούμε, τόσο καλά.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod