Ana içeriğe geç
Sözlük

hissetmek ile cümle

hissetmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Artık New York'tadır ve kendini güvencede hissetmektedir.Va a cercare se stesso a New York, senza esserne consapevole.
Bundan etkilenen Xander ise ona aşık olmaya başladığını hissetmektedir.Sospettando che questi sia Gardner, comincia a frequentarlo, facendogli credere di essere innamorata di lui.
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.Он был болен и, вероятно, чувствовал усталость.
Onlar vurulmak istiyor ,onlar gerçek şeyler hissetmek istiyor.”"Поверили, что нужны, востребованы, что им доверяют».
Musa ise kardeşlerinin acılarını hissetmektedir.После смерти Мусы и его братьев их потомки вели длительную междоусобную борьбу.
"Kısmen kulakla yazıyorum, duyduğum gibi, hissetmekte ve görmekte olduğum şeyi yazıyorum."Я слышу, а также чувствую и вижу, что я пишу.
İkisi de güçlü beyazların karşısında varolmamaları gerektiğini düşünürek suçluluk hissetmektedirler.كلاهما يشعُران بالذنب مؤكدين ضرورة عدم وجودهم في مواجهة البيض الاقوياء.
Önemli hissetmek istiyorum.أريد أن أشعر بالأهمية
Arandığını hissetmek güzel.من الجميل بأن تشعر بأنه مرغوب بك
Yaşamak hissetmektir.أن تعيش هو أن تشعر
"Kısmen kulakla yazıyorum, duyduğum gibi, hissetmekte ve görmekte olduğum şeyi yazıyorum."Eles adoram a Deus «por tudo quanto tinham ouvido e visto, como lhes fora anunciado.»
Şimdi kendini daha da yalnız hissetmektedir.Ela começa a sentir-se sozinha.
Günler uzun olduğu sürece Klingsor kendini Azrail’in pençesinden daha uzak hissetmektedir.Ao longo da série, Galford vai tornando-se um pouco mais rápido e mais fraco que Hanzo.
Şimdi kendini daha da yalnız hissetmektedir.Hij voelt zich eenzaam.
Birbirlerinden uzaklaştıklarında, Quentin hala ona birşeyler hissetmektedir.Wanneer hij deze opent, is Quin alweer verdwenen.
Onlar vurulmak istiyor ,onlar gerçek şeyler hissetmek istiyor.”"Wij willen dat de vrouwen gerespecteerd worden, en daarom zullen we ze dwingen om zichzelf te respecteren."
Şimdi kendini daha da yalnız hissetmektedir.Myślę, że poczułam się nieco samotna.
AA, alkolik tanımını şöyle yapmaktadır: Kendini alkole karşı güçsüz hissetmek ve hayatını artık yönetememek.Przyznaliśmy, że jesteśmy bezsilni wobec alkoholu - że nasze życie stało się niekierowalne.
Şimdi kendini daha da yalnız hissetmektedir.Det gör att man känner sig ensam.
Diğer bir klon olmasına rağmen her şeyi hissetmektedir.Trots att han är läkare kedjeröker han.
Onlar vurulmak istiyor ,onlar gerçek şeyler hissetmek istiyor.”"Він знав, що його розстріляють, і втрачати йому було вже нічого.»
Ama şimdi, sadece eğlenmek istediğimi hissediyorum; dans etmek istiyorum, neşeli hissetmek istiyorum.Якщо йому вдавалося так заманити людину, починав веселитися: стрибав, танцював, реготав.
Özel hissetmek istiyorum.Я хочу відчувати себе особливим.
Özel hissetmek istiyorum.Я хочу відчувати себе особливою.
Şimdi kendini daha da yalnız hissetmektedir.Připadá si ale stále víc sama.
Birbirlerinden uzaklaştıklarında, Quentin hala ona birşeyler hissetmektedir.Když muž vyhledá Quentina na toaletách, Quentin uteče.
Ama şimdi, sadece eğlenmek istediğimi hissediyorum; dans etmek istiyorum, neşeli hissetmek istiyorum.Dar acum, simt că vreau doar să mă distrez; vreau să dansez; vreau să mă simt plină de energie.
Şimdi kendini daha da yalnız hissetmektedir.Este însă din ce în ce mai singur.
Onlar vurulmak istiyor ,onlar gerçek şeyler hissetmek istiyor.”"El a ordonat ca oamenii care încearcă să scape să fie împușcați".
Onlar vurulmak istiyor ,onlar gerçek şeyler hissetmek istiyor.”"Vegyük fel őket!", látni lehet, hogy Mental elő akarja húzni a pisztolyát, hogy lelője őket.
Şimdi kendini daha da yalnız hissetmektedir.De føler sig meget alene og ensomme.
Şimdi kendini daha da yalnız hissetmektedir.Hun er imidlertid fortsatt like ensom.
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.Han kunne av og til være svært motløs, og kjente seg sliten.
Light Novel serisinde bölüm 8´den sonra Mashiro´ya karşı bir şeyler hissetmektedir.Di akhir novel kedelapan, ia menyatakan perasaannya kepada Mashiro.
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.Saya kira, dia nakal dan jarang merasa penat.
Daigo babasına kin beslemektedir ve annesine iyi bakmadığı için kendini suçlu hissetmektedir.Daigo cảm thấy thù hận cha mình và thấy có lỗi vì không chăm sóc mẹ tốt hơn.
Agender (cinsiyetsiz) kişiler kendilerinin cinsiyetsiz olduğunu hissetmektedirler.Vài người pansexual cho rằng họ là người mù giới tính.
Onlar vurulmak istiyor ,onlar gerçek şeyler hissetmek istiyor.”"犯人には怒りを感じ、見つかったら強く抗議したい」 と語った。
Ama bu yaptıklarından dolayı Rory biraz suçlu hissetmektedir.そのことでリリィは罪の意識を抱えたまま生きている。
Dışlanmışlığını değiştirmek için elinden pek bir şey gelmemekte, kendisini güçsüz hissetmektedir.これに伴い属性まで変化させるため攻守に長けており、弱点らしい弱点が存在しない。
Okuyucu uzun soluklu bir okuyuşta kendisini bu renklerin içinde boğulmuş hissetmektedir.民間ではこの読経の時の風にあたると、風邪を引かないとして信仰されている。
Ruhunu geri alan Angel, tekrar işlediği suçlar ve yaptığı kötülüklerden dolayı suçluluk hissetmektedir.アナリーズの死産を招いた罪悪感に苦しむフランクは戻り、罪を被って犯人だと名乗り出る。
Birbirlerinden uzaklaştıklarında, Quentin hala ona birşeyler hissetmektedir.一次机缘巧合见到Queenie后,凯扬隐约觉得自己认识Queenie。
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.那些重度患者还会常常觉得累。
Şimdi kendini daha da yalnız hissetmektedir.(거지의 품격) 너 요즘 외롭냐?
Onlar vurulmak istiyor ,onlar gerçek şeyler hissetmek istiyor.”"‘그는 화살 만들기를 정말로 안다.’ → ‘그는 정말로 화살을 만들 줄 안다.’
Bu görevin de üstesinden başarıyla gelse de kendisini kötü hissetmektedir.자신보다 불행한 그를 보면 매우 행복한 기분이 되는 듯하다.
Bazen bu durumu hissetmek bile mümkün olmayabilir.얼핏 이런 어원이 약간 이상하다고 느껴질지도 모른다.
Birbirlerinden uzaklaştıklarında, Quentin hala ona birşeyler hissetmektedir.בזמן שהם מתרחקים זו מזה, לקוונטין עדיין יש רגשות אליה.
Bunun bir hayal olduğunu bilmektedir ancak onu görmesinin ardından bir neden olduğunu hissetmektedir.היא מאושרת לראות אותו למרות שהוא פוגש אותה בפעם הראשונה.
Turiddu kendini çok iyi hissetmektedir çünkü Lola ile birleşmiştir ve Santuzzza da ortalıktan kaybolmuştur.Туриду е щастлив, защото е с Лола, а Сантуца я няма.
Ama şimdi, sadece eğlenmek istediğimi hissediyorum; dans etmek istiyorum, neşeli hissetmek istiyorum.Ali sada se samo želim zabaviti, želim plesati i želim da se i drugi tako osjećaju.
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.V tomto čase bol už chorý a začínal byť aj unavený.
Celine: Bazen uzaklara baktığımda gözlerini üzerimde hissetmek hoşuma gidiyor.Težki časi so… Ko ga pogledam v oči, mi skoraj omedli v rokah.
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.Bolniki s hudo obliko bolezni imajo pogosto občutek, da so ves čas utrujeni.
İyi Hissetmek, ilk kez 1980 yılında Amerikalı Profesör David Burns tarafından yayınlanmıştır.Knyga pirmą kartą išleista 1920 m. JAV, leidėjas Džonas Leinas (angl. John Lane).
200 metre yolumuz var, Rockhound. Tamam. Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim..זה כיף לא נורמלי .ממש פריקי
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Aber dieses Gefühl des Nichtverbundenseins war eine ehrfuchtgebietende Erfahrung.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Alázatot keltő élmény volt, hogy ennyire magamra voltam utalva.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Bola to však veľmi pokorujúca skúsenosť, cítiť sa tak odpojená od sveta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod