Ana içeriğe geç
Sözlük

hile ile cümle

hile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak daha sonra Tom'un hile yaparak her ikisini de aldattığını fark edilir.После этого стало ясно, что Майкл предал своих товарищей.
Erlik’in yaptığı hileleri anlamakta ve onu cezalandırmaktadır.Потому что знает свои грехи волк и боится расплаты.
Bu adalet “Hile ve Aşk”ta görülebilir.Это событие рассматривается как «победа свободы и достоинства».
Sürekli hile yapar.Постоянно шутит.
Dudaklarında hile yoktu.Швов на лбу нет.
Yaptıkları, sadece bir büyücü hilesidir.ولولا أن السحر له حقيقة لما أمر الله تعالى بالاستعاذة منه.
Sürekli hile yapar.انها تكذب باستمرار.
Seçimlerde hilelere son vermek.وقفات بمناسبة الانتخابات.
Seçim hilesi, seçimlere yasa dışı yapılan müdahalelere verilen ad.و لكن الآن يدرس موضوع إعطاء حق الانتخاب للأجانب.
Çin yetkilileri, 29 Aralık 2011'de Yulan'ın hilekarlık davasında yargılanmasına karar verdiler.وفي 29 ديسمبر 2011، وضعت السلطات الصينية يولان للمحاكمة بتهمة التزوير في بكين.
Hileli bir işlem örneği talebi aşağıda gösterilmektedir.أقل تشويه يحدث عند نقطة التماس.
Bunun için kendi adamlarını göndermekle kalmaz, Ufuk gemisini durdurmak için çeşitli hileler dener.لم يبق أمامهم خيار سوى إنقاذ أنفسهم من خلال صنع قوارب بديلة للرحيل.
Bazen hile yaparak diğerlerini kandırmaya çalışır.وهو قط ميال إلى الخداع.
Ertesi hafta Hunico onu hile ile yendi.وفي الأسبوع التالي، هزمتها نعومي في مباراة فردية.
Bunun için seçimlere hile karıştırılıyordu.تزوير نتائج الانتخابات.
Tesla, kafasında integral hesabı yapabildiğinde öğretmenleri onun hile yaptığına inanıyordu.كان بإمكان تسلا إجراء حسابات التفاضل والتكامل في رأسه، مما جعل مُدرّسيه يعتقدون بأنه يغش.
Şeytanın hilesi zayıftır.إن كيد الشيطان كان ضعيفا.
Yaptıkları, sadece bir büyücü hilesidir.Adoração dos Magos.
Peewit(Pee-Wee) ise hilekâr, övüngen minik yardımcıdır.Ele é confiante, perseverante e protetor dos fracos.
Rejim şiddetine ve seçim hilelerine karşı sürekli bir barışçıl sivil direniş kampanyası yapıldı.Houve uma campanha sustentada de resistência civil contra a violência do regime e a fraude eleitoral.
1899 yılında iktidardaki muhafazakarlar iktadrı korumak için seçimlere hile karıştırmakla suçlanıyordu.Em 1899, os conservadores dirigentes foram acusados ​​de manter o poder através de eleições fraudulentas.
Çin yetkilileri, 29 Aralık 2011'de Yulan'ın hilekarlık davasında yargılanmasına karar verdiler.Em 29 de dezembro de 2011, as autoridades Chinesas colocaram Yulan em julgamento por fraude em Pequim.
Sürekli hile yapar.Porém está sempre fazendo bagunça.
Erişim tarihi: 1 Aralık 2014. ^ Hileman, Garrick; Rauchs, Michel.Consultado em 22 de dezembro de 2010 Hileman, Garrick; Rauchs, Michel.
Önceki yarışlara benzer, o hala hile, aldatmaca ve sabotajın olduğu yerdi.Tornou-se habitual a penitência de obras menos exigentes, tais como orações, esmolas e jejuns.
Ravana, bir hileyle Sita’yı Lanka’ya kaçırır.Então, Ravana captura Sita.
Hile yapmayı sever.Gosta de tricotar.
Rodolfo gelir ve yaptığı hileyi itiraf eder ama Luisa'ya sevgisinin çok samimi olduğuna yemin eder.Rodolfo chega e jura a Luisa que ela é a sua única noiva.
Bazen hile yaparak diğerlerini kandırmaya çalışır.Ele às vezes faz o papel de um trapaceiro.
Mahkumları hayatta tutabilmek için birçok ayrıntılı hileler geliştirdi.Realizou inúmeras expedições para subjulgar os cumanagotos.
NOT: Bu oyunun kesinlikle hile kodları yoktur.O jogo não tem uma sequência direta.
Gertrude, Ophelia'nın boğulduğu haberini vererek bu hileyi yarıda keser.Até que Gertrudes interrompe a conversa dizendo que Ofélia afogou-se.
Hile kullanarak bu moda geçilemez.Neste sentido moderno não se associa a moda.
Dudaklarında hile yoktu.Não apresenta lábios espessados.
Yaptıkları, sadece bir büyücü hilesidir.Zij werd hierdoor de tovenares Magik.
Ayrıca insanları şeytanî hileler ile kandırmıştı."Daarop meenden de ‘zendelingen’ dat zij door Satan was bezeten.
Dolandırıcılar hileli işlemler yapmak için kredi kartı bilgilerini kullanırlar.Handelsinformatiebureaus maken gebruik van credit scoring om een kredietprofiel op te stellen.
Ivan onu hileyle yakalar.Ivan slaagt erin de vogel te vangen.
Guerrero maçı kazanmak için hile dahil her şeyi yapmasıyla tanındı.Scheidegger wist er alle wedstrijden mee te winnen.
Bazen hile yaparak diğerlerini kandırmaya çalışır.Soms frauderen docenten ook weleens.
Bunun için seçimlere hile karıştırılıyordu.Hierdoor kwam hij bij deze verkiezingen op met een scheurlijst.
Ertesi hafta Hunico onu hile ile yendi.Het seizoen erna won hij de treble met Sjachtar.
Sempronius mümkün olduğunca hileli bir savaş biçimi bulmayı kararlaştırdı.Keepvogel vindt dat je zo goed mogelijk voorbereid moet zijn op zo'n expeditie.
Yine de bazı hileler yoluyla onu elde etmeye çalışmıştır.Hij probeert op allerlei manieren haar te verleiden.
Ancak daha sonra Tom'un hile yaparak her ikisini de aldattığını fark edilir.Maar tegelijk beschuldigden beide partijen elkaar ervan gefraudeerd te hebben.
Yedinci kurşun hedefi bulmuştur; fakat hile ortaya çıkmıştır.Het zevende cijfer staat achter de streep en is het controlecijfer.
Kendime hile yapmayı öğretiyorum.Ik leer mezelf jongleren.
Beni hilekârlıkla suçlamaya nasıl cesaret edersin.Hoe durf je mij van bedrog te beschuldigen?
Velma Billy'ye davası için planladığı bütün hileleri göstermeye çalışır ("When Velma Takes The Stand").Velma próbuje pokazać Billy'emu wszystkie sztuczki zaplanowane na jej proces (When Velma Takes The Stand).
Dövüş esnasında, Starkaður hile yapar ve Gunnar kendini yepyeni bir kavganın içinde bulur.Ponieważ w trakcie potyczki, jego oponenci oszukują, Gunnarr wdaje się w nową sprzeczkę.
Bunların arasında en etkili olanı ise hilekâr ve ahlaksız müteahhit Schukert (Mario Adorf)'tir.Wyjątkiem jest najważniejsza z nich, Al-Fatiha (Sura otwierająca).
Altaçu kandıran, hile yapan demektir.El Güegüense posługuje się kłamstwem i oszustwem.
Büyü ve hilelerde ustadır.Wieczór magii i ziół.
Bunun için seçimlere hile karıştırılıyordu.Powodowało to nikłe zainteresowanie wyborami.
Yedinci kurşun hedefi bulmuştur; fakat hile ortaya çıkmıştır.W drugim przejeździe osiągnął czwarty rezultat, jednak doznał kontuzji ścięgien przystrzałkowych.
Seçim hilesi, seçimlere yasa dışı yapılan müdahalelere verilen ad.Zastupitelstvo), które jest wybierane w wyborach bezpośrednich.
Sürekli hile yapar.Ciągle imprezuje.
“Bu güce sahip iki ordu birleşmeleri halinde hileli harekatlar yapabilecek kudreti sağlamaktaydı.”Poszczególne dywizje miały być w miarę rozwoju działań oddane do dyspozycji odnośnych dców Armii”.
Hile (fıkıh)Kłus (jeździectwo)
Hile yapmayı sever.Lubi robić kawały.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod