Ana içeriğe geç
Sözlük

hisse ile cümle

hisse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kendi hissemi ödeyeyim.Let me pay my share.
O hatasına rağmen mutlu hissediyor.He feels happy in spite of his failure.
Havada bahar hissediyorum.I feel spring in the air.
İlk başta onunla konuşmak için kendimi biraz fazla utangaç hissettim.At first I felt a bit too shy to speak to her.
Gelecek hakkında kendini güvenli hissediyor musun?Do you feel secure about the future?
Geleceğim hakkında huzursuz hissediyorum.I feel uneasy about my future.
Daha iyi hissediyor musun?Are you feeling better?
Ben her zaman aç hissediyorum.I always feel hungry.
Kalbimin hızla çarptığını hissettim.I felt my heart beating rapidly.
Yeni ortamlarda huzursuz hissettim.He felt ill at ease in the new surroundings.
Bir bardak su seni daha iyi hissettirecek.A glass of water will make you feel better.
Gerçeği söylemek gerekirse, kendimi yalnız hissettim.To tell the truth, I felt lonely.
Ben canlı hissediyorum.I feel alive.
Geçen aydan beri rahat hissetmiyorum.I haven't been feeling like myself since last month.
Erken kalkarsanız, çok daha iyi hissedersiniz.If you get up early, you will feel so much the better.
Koşuyorken en mutlu hissederim.I feel happiest when I'm running.
Bacaklarımı ağır hissediyorum.My legs feel heavy.
Yüzü kırmızıydı ve o sıcak ve rahatsız hissediyordu.His face was red and he felt hot and uncomfortable.
O, hasta hissettiği için okuldan dönüşte evde kaldı.Feeling sick, he stayed home from school.
Hasta hissettiği için yatakta kaldı.Feeling sick, he stayed in bed.
Yıkandım ve çok daha iyi hissettim.I washed myself and felt much better.
Yüksek sesle bağırmak için bir dürtü hissettim.I felt an impulse to cry out loud.
Ben, birinin omzuma hafifçe vurduğunu hissettim.I felt somebody pat me on the shoulder.
Hasta olduğunu hisseden biri var mı?Does anyone feel sick?
Ben erkeklerin ve kadınların eşit olduğunu güçlü bir şekilde hissediyorum.I feel strongly that men and women are equal.
Bir insan hissettiği yaştadır.A man is as old as he feels.
Bir insan hissettiği kadar yaşlıdır.A man is as old as he feels.
Depremde hissettiğimiz korku tanımlamanın ötesindeydi.The fear we felt at the earthquake was beyond description.
Soyut sanat hissedilecek bir şeydir.Abstract art is something to feel.
Sabah kalktığım zaman hasta hissediyorum.I feel sick when I get up in the morning.
Uzun bir yürüyüşten sonra aç hissederim.I feel hungry after a long walk.
Hafif egzersizler kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.Moderate exercises will make us feel good.
Girin ve kendinizi evinizde gibi hissedin.Come on in and make yourself at home.
Kırsaldaki yürüyüşünden sonra yorgun hissettiği için şekerleme yaptı.Feeling tired after his walk in the country, he took a nap.
Kusacak gibi hissediyorum.I feel like throwing up.
Tokyo borsasında, yaklaşık 450 şirketin hisse senetleri sayaç üzerinde işlem gördü.In the Tokyo stock market, stocks of about 450 companies are traded over the counter.
Tokyo borsasında, aşağı yukarı 450 şirketin hisse senetleri sayaç üzerinde işlem gördü.In the Tokyo stock market, stocks of about 450 companies are traded over the counter.
Ben tam iyi hissediyorum.I feel just fine.
Az önce sıcak bir banyo yaptım, bu yüzden çok daha iyi hissediyorum.I've just had a hot bath, so I feel much better.
O, yalnız hissetmesin diye kaldım.I stayed so he wouldn't feel lonely.
Gittikten sonra, huzursuz hissetmeye başladı.After he left, she started feeling uneasy.
Onun şirketinde rahat hissediyorum.I feel comfortable in his company.
Onun şirketinde asla rahat hissetmiyorum.I never feel at ease in his company.
Onunla rahatlamış hissediyorum.I feel relaxed with him.
Onunla birlikte güvenli hissediyorum.I feel secure with him.
Onun için sempati hissettim.I felt sympathy for him.
Ben onun yeteneği için hayranlık hissediyorum.I feel admiration for his talent.
Onun cenazesine gitmemiş olmamla ilgili kötü hissediyorum.I feel bad about not having gone to his funeral.
Onun kitaplarını okuduktan sonra bir ev inşa edebileceğimi hissediyorum.After reading his books I feel I can construct a house.
Onun huzurunda utangaç hissettim.She felt shy in his presence.
O, "Ben hasta hissettim ama iyiyim." dedi.He said, "I felt ill, but I am all right."
Her zaman ağırlığını hissettiriyor.He is always throwing his weight around.
O evindeymiş gibi hissetti.He felt at home.
Bu yeni kanunun, özgürlüğünü kısıtlayacağını hissediyor.He feels this new law will restrict his freedom.
O korkmuş hissetmeye başladı.He began to feel afraid.
Seçkin bilim adamları arasında huzursuz hissetti.He felt ill at ease among prominent scholars.
O çok mutlu hissediyor.He feels very happy.
O sanki bir rüyadaymış gibi hissetti.He felt as if he were in a dream.
O herkesi rahat hissettirir.He makes everybody feel at ease.
O, insanlara evde hissettirme sanatını biliyor.He knows the art of making people feel at home.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod