Bir kere daha. Hissederek söyler misiniz bayanlar ve baylar Yoksa notaları tam çıkaramazsınız.Nog één keer, met gevoel, dames en heren, anders halen jullie de thee niet.
Bir kere daha. Hissederek söyler misiniz bayanlar ve baylarЕщё разок, с чувством, дамы и господа.
Bir kere daha. Hissederek söyler misiniz bayanlar ve baylarОще веднъж, с чувство, дами и господа.
Bir kere daha. Hissederek söyler misiniz bayanlar ve baylarЩе раз, з почуттям, пані та панове.
Bu doğru, Scarlatti'yi kimse onun gibi çalamaz. Hissederek çalıyor.É verdade, ninguém toca Scarlatti como a Maria Elena... ...ela entende, Scarlatti.
Bu doğru, Scarlatti'yi kimse onun gibi çalamaz. Hissederek çalıyor.- Niemand speelt zoals zij, zij begrijpt het.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Du talar om dessa saker med så mycket insikt och empati för patienterna.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Du taler om disse ting med så stor indsigt og empati for dine patienter.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Fala destas coisas com tanto conhecimento e empatia pelos seus pacientes.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ha parlato di queste cose con così tanta profondità ed empatia per i suoi pazienti.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Je spreekt met zo veel inzicht over deze dingen en met empathie voor je patiënten.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.박사님은 이런 이야기를 깊은 통찰력과 환자에 대한 공감을 갖고 말씀을 하십니다.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Masz wielki wgląd w ten temat, masz tyle empatii dla swoich pacjentów.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Olyan nagy rálátással és a betegeihez fűződő empátiával beszél minderről.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ông vừa nói chuyện với một cái nhìn thật sâu sắc sự đồng cảm với bệnh nhân.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Puhutte näistä asioista osoittaen suurta ymmärtämystä ja empatiaa potilaitanne kohtaan.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Rozprávate o týchto veciach do takej hĺbky a s takou empatiou voči vaším pacientom.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Sie sprechen mit so viel Einblick und Mitgefühl für ihre Patienten von diesen Dingen.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Usted habla de estas cosas con una gran sensibilidad y empatía por sus pacientes.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vorbiţi despre aceste lucruri cu atât de multă înţelegere şi empatie pentru pacienţii dumneavoastră.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vous parlez de cela avec tant de compréhension et d'empathie pour vos patients.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vykládáte o těchto věcech s takovým porozuměním a s takovou empatií k vaším pacientům.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Μιλάτε για αυτά τα πράγματα με τέτοια διορατικότητα και συναίσθηση για τους ασθενείς σας.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ви говорите про ці речі з неймовірним розумінням і емпатією до ваших пацієнтів.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Вы говорили обо всем этом так проницательно, с таким сопереживанием вашим пациентам.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Говорите за тези неща с такова прозрение и съчувствие към пациентите си.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.אתה מדבר על הדברים האלה עם כל כך הרבה הבנה ואמפתיה למטופלים שלך.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.أنت تتحدث عن تلك الأشياء بفطنة عظيمة و تعاطف مع مرضاك.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.共感が感じられました そのような経験を ご自身もされたことは?
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Am ieșit simțindu-mă ultimul om de pe Pământ.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Eu saí dali a sentir-me tão em baixo como se tivesse sido atropelado por um camião.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Ich ging da raus und fühlte mich so klein, dass ich mit Zylinder unterm Teppich hätte gehen können.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Jeg gik derfra og følte mig så lav som en slanges mave i et hjulspor.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Je suis sorti de là avec le moral dans les chaussettes.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.전 완전히 기분이 상한 채로 밖으로 걸어나왔습니다.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Na afloop voelde ik me zo laag als een slangenbuik in een karrenspoor.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Odcházel jsem tak na dně, jak jen se může ocitnout břicho hada ve vyjeté koleji.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Olyan érzéssel sétáltam ki onnan, mint aki a béka segge alatt van.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Salí sintiéndome tan bajo como una cucaracha.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Saya berjalan keluar merasa rendah seperti perut ular dalam bekas roda.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Sono andato via sentendomi giù, avevo il morale sotto i tacchi.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Tôi bước ra khỏi đó, cảm thấy ê chề không khác gì một con rắn vừa bị xe ngựa cán bẹp dí.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Vyšiel som cítiac sa tak nízko ako hadie brucho v brázde na ceste.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Wyszedłem stamtąd czując się podle jak nędzny robak.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Έφυγα από εκεί νιώθοντας τόσο πεσμένος όσο ένα φίδι στο χώμα.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Когато излязох, се чувствах толкова унизен като змийски корем в коловоз.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Я вышел с чувством, что меня раздавили, как живот змеи в колее фургона.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.יצאתי מרגיש מאד שפוף כמו נחש על גחונו.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.لقد خرجت حينها محبطاً كانت نفسيتي متدنية جداً بعد تلك الهزيمة
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.これ以上ないくらい 落ち込んでいました そして失望させてしまった 大隊指揮官に会いに行きます
Hissederek çalıyor.Am dreptate?
Hissederek çalıyor.Elle comprend Scarlatti. C'est pas vrai?
Hissederek çalıyor.¿Es así?
Hissederek çalıyor.Jól mondom?
Hissederek çalıyor. Sen bir şeyler çalabiliyor musun?هل تعزفين الموسيقى؟
Hissederek söyler misiniz bayanlar ve baylar감정을 실어서 가겠습니다
Hissederek söyler misiniz bayanlar ve baylarעם רגש, גבירותי ורבותי.
Hissederek söyler misiniz bayanlar ve baylarباحساس , سيداتي سادتي
Hissederek söyler misiniz bayanlar ve baylarそうしないとお茶はなしですよ
Normalde burada; benzin pompasının başında çaresiz hissederek dikiliyoruz.Cum ne simţim în mod normal; stăm lângă pompa de benzină şi ne simţim într-un fel neajutoraţi.