Ana içeriğe geç
Sözlük

hisse ile cümle

hisse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yorgun hissettiğinde banyo yapmak gibi bir şey yoktur.When you feel tired, there is nothing like having a bath.
Yorgun hissettiğinizde, bir banyo almak gibi bir şey yok.When you feel tired, there is nothing like taking a bath.
Kendimi yorgun hissediyorum.I'm feeling tired.
Eğer yorgun hissediyorsan çalışmanın hiçbir anlamı yok.There is no point in studying if you are feeling tired.
Kendine hakaret edildiğini hissettiğinde o sinirlendi.Feeling himself insulted, he got angry.
Sıcak bir banyo beni çok daha iyi hissettirdi.A hot bath made me feel much better.
Onun hakkında garip hissediyorum.I feel strange about it.
Ben çok daha rahat hissettim.I felt much more relaxed.
Direksiyonun arkasında daha rahat hissediyorum.I feel more comfortable behind the wheel.
Ben evin biraz sallandığını hissettim, sen hissetmedin mi?I felt the house shake a little. Didn't you?
Haksız eleştirine karşı kızgınlık hissediyorum.I feel resentment against your unwarranted criticism.
İzlendiğimi hissettim.I felt that I was being spied on.
Ölü gibi hissettim.I felt like I was dead.
Onun hakkında gerçekten kötü hissediyorum.I really feel bad about it.
Her gece yeterince dinlenirseniz, kendinizi daha iyi hissedersiniz.If you get enough rest every night, you'll feel much better.
Tuhaf gelebilir, hiç acı hissetmedim.Strange to say, I didn't feel any pain.
Ben dışarıda bırakılmış hissettim.I felt left out.
Gözlerim kaşıntılı hissediyor.My eyes feel itchy.
Benim gözlerim rahatsız hissetti.My eyes feel irritated.
Gece o mahallede yürümeyi güvenli hissetmiyorum.I don't feel safe walking in that neighborhood at night.
Bütün arkadaşları eve gittiğinde o yalnız hissetti.She felt lonely when all her friends had gone home.
Arkadaşımın gelmesini çok uzun süre beklemek zorunda kaldığımda huzursuz hissediyorum.I feel restless when I have to wait too long for my friend to show up.
Bir adam evden uzakta hiç utanç hissetmeye ihtiyaç duymaz.A man away from home need feel no shame.
Sen daha iyi hissedeceksin.You'll feel better.
Ben uyuşuk hissediyorum.I feel lethargic.
Çok daha iyi hissediyorum.I feel much better.
Kolunu omuzunda hissetti.He felt her hand on his shoulder.
Sen kendini yalnız hissediyorsun, değil mi?You feel lonesome, don't you?
Ona yardım etmem gerektiğini hissettim.I felt that I should help her.
Bugün kendimi iyi hissetmiyorum. Hep o kuyu suyu yüzünden.I don't feel well today. That well water is the reason.
O, Almanca dersinden sonra yorgun hissediyor.He's feeling tired after German class.
Senin sözlerin onu çok daha iyi hissettirdi.Your words made him feel much better.
O bugün iyi hissetmediği için, ofise gelemez.Since he doesn't feel well today, he can't come to the office.
Tanrı öldü ve ben de çok iyi hissetmiyorum.God is dead. And I don't feel so good either.
Her geçen gün kendimi gittikçe daha iyi hissediyorum.Every day I feel better and better.
O, hastalığından sonra zayıf hissediyor.He feels weak after his illness.
Burada kendimi rahat hissetmiyorum.I don't feel comfortable here.
Sırtımda bir ağrı hissediyorum.I feel a pain in my back.
Bugün iyi hissediyorum.I feel good today.
Harika hissediyorum.I feel great.
Kendimi iyi hissediyorum.I feel well.
O, öğle yemeğinden önce iyiydi ama sonradan kendini kötü hissetti.She was fine before lunch, but felt bad afterwards.
Kırsal bölgedeki yürüyüşte yorgun hissettiği için, o şekerleme yaptı.Feeling tired from walking in the countryside, he took a nap.
Arkadaşım kendini çok hasta hissediyor.My friend feels very ill.
Eğer bu hapları alırsan kendini daha iyi hissedersin.You'll feel better if you take these pills.
Burada rahat hissetmiyorum.I don't feel at ease here.
Kendini kaldırılmış hissetti.She felt herself being lifted up.
Kız ona nankörlük ettiğini hissetti.She felt herself being lifted up.
Onu duyduğunda, ağlayacakmış gibi hissetti.When she heard that, she felt like crying.
Ben daha önce hissettiğimden daha mutlu hissediyorum.I feel happier than I've ever felt before.
Kendini kötü hissetme. Her zaman senden daha kötü olan biri vardır.Don't feel so bad. There's always someone worse off than you.
Sadece 'Seni seviyorum' sesi beni daha güçlü hissettiriyor.Just the sound of 'I love you' makes me feel stronger.
Bir yürüyüşten sonra ferahlamış hissediyorum.I feel refreshed after taking a walk.
O zamanlar kendimi çok iyi hissettiğimi hatırlıyorum.I recall feeling so good at that time.
Garip görünmüyor ama nedense garip hissettiriyor.It doesn't seem strange, but for some reason it feels strange...
Evet, ayrıldığımızda kötü hissettim ama hiç uykum kaçmadı.Yeah, I felt bad when we broke up, but I don't lose any sleep over it.
Hayatımda ilk defa birine bu kadar bağlandığımı hissettim.It's the first time in my life I've felt so connected with someone.
Omzumun üzerinde baskı hissettim ve geri döndüm.I felt pressure on my shoulder and turned around.
Hatta daha küçük hissettim.I felt even smaller.
Herkes onunla birlikte evinde hisseder.Everybody feels at home with him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod