Ana içeriğe geç
Sözlük

himaye ile cümle

himaye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İran da resmi olmayan bir himaye altına alınarak Barış Konferansı dışında bırakılmıştı.Только Болгария формально не аннулировала этот мирный договор.
Machiavelli, kardinalle ve Medici ailesiyle ilişkilerini güçlendirir ve onların himayesine girer.Триполи знакомится с семьей и друзьями Качорры и втирается к ним в доверие.
2 Mayıs 2003'te Tiran'da ABD'nin himayesi altında imzalandı.وقد وقع الميثاق في 2 أيار/مايو 2003 في تيرانا تحت إشراف الولايات المتحدة.
Pasaport standardizasyonu 1980 yılında Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü himayesinde gerçekleştirildi.كان أمل هذه الخطة تطبيق عملة موحدة في الاتحاد الاقتصادي الأوروبي بحلول عام 1980.
Kimin himayesindeydi?(حرية مَن؟).
"Erdoğan bizi himaye ede".هارتموت وأنا نبعثر جهودنا".
O ve arkadaşlarını Paris’te yaşayan Mısırlı prens Mustafa Fazıl Paşa davet etmiş ve maddi himayesine almıştı.وقد قام الأمير المصري مصطفى فاضل باشا بدعوته إلى باريس هو ورفاقة وعرض عليهم الحماية والدعم المالى.
1917: Edmund Allenby generalliğindeki İngiliz ordusu tarafından Kudüs İngiltere'nin himayesine geçti.1917 - البريطانيون بقيادة الجنرال إدموند ألنبي يحتلون القدس.
Babası vefat edince amcasının himayesinde yetişti.لكن بعد موت والده استحوذ عمه على الشركة.
Himayesi altında Macaristan, İtalya Rönesansını benimseyen ilk Avrupa ülkesi oldu.كانت إيطاليا آخر الدول الأوروبية التي دخلت مجال التوسع الاستعماري.
Mart 1939'dan itibaren Alman Himayesi altındaki Bohemya ve Moravya Protektorası'na başkanlık etti.A partir de março de 1939, ele presidiu dentro do Protectorado da Boémia e Morávia da Alemanha.
Önceleri başarısız olduktan sonra, sonraki altı yıl boyunca eğitim alacağı Benjamin West'in himayesine girdi.Tornou-se em protegido de Benjamin West, com quem estudou durante os seis anos seguintes.
Danzig (bugün Gdansk) serbest şehir oluyor ve Milletler Cemiyeti'nin himayesine terkediliyordu.Dantzig (Gdańsk) se tornou a Cidade Livre de Danzigue sob a administração da Liga das Nações.
Her iki devlet de aynı toprakları kendi himayeleri altında görmek istiyorlardı.Em uma grande quantidade de vezes, ambos os países desejavam as mesmas terras.
Mamurra, ordudaki görevi ve Sezar'ın himayesi sayesinde hatırı sayılır bir servet sahibi oldu.O serviço militar de Mamurra, e seu patrocínio por César, fez-o extremamente rico.
1939 - Hitler, Bohemya ve Morayva'yı Alman himayesine aldığını, Prag Kalesi'nde açıkladı.1939 — Do Castelo de Praga, Hitler proclama a Boêmia e a Morávia um protetorado alemão.
Cumhurbaşkanı, aynı zamanda Fransa'nın himayesi altında bulunan Andorra'nın eş-prensi olarak da görev yapar.Como presidente, foi também co-príncipe de Andorra, por inerência.
Himayesi altında Macaristan, İtalya Rönesansını benimseyen ilk Avrupa ülkesi oldu.A Hungria foi o primeiro Estado-membro da UE que ratificou o Tratado de Lisboa.
Bu suretle Barbaros kardeşleri himaye etmiştir ki en büyükleri Oruç Reistir.Tal ato gerou manifestos pedindo a liberdade dos Piores de Belô.
Mandubracius, Sezar'ın himayesi için Galya'ya kaçmıştır.Zijn zoon Mandubracius vluchtte naar Gallië voor bescherming door Caesar.
Bunun yanında denizcilik yapanları, reisleri korur, himaye ederdi.Nu zitten de zeemannen met hen opgescheept - en zij met de zeemannen.
1994 yılında ABD himayesinden çıkmıştır.Het WK van 1994 in de Verenigde Staten haalde Van Himst wel.
Sonuçta, 8.000 çocuk, bu programın himayesinde doğmuştur.Uit dat programma werden ongeveer 8000 kinderen geboren.
İngiltere zaten Mısır'ı çoktan himayesi altına almış ve bunu Amerikalılara kabul ettirmişti.En dat was natuurlijk precies wat Engeland destijds zei tegen Egypte.
Danzig (bugün Gdansk) serbest şehir oluyor ve Milletler Cemiyeti'nin himayesine terkediliyordu.Dit gebeurde met Danzig (het huidige Poolse Gdańsk), dat een door de Volkerenbond bestuurde Vrije Stad werd.
1860'ta imzalanan Managua Antlaşması ile bölgede, Nikaragua'ya himayesinde bir yönetim kuruldu.In 1860 werd het gebied krachtens het Verdrag van Managua tussen Honduras en Nicaragua verdeeld.
İngiliz himayesi altında, kabul edilen bir kanuna göre, bütün binaların Kudüs taşından yapılması gerekiyordu.Prawo budowlane nakłada wymóg, by wszystkie budynki w Jerozolimie były pokryte naturalnym kamieniem.
Serbest şehir Prusya'nın, Avusturya İmparatorluğu'nun ve Rus İmparatorluğu'nun himayesi altındaydı.Jej teren wcielony został do Prus, Cesarstwa Austrii i Rosji.
Zaten denizcileri himaye etmesi ile ün kazanmıştı.Zna już tożsamość marynarza.
1260: Şehir Memlûklerin himayesine geçti.1466 – miasto przeszło w posiadanie rodziny Ostrorogów.
1860'ta imzalanan Managua Antlaşması ile bölgede, Nikaragua'ya himayesinde bir yönetim kuruldu.W 1860 na mocy traktatu z Managui administrację nad Wybrzeżem Moskitów przejęła Nikaragua.
Ben de seni himaye edeceğim.”Du kommer bli utfrusen."
1347: Şehir tekrar Memlûklerin himayesine geçti.1347 återerövrar mamlukerna staden.
Sonuçta, 8.000 çocuk, bu programın himayesinde doğmuştur.Omkring 8000 av barnen var resultatet av Lebensborn-programmet.
Cumhurbaşkanı, aynı zamanda Fransa'nın himayesi altında bulunan Andorra'nın eş-prensi olarak da görev yapar.Som president är han också furste av Andorra.
Babası vefat edince amcasının himayesinde yetişti.Hon övertog puben när hennes farbror avled.
Bunun yanında denizcilik yapanları, reisleri korur, himaye ederdi.Å de e trolit att skeppe (hostningar) täte, så de stige å lääke.
Kısa süre sonra 9th Wonder'ın dikkatini çekti ve onun himayesinde solo kariyerine adım attı.Efter det ringde hon larmnumret 9-1-1 och gömde sig själv under en bänk.
Tarihteki önemi, Timur'u himayesine almasıdır.Data i artikeln torde avse den östra.
2 Mayıs 2003'te Tiran'da ABD'nin himayesi altında imzalandı.Статут був підписаний 2 травня 2003 року в Тирані під егідою США.
Savaştan sonra Georgios Papandreu'nun himayesinde bir ulusal birlik hükümetinde Yeniden Yapılanma Bakanı oldu.Після війни став міністром реконструкції в уряді національної єдності під керівництвом Георгіоса Папандреу.
Ben de seni himaye edeceğim.”Це ж і я тобі зіграю».
1994 yılında ABD himayesinden çıkmıştır.Берегова охорона США відмовилася від них у 1994 році.
Reichsprotektorat Böhmen und Mähren (Reich himayesindeki Bohemya ve Moravya Protektorası) Genel Vali Vekili.Ярослав Емінгер (генерал-інспектор Збройних Сил Протекторату Богемія і Моравії).
Heinrich Himmler,SS ve çeşitli sponsorların himayesinde üçüncü sefer kendisi tarafından yönetildi.Třetí expedici vedl sám pod záštitou Heinricha Himmlera, SS a různých sponzorů.
Ayrıca, bu dönemde sanatı da himayesi altına almıştır.V této době také konečně získala kontrolu nad svým dědictvím.
1885’te Gine Körfezi civarı, İngiltere’nin himayesine girmiştir.Odešel kolem roku 1865 na jižní pobřeží Anglie.
Muhammed evlenerek onu himayesi altına alır.Muhammad se căsătorește cu ea și o ia sub protecția sa.
Sonuçta, 8.000 çocuk, bu programın himayesinde doğmuştur.20.000 de copii s-au născut prin programul Lebensborn.
Himayesi altında Macaristan, İtalya Rönesansını benimseyen ilk Avrupa ülkesi oldu.A dorit să invadeze Africa, care datorită cerealelor sale a devenit cheia Italiei.
Komutanlarından Titus Julius Priscus, Gotların himayesi altında kendini imparator ilan etti.Comandatul roman al orașului, Titus Iulius Priscus, s-a declarat împărat sub protecție gotă.
"Erdoğan bizi himaye ede"."Prometeu porni spre noi."
1940 - II. Dünya Savaşı: Letonya, Sovyetler Birliği himayesine girdi.1940: Al Doilea Război Mondial: Uniunea Sovietică anexează oficial Letonia.
Kimin himayesindeydi?Kié volt?
Ebeveynlerinin ölümünü takiben, Krakov'da yaşayan dayısı Tadeusz Bobrowski'nin himayesine verildi.Ezt követően Conradot nagybátyjához, Tadeusz Bobrowskihoz küldték Kijevbe.
Amcası Fevzi Çakmak'ın himayesinde yetişti.Nagybátyja nevelte fel, szigorú pietista szellemben.
15. ve 16. yüzyıllarda bu üç ülke de Osmanlı Devleti'nin himayesi altına girdiler.15 vuoden tai 20 vuoden päästä tässä maassa mustat hallitsevat valkoisia."
Ranieri ve kız kardeşi Paolina'nın himayesi altındadır.Ferrigno ja hänen vaimonsa ovat Heffernanien naapureita.
Bu ödül, 2003'te 8000 € civarındaydı ve Institut de France'nin himayesi altında verilmekteydi.Το βραβείο αυτό, ύψους € 8.000, θεσμοθετήθηκε το 2003, υπό την αιγίδα του Institut de France.
Himayesi altında Macaristan, İtalya Rönesansını benimseyen ilk Avrupa ülkesi oldu.Υπό την προστασία του η Ουγγαρία έγινε η πρώτη χώρα που ενστερνίστηκε την Αναγέννηση από την Ιταλία.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod