Lang çocuğu himayesine aldı ve büyüttü. [6]Lang took the child in and raised him.[6]
Bu dönemden önceki besteciler aristokrasinin himayesinde yaşamışlardı.Composers before this period lived on the patronage of the aristocracy.
Anxi Himayesi, 787'de Qiuci'deki ve 792'de Yutian'daki yerleşimlerini kaybetti.The Anxi Protectorate lost its seat in Qiuci in 787 and Yutian in 792.
Batıyı Pasifize Etme Genel Himayesi'nin merkezi Qiuci'deydi.[1]The Protectorate General to Pacify the West was headquartered in Qiuci.[1]
Komşu Hexi Koridoru ve Beiting Himayesi de işgal edildi.The neighboring Hexi Corridor and Beiting Protectorate were also invaded.
Kraliyet himayesi devam etti ve Kraliçe II. Elizabeth sonunda Norwood'un patronu oldu.Royal patronage continued, with Queen Elizabeth II eventually becoming Norwood's patron.
Manastır, yıllar boyunca hetmanların ve diğer hayırseverlerin himayesinden yararlandı.The monastery enjoyed the patronage of hetmans and other benefactors throughout the years.
1629'da İsveç Kralı Gustaf Adolf onu himayesine altına aldı.In 1629, he fled to the court of King Gustavus Adolphus of Sweden.
Güney Arabistan HimayesiProtectorate of South Arabia
Gevrem'in himayesinde, Belgrad'daki Sırbistan Ulusal Kütüphanesi 1832'de kurulmuştur.Under Jevrem's auspices, the National Library of Serbia in Belgrade was founded in 1832.
Fransız himayesiFrench Protectorate
Fransız himayesi altında kullanılan bayrak (1843–1880)Flag (1843–1880)
İlk himayelikFirst period of vassal status
İkinci himayelikSecond period of vassal status
Altı yıl sonra amcasının ölümünden sonra Kalisz Dükalığı'nı da himayesi altına aldı.[4]Six years later, after the death of his uncle, he also obtained the Duchy of Kalisz.[4]
Britanya himayesiBritish Protectorate
Kıbrıs, İngiliz himayesindeydi.Zypern war ein britisches Protektorat.
Kudüs’te Meryem’in himayesini üstlenmiş, ona koruyuculuk yapmıştır.Marias Tuch wird Joseph zum Zelt, unter dem er sich verkriecht.
Aydınoğulları Beyliğinin himayesi altında kalmıştır. başkent sınırları içerisindedir.Während des Feldzugs ließen sie ihre Kinder dort in der Obhut der Hausbesitzerin.
Grup ilerlerken Metodist misyoner bir aileye rastlar ve himayelerine alır.Auf der Überfahrt lernt die Familie einen Missionar und dessen Familie kennen.
Böylece Fas ülkesi de Osmanlı himayesine girmiştir.Unter ihm erreichte das Reich seinen Höhepunkt.
Böylece Fas tekrar Osmanlı himayesine girmiştir.Auch Diyadin setzte wieder Akın.
Böylece Ortodoks Kilisesi'ni de himayesi altına aldı.Er bekundete auch der Orthodoxen Kirche seine volle Unterstützung.
1899 yılında Ruanda-Urundi himaye bölgesinin bir parçası olan Burundi'nin başkenti de Usumbura olmuştur.1899 wurde Burundi Teil des Protektorats Ruanda-Urundi mit dem Hauptort Usumbura.
Sonuçta, 8.000 çocuk, bu programın himayesinde doğmuştur.Etwa 8.000 dieser Besatzungskinder wurden im Rahmen des Lebensborn-Programmes gezeugt und geboren.
Kısa sürede Polonya-Litvanya Birliği ordusu dağıldı ve ülke İsveç himayesine girdi.Die Schweden kommen jedoch dem polnisch-litauischen Angriff zuvor und gehen selbst in die Offensive.
Bunun sonucunda, Karaşehir Tang Hanedanlığı himayesine girmiştir.Schließlich setzte sich aber seine Begeisterung für die Position des Torhüters durch.
Nύmenor insanları uzun vakitler onun himayesinde yaşadılar ve Valar'a sundukları saygıyı ona da gösterdiler.Viele wildfremde Menschen hätten ihn beglückwünscht und für seinen Mut gegenüber Alarcón gelobt.
Sonuç olarak gelişen ilişkiler giderek himayeye dönüşmüştü.Die Ergebnisse zeigten, dass die Bereitschaft zu Beziehungen generell mit steigendem SES zunahm.
Pasaport standardizasyonu 1980 yılında Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü himayesinde gerçekleştirildi.Die International Civil Aviation Organization standardisierte das Verfahren 1984.
Komutanlarından Titus Julius Priscus, Gotların himayesi altında kendini imparator ilan etti.Ihr Kommandeur Priscus erklärte sich selbst zum Kaiser unter gotischem Schutz.
Sonuçta, 8.000 çocuk, bu programın himayesinde doğmuştur.Plus de 8000 enfants naquirent de ce programme.
Bunun sonucunda, Karaşehir Tang Hanedanlığı himayesine girmiştir.Il dépendait alors de la seigneurie de Thann.
Ben de seni himaye edeceğim.”Et je t'emmerde ! ».
1260: Şehir Memlûklerin himayesine geçti.Vers 408 : prise de la ville par les Vandales.
Bu politikayı İngilizler himayenin sonuna kadar yürütebildi.Vous ont les Anglais mené à votre fin!
Jidenna, Janelle Monáe'in Epic Records himayesinde kurduğu Wondaland Records plak şirketi ile anlaştı.Jidenna signe au label Wondaland Records dirigé par Janelle Monáe,, et distribué par Epic Records.
Himaye, bölgede Çin hükümetinin ilk doğrudan yönetimidir.Le protectorat est la première forme de gouvernement direct de cette région par la Chine,.
Sonuçta, 8.000 çocuk, bu programın himayesinde doğmuştur.El resultado final fue el nacimiento de 8.000 niños auspiciados por este programa.
Himayesi altında Macaristan, İtalya Rönesansını benimseyen ilk Avrupa ülkesi oldu.Con su mecenazgo, Hungría se convirtió en el primer país en adoptar el Renacimiento italiano.
Nijerya, İngiliz himayesine girdi.Chipre pasa bajo control británico.
Sasani kralları edebiyatçıları ve filozofları himaye eden aydınlanmış insanlardı.Los reyes sasánidas fueron mecenas de las letras y la filosofía.
Bu dönemde Buckingham Dükü George Villiers'in himayesine girer.Mientras tanto, el marqués había estado implicado en las intrigas de George Villiers, I duque de Buckingham.
Memlüklerin himaye tekliflerini reddetti ve mücadeleye başladı.Se niegan a sus propuestas de rendición y continúan la lucha.
Himayesi altında Macaristan, İtalya Rönesansını benimseyen ilk Avrupa ülkesi oldu.Sotto il suo regno, l'Ungheria divenne la prima nazione europea ad adottare lo stile rinascimentale italiano.
Çok etnikli demokrasilerde etnik çatışmanın önemli bir kaynağı, devlet himayesine erişimdir.Una delle principali fonti di un conflitto etnico nelle democrazie multietniche è l'accesso ai beni statali.
Alonzo Church himayesinde çalışmış pek çok mantıkçıdan biridir.È uno dei molti logici allievi di Alonzo Church.
Amcası Fevzi Çakmak'ın himayesinde yetişti.Sua nonna lo addestrò al segreto della fiamma.
Kayramak ise korumak himaye etmek, lütfetmek demektir.Rinunciare, arrendersi cedere, equivale a fallimento.
Orada ebeveynleri Ziri Sultanı Tamim ibn al-Mu'izz himayesinde iş bulmuşlardır.Poi rimangono soli, a eccezione della notte, quando i genitori ritornano per portar loro il cibo.
Birkaç düzine tapınak zaman içinde düzenli olarak himaye edildiler.Le strutture del tempio furono ricostruite più volte nel corso del tempo.
Mandubracius, Sezar'ın himayesi için Galya'ya kaçmıştır.Suo figlio, Mandubracio, fuggì in Gallia sotto la protezione di Cesare.
İmam-ı Malik onu himayesine alıp, dokuz yıl müddetle hadis öğretti.Ему было разрешено служить там помощником проповедника, и служба эта продлилась девять месяцев.
Her iki devlet de aynı toprakları kendi himayeleri altında görmek istiyorlardı.Оба государства претендовали на одни и те же земли на стыке своих границ.
Onu Zekeriyya'nın himayesine bıraktı.Ему даровал бессмертие Ли Тегуай.
Kudüs’te Meryem’in himayesini üstlenmiş, ona koruyuculuk yapmıştır.За это Юмо заставил мари поклонятся Керемету.
Mısır'da yaşayıp, Vezir İbn Hinna himayesi altında yazdı.Жил в Египте, где он писал под патронажем визиря Ибн Хинны.
Danzig (bugün Gdansk) serbest şehir oluyor ve Milletler Cemiyeti'nin himayesine terkediliyordu.Гданьск (Данциг) стал свободным городом.
Reichsprotektorat Böhmen und Mähren (Reich himayesindeki Bohemya ve Moravya Protektorası) Genel Vali Vekili.Протекторат Богемии и Моравии (нем. Protektorat Böhmen und Mähren; чеш.
Birkaç düzine tapınak zaman içinde düzenli olarak himaye edildiler.Деревянный храм возводили несколько раз.