Ben şaşırdım ve kendimi aptal hissettim.I was confused and I felt stupid.
Tom gerçekten kötü. Onun nabzını güçlükle hissedebiliyorum.Tom's really bad. I can barely feel his pulse.
Bunu hissedebiliyor musun?Can you feel this?
Onu hissedebiliyor musun?Can you feel it?
Tom'un nasıl hissettiğini düşünebiliyor musun?Can you imagine how Tom feels?
Bunu hissedemiyor musun?Can't you sense it?
Onu hissedemiyor musun?Can't you feel it?
Tom'un çekimine kapılmış hissettim.I felt attracted to Tom.
Tom için kötü hissediyorum.I feel bad for Tom.
Orada olmak zorunda gibi hissediyorum.I feel like I have to be there.
Ben onu hissettim.I felt that.
Onu hissedeyim.Let me feel it.
Kötü hissediyor musun?Do you feel bad?
Kötü mü hissediyorsun?Do you feel bad?
Bana yardım et lütfen. Bunalımlı hissediyorum.Help me, please. I'm feeling depressed.
Kendimi hiç iyi hissetmiyorum.I don't feel well at all.
Onun şirketi halka arz hisse sattığında Tom milyarder oldu.Tom became a billionaire when his company sold shares in an initial public offering.
Hâlâ o şekilde mi hissediyorsun?Do you still feel that way?
Bu beni canlı hissettiriyor.It makes me feel alive.
Kötü hissetmemelisin.You shouldn't feel bad.
Kendimi özgür hissetmiyorum!I do not feel free!
Yağmur yağacağını hissediyorum.I feel that it will rain.
Tom onun hakkında nasıl hissetti?How did Tom feel about that?
Ben kutsanmış hissediyorum.I feel blessed.
Hazırım gibi hissediyorum.I feel like I'm ready.
Nasıl hissettiğimi biliyor musun?Do you know how I feel?
Onun hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about that?
O doğumundan beri yaşadığı en kutsal sevinci hissetti.He felt the most heavenly joy that he had experienced since birth.
Tom olanlar hakkında çok kötü hissetti.Tom felt very bad about what had happened.
Her şey bir yalanmış gibi hissediyorum.I feel like everything is a lie.
Senin hakkında nasıl hissettiğimi biliyorsun.You know how I feel about you.
Onu hissettin mi?Did you feel that?
Tom için gerçekten üzgün hissediyor musun?Do you actually feel sorry for Tom?
Kendini iyi hissediyor musun, Tom?Are you feeling better, Tom?
Daha iyi hissediyor musun, Tom?Are you feeling better, Tom?
Tom hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about Tom?
Kendimi enerjik ve mutlu hissediyorum.I feel energetic and happy.
Ben suçlu ve üzgün hissettim.I felt guilty and sad.
Kendimi şaşkın hissediyorum ama nedenini bilmiyorum.I feel confused, but I don't know why.
Tom'un Mary'nin nasıl hissettiği hakkında hiç bir fikri yoktu.Tom had no idea how Mary was feeling.
Tom, Mary'ye bir açıklama borçlu olduğunu hissetti.Tom felt that he owed Mary an explanation.
Tom beni genç hissettiriyor.Tom makes me feel young.
Sanırım senin hakkında ne hissettiğimi biliyorsun.I think you know how I feel about you.
Tom sizinle kalabilse çok daha iyi hissederim.I'd feel a lot better if Tom could stay with you.
Tom iyi hissetmiyor gibi görünüyor.Tom looks like he doesn't feel well.
Tom iyi hissetmiyor olabilir.Tom may not be feeling well.
Tom çok iyi hissetmiyor gibi görünüyordu.Tom looked like he wasn't feeling very well.
Tom bizi evimizde gibi hissettirdi.Tom made us feel welcome.
Tom aynı şekilde hissetti.Tom felt the same way.
Bu şekilde hisseden tek kişi ben miyim?Am I the only one that feels this way?
Arandığını hissetmek güzel.It's nice to feel wanted.
Tom yürüyüş yapıyor gibi hissetti.Tom felt like taking a walk.
Tom telefonun titrediğini hissetti.Tom felt his phone vibrate.
Tom bizi tatsız hissettirdi.Tom made us feel unwelcome.
Tom aynı hissediyor.Tom feels the same.
Herhangi bir ağrı hissediyor musun?Do you feel any pain?
Tom dışlanmış gibi hissetmeyi sevmiyor.Tom doesn't like to feel left out.
Tom oldukça yalnız hissediyordu.Tom felt quite alone.
Artık öyle hissetmiyorum.I don't feel that way anymore.
Kalbimin hızlandığını hissettim.I felt my heart quicken.