Amcası Fevzi Çakmak'ın himayesinde yetişti.Σε μεγάλη ηλικία εγκαταστάθηκε στη Στυλίδα Φθιώτιδας.
Ben de seni himaye edeceğim.”Du vil flænses.”
Babası vefat edince amcasının himayesinde yetişti.Efter faderens død boede hun hos sin onkel.
Ben de seni himaye edeceğim.”Jeg kommer til sakssøke deg!»
1994 yılında ABD himayesinden çıkmıştır.Den oppnådde selvstendighet fra USA i 1994.
Savaştan sonra Georgios Papandreu'nun himayesinde bir ulusal birlik hükümetinde Yeniden Yapılanma Bakanı oldu.Gjenoppbyggingen skjedde under statsminister Georgios Papandreou som da satt i en nasjonal samlingsregjering.
Himayesi altında Macaristan, İtalya Rönesansını benimseyen ilk Avrupa ülkesi oldu.Pada masa pemerintahannya, Hongaria menjadi negara pertama yang menerima Renaisans dari Italia.
Daha sonra VII. Clement onu himayesine almıştır.Callamy yang membelinya ketika Tn.
Danzig (bugün Gdansk) serbest şehir oluyor ve Milletler Cemiyeti'nin himayesine terkediliyordu.Ini juga awal untuk menjadikan Danzig (sekarang Gdansk) dan pelabuhannya sebagai Kota Bebas Danzig.
1901 - Nijerya, Birleşik Krallık himayesine girdi.1901 - Nigeria trở thành một lãnh thổ bảo hộ của Anh Quốc.
Testere Necmi'nin himayesindedir.Loài này thuộc chi Nyctimus.
Ben de seni himaye edeceğim.”Chính chúng tôi sẽ bắt giữ ông."
Memlüklerin himaye tekliflerini reddetti ve mücadeleye başladı.Ehrenskjold từ chối, và cuộc chiến bắt đầu.
Himayesi altında Macaristan, İtalya Rönesansını benimseyen ilk Avrupa ülkesi oldu.Sau Ý, Hungary là quốc gia đầu tiên tại lục địa châu Âu xuất hiện phong trào Phục Hưng.
Fakat, Bayezid'in Karakoyunlu Kara Yusuf'u himaye etmekte ısrarını bir meydan okuma olarak görüyordu.ヤヴァンナ創造の歌にかれらを見たが、かれらが確かに現れるのかをマンウェにたずねた。
Alonzo Church himayesinde çalışmış pek çok mantıkçıdan biridir.アロンゾ・チャーチのもとで学んだ数多くの傑出した論理学者の一人。
Bu ödül, 2003'te 8000 € civarındaydı ve Institut de France'nin himayesi altında verilmekteydi.この賞はフランス学士院の後援の元、2003年に8000ユーロで設立された。
Böylece Fas tekrar Osmanlı himayesine girmiştir.また意外に天然。
Aydınoğulları Beyliğinin himayesi altında kalmıştır. başkent sınırları içerisindedir.児頭大横径(BPD) 頭蓋骨外側 - 対側の頭蓋骨内側までの距離である。
Ben de seni himaye edeceğim.”アンタ」と突っ込む。
1901 - Nijerya, Birleşik Krallık himayesine girdi.1901年 - ナイジェリアがイギリスの保護国になる。
Nijerya, İngiliz himayesine girdi.ナイジェリアがイギリス保護国になる。
Daha sonraları peygamber onu himayesine almış, ömrü boyunca da peygamberin yanından ayrılmamıştır.趙の藺相如は自ら志願して秦への使者として立ち、璧を奪われることなく帰国した(完璧の故事)。
Pasaport standardizasyonu 1980 yılında Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü himayesinde gerçekleştirildi.最后在1980年护照标准化在国际民航组织的框架下完成。
Kudüs’te Meryem’in himayesini üstlenmiş, ona koruyuculuk yapmıştır.白彥敬、紇石烈志寧恐怕被人圖謀,於是投降完顏雍。
Bunun yanında denizcilik yapanları, reisleri korur, himaye ederdi.文帝遣諸軍討破之,咨走入海,遂亡至吳。
Nijerya, İngiliz himayesine girdi.英国人到达尼日利亚。
1994 yılında ABD himayesinden çıkmıştır.1994年病逝於美國。
Çıkan savaşı kaybeden Ho-han-ye güneyde Çin himayesi altına girdi.乙未戰爭失利之後棄城渡海逃往中国大陆。
İmam-ı Malik onu himayesine alıp, dokuz yıl müddetle hadis öğretti.弘治九年進士,由淳安知縣擢御史,彈劾中貴,疏論時事,甚剴切。
Yıldırım Bayezid kendisini himaye altına almış ve ödüllendirmiştir.主疑重所取,重不自申說,而巿恊以償之。
Daha sonra camilerin himayesinde medreseler artmaya başladı.接著各女孩到髮型屋進行大變身。
Mandubracius, Sezar'ın himayesi için Galya'ya kaçmıştır.曼杜布拉库斯逃往高卢。
Daha çok küçük yaşlarda dönemin büyük alimlerinin yanına girmiş, onların himayesinde yetişmiştir.조만식은 김일성의 나이가 의외로 젊은 것을 들어 의심하였으나 이내 받아들였다.
Memlüklerin himaye tekliflerini reddetti ve mücadeleye başladı.시위자들은 이를 거부했고 곧이어 패싸움이 시작되었다.
Kraliyet himayesinde bulunduğundan Fransa'nın en zengin manastırlarından biri haline gelmiştir.תחת הפטרונות המלכותית הפך המנזר לאחד העשירים בצרפת.
"Erdoğan bizi himaye ede".טורנדוט העשירה אותי".
1994 yılında ABD himayesinden çıkmıştır.מיס ארצות הברית לשנת 1994.
Amcası Fevzi Çakmak'ın himayesinde yetişti.עוזרד נולד בקיבוץ להבות הבשן.
Cumhurbaşkanı, aynı zamanda Fransa'nın himayesi altında bulunan Andorra'nın eş-prensi olarak da görev yapar.כמו כן, מתוקף תפקידו כנשיא צרפת, שימש כנסיך-שותף של אנדורה.
İngiliz himayesi altında, kabul edilen bir kanuna göre, bütün binaların Kudüs taşından yapılması gerekiyordu.על פי החוק הישראלי כל בית חדש שנבנה (למעט מגדלים) חייב להיות מצויד בקולטי שמש.
Aynı yıl Bona Dea ("iyi tanrıçalar") festivali Sezar'ın himayesinde ve onun evinde yapılmıştı.Същата година фестивалът на Bona Dea („добра богиня“) се провежда в дома на Цезар.
Ayrıca, bu dönemde sanatı da himayesi altına almıştır.По това време укрепва и собственият му художествен стил.
Ebeveynlerinin ölümünü takiben, Krakov'da yaşayan dayısı Tadeusz Bobrowski'nin himayesine verildi.Впоследствие Конрад е отгледан от вуйчо си Тадеуш Бобровски в Швейцария.
Mart 1939'dan itibaren Alman Himayesi altındaki Bohemya ve Moravya Protektorası'na başkanlık etti.От 21 март 1939 г. е протектор на Бохемия и Моравия.
Saltanatı sırasında çok sayıda ilim ve fikir adamlarını himaye edip, çalışmalarına imkân sağlamıştır.От тях научил много неща и способността да предсказва.
İnsan himayesinde bulunanlar 20 - 30 yıl yaşar.Udomljen može živjeti 20-30 godina.
Kırımlılar, eskisi gibi Osmanlı'ya bağlı kalmayı ve Osmanlı İmparatorluğu'nun himayesini istemeye başladılar.Ostatak armenske manjine nastojao je što prije napustiti Osmansko Carstvo.
Memuriyet hayatına İstanbul’da devam etti ve Reşit Paşa tarafından himaye edildi.S time je bio i zaslađen njegov divan umirovljenički život u Passyu.
Sonuçta, 8.000 çocuk, bu programın himayesinde doğmuştur.685 detí zostalo ležať v nemocnici po zhliadnutí tejto epizódy.
Amerikan Deniz Kuvvetleri himayesinde II. Dünya Savaşı, Kore Savaşı ve Vietnam Savaşı'nda görev yapmıştır.Loď sa v radoch amerického námorníctva zúčastnila druhej svetovej vojny a vietnamskej vojny.
Aynı yıl Bona Dea ("iyi tanrıçalar") festivali Sezar'ın himayesinde ve onun evinde yapılmıştı.V tom istom čase bola v Caesarovom dome usporiadaná oslava na počesť bohyne Bona Dea (Dobrej bohyne).
Böylece Ortodoks Kilisesi'ni de himayesi altına aldı.Preto sa rozhodol dostať cirkev pod svoju kontrolu.
Mandubracius, Sezar'ın himayesi için Galya'ya kaçmıştır.Kraljev sin Mandubracij je pobegnil k Cezarju v Galijo.
Himayesi altında Macaristan, İtalya Rönesansını benimseyen ilk Avrupa ülkesi oldu.Po Italiji je bila Madžarska prva evropska država, v kateri se je pojavila renesansa.
Cumhurbaşkanı, aynı zamanda Fransa'nın himayesi altında bulunan Andorra'nın eş-prensi olarak da görev yapar.Kot predsednik Francije je pokrival tudi funkcijo ko-princa Andore.
Memlüklerin himaye tekliflerini reddetti ve mücadeleye başladı.Samniti so zahtevo zavrnili in vojna se je začela.
Babası vefat edince amcasının himayesinde yetişti.Po njeni smrti ga je oče poslal k stricem.
Bu karar ile Kosova'da Birleşmiş Milletler himayesinde sivil ve güvenlikli bir alan oluşturuldu.NATO struktūroms išlaikyti yra sukurtas bendras civilinis ir karinis fondas.
Birkaç düzine tapınak zaman içinde düzenli olarak himaye edildiler.Šventovė hetitų laikais buvo keletą kartų perstatyta.