Normalde burada; benzin pompasının başında çaresiz hissederek dikiliyoruz.Điều bình thường là chúng ta vẫn đến trạm xăng và có cảm giác là chúng ta bất lực.
Normalde burada; benzin pompasının başında çaresiz hissederek dikiliyoruz.Dit zijn we normaal; we staan bij een benzinepomp en voelen ons hulpeloos.
Normalde burada; benzin pompasının başında çaresiz hissederek dikiliyoruz.Her er vi normalt; vi står ved benzintanken, og føler os lidt hjælpeløse.
Normalde burada; benzin pompasının başında çaresiz hissederek dikiliyoruz.Hier stehen wir normalerweise; wir stehen an der Zapfsäule und wir fühlen uns irgendwie hilflos.
Normalde burada; benzin pompasının başında çaresiz hissederek dikiliyoruz.우리는 통상적으로; 가스 펌프 옆에 서 있고, 무기력하다고 느끼고 있습니다.
Normalde burada; benzin pompasının başında çaresiz hissederek dikiliyoruz.Normálisan itt vagyunk; állunk a benzinkútnál, és reménytelennek érezzük a helyzetet.
Normalde burada; benzin pompasının başında çaresiz hissederek dikiliyoruz.Siamo qui normalmente; siamo fermi alla pompa di benzina, sentendoci impotenti.
Normalde burada; benzin pompasının başında çaresiz hissederek dikiliyoruz.Tacy jesteśmy normalnie: stoimy przy dystrybutorze i czujemy się dość bezradni.
Normalde burada; benzin pompasının başında çaresiz hissederek dikiliyoruz.Συνήθως είμαστε έτσι: στεκόμαστε στο βενζινάδικο, και νιώθουμε κάπως αβοήθητοι.
Normalde burada; benzin pompasının başında çaresiz hissederek dikiliyoruz.Ето ни нормално, застанали пред бензиновата колонка, и усещаме нещо като безпомощност.
Normalde burada; benzin pompasının başında çaresiz hissederek dikiliyoruz.Мы как всегда стоим на заправке и чувствуем беспомощность.
Normalde burada; benzin pompasının başında çaresiz hissederek dikiliyoruz.אנחנו עומדים כרגיל מול משאבת הדלק, ומרגישים קצת חסרי אונים.
Normalde burada; benzin pompasının başında çaresiz hissederek dikiliyoruz.نحن هنا في الظروف الطبيعية نحن نقف على مضخة غاز ، ونحن نشعر بالعجز
Normalde burada; benzin pompasının başında çaresiz hissederek dikiliyoruz.ガソリンスタンドでは 自分には何もできないと考えがちです こういった写真を見ることで はじめて
Öyleyse, Müdür Oh'un ailesine alırmışçasına yürekten hissederek alır mısın?Akkor gondoljon arra... hogy Oh igazgató családjának veszi.
Öyleyse, Müdür Oh'un ailesine alırmışçasına yürekten hissederek alır mısın?Alors, il faut que vous ayez à l'esprit que j'achète ça pour les membres de la famille Oh.
Öyleyse, Müdür Oh'un ailesine alırmışçasına yürekten hissederek alır mısın?Τότε, πρέπει να τα αγοράσεις με την ίδια καρδιά σαν να αγοράζεις για τους γονείς της Διευθύντριας Ο.
Öyleyse, Müdür Oh'un ailesine alırmışçasına yürekten hissederek alır mısın?اذن عليك ان تشتريه وكأنك تشتريها لاقارب المديرة اوه
Uzun zaman önceki bir günün dayanılmaz ızdırabını... ...tekrar hissederek soğuk bir terle uyanıyorum.Je me suis de nouveau réveillée dans une sueur froide, en sentant la douleur atroce de ce jour lointain.
Uzun zaman önceki bir günün dayanılmaz ızdırabını... ...tekrar hissederek soğuk bir terle uyanıyorum.Mă trezeam plină de o sudoare rece, simţind din nou durerea atroce a acelei zile îndepărtate.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.E saí no meu Speedos, ao estilo europeu... (Risos) sentindo-me como o incrível Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.E sono uscito, con il mio costume a slip, in stile Europeo, sentendomi come l'Incredibile Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Et je suis sorti, dans mon Speedo, à l'européenne, me sentant comme l'Incroyable Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Kijöttem, az úszónacimban, ami európai stílusú (értsd: fecske), és úgy éreztem magam mint Hihetetlen Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Şi am ieşit, în slip, stil european, simţindu-mă ca incredibilul Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Und ich kam raus, in meinen Speedos, nach europäischer Art, und fühlte mich wie der unglaubliche Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Và tôi đi bơi trong bộ đồ bơi Speedos, phong cách châu Âu cảm giác như gã khổng lồ xanh (Incredible Hulk).
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Wyszedłem na brzeg w obcisłych kąpielówkach, w stylu europejskim, czując się jak Niesamowity Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Y salí, con mi bañador, estilo europeo, sintiéndome como el Increíble Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Излязох с банския си "Спийдо", европейски стил, чувствайки се като Невероятния Хълк.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.И я вылез, в своих Speedos, европейский стиль, чувствуя себя Невероятным Халком.
Vücutta büyümekte olan hücreler etraftaki etkileri hissederek tepki verirler.Las células que crecen en el cuerpo sienten fuerzas y responden a ellas.
Vücutta büyümekte olan hücreler etraftaki etkileri hissederek tepki verirler.Le cellule che crescono nel corpo sentono la forza e reagiscono ad essa.
Vücutta büyümekte olan hücreler etraftaki etkileri hissederek tepki verirler.Sel tumbuh dalam tubuh, mengirimkan sinyal dan menanggapi mereka.
Vücutta büyümekte olan hücreler etraftaki etkileri hissederek tepki verirler.Wachsende Körperzellen nehmen Krafteinwirkungen wahr und reagieren darauf.
Vücutta büyümekte olan hücreler etraftaki etkileri hissederek tepki verirler.Клетките, растящи в тялото, усещат дразненията и реагират на тях.
Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.헐크가 된 기분이었습니다.
Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.מרגיש כמו הענק הירוק.
Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.شاعراً كال"هلك الجبار".
Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.このプレゼンテーションの終わりには