Bizim hakkımızda nasıl hissettiğini biliyorum.I know how you felt about us.
Onlar hakkında nasıl hissettiğini biliyorum.I know how you felt about them.
Benim hakkımda nasıl hissettiğini biliyorum.I know how you felt about me.
Onun hakkında nasıl hissettiğini biliyorum.I know how you felt about him.
Bana onlar hakkında nasıl hissettiğini söyle.Tell me how you feel about them.
Bana onun hakkında nasıl hissettiğini söyle.Tell me how you feel about him.
Onlar hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about them?
Şimdi onlar hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about them now?
Şimdi onun hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about him now?
Sanırım biraz uyur uymaz hepimiz daha iyi hissederiz.I think we'll all feel better once we get a little sleep.
Sanırım yiyecek bir şey alır almaz hepimiz daha iyi hissedeceğiz.I think we'll all feel better once we get something to eat.
Ben sadece yapmamı beklediğin şeyi yapmıyorum gibi hissediyorum.I just feel like I'm not doing what you expect me to do.
Zengin tüccar ölüm saatinin yaklaştığını hissetti.The rich merchant felt the hour of his death approaching.
Derin bir uykudan sonra çok iyi hissediyorum.After a deep sleep I feel very good.
Çok yorgun hissediyor musun?Do you feel too tired?
Ben çok sıcak hissetmiyorum.I don't feel too warm.
Çok üşümüş hissetmiyorum.I don't feel too cold.
Kendimi fazla yorgun hissetmiyorum.I don't feel too tired.
Ben kendimi fazla iyi hissetmiyorum.I don't feel too good.
Tüm gün kendimi harika hissettim.I felt great all day.
Mary kendini ihanete uğramış ve aşağılanmış hissetti.Mary felt betrayed and humiliated.
Tom kendini hem ihanete uğramış ve hem de aşağılanmış hissetti.Tom felt both betrayed and humiliated.
Altıncı hisse inanıyor musun?Do you believe in the sixth sense?
İki farklı dil konuştuğumuzu hissediyorum.I feel we're speaking two different languages.
Farklı dilleri konuştuğumuzu hissediyorum.I feel we're speaking different languages.
Farklı bir dil konuştuğumuzu hissediyorum.I feel we're speaking a different language.
Tom işinin topluma yararlı olmadığını hissediyor.Tom feels that his work is not useful to society.
Yorgun mu hissediyorsun?Do you feel tired?
Ben kendimi senin cümlelerini çalıyorum gibi hissediyorum.I feel like I'm stealing your sentences.
Burada evde kendinizi güvende hissedebilirsiniz.You can feel safe here in the house.
Mevcut koşullar altında, bu yolculuğu yaparken rahat hissetmedim.Under the current conditions, I didn't feel comfortable making this trip.
Onunla derin bir bağ hissediyorum.I feel a deep connection to him.
Bugün çok keyifsiz hissediyorum.I feel down in the dumps today.
İçeride yalnız hissediyorum?I feel alone inside.
İçeride boş hissediyorum.I feel empty inside.
Dan iğneyi hissetmedi bile.Dan didn't even feel the needle.
Dan bile mahcup hissetmedi.Dan didn't even feel embarrassed.
Dan, Linda'nın ölümü konusunda kendini suçlu hissetti.Dan felt guilty about Linda's death.
Seni suçlu hissettirmeye çalışmıyorum.I'm not trying to make you feel guilty.
Şimdi daha iyi hissediyorsun, değil mi?You're feeling better now, aren't you?
Daha iyi hissediyorsun, değil mi?You're feeling better, aren't you?
Ne kadar süredir böyle hissediyorsun?How long have you been feeling like this?
Şimdi kendini daha iyi mi hissediyorsun?Are you feeling better now?
Gerekli hissetmek güzeldir.It's nice to feel needed.
Tom trenin hareket etmeye başladığını hissetti.Tom felt the train begin to move.
O nasıl hisseder?What does that feel like?
Bak, nasıl hissettiğini biliyorum.Look, I know how you feel.
Hissettiğim kadar kötü görünüyor muyum?Do I look as bad as I feel?
Bir deprem gibi hissettim.That felt like an earthquake.
Deprem gibi hissettirdi.That felt like an earthquake.
Bir rahatsızlık hissediyor musunuz?Are you experiencing any discomfort?
Farklı hissediyor musun?Do you feel any different?
Bunun beni daha iyi hissettirmesi mi gerekiyor?Is that supposed to make me feel better?
Bu seni daha iyi hissettirecek.This'll make you feel better.
Dan artık kendini kendi evinde güvende hissetmedi.Dan no longer felt safe in his own house.
Dan annesi artık onu istemiyor gibi hissetti.Dan felt like his mother no longer wanted him.
Gözlerimin dolduğunu hissettim.I felt tears come into my eyes.
Halihazırda daha iyi hissediyorum.I already feel much better.
Farkı hissedebiliyor musun?Can you feel the difference?
Benim için hâlâ bir şey hissediyor musun?Do you still feel something for me?