Mahkumları hayatta tutabilmek için birçok ayrıntılı hileler geliştirdi.He developed many elaborate ruses to keep inmates alive.
Sürekli hile yapar.We always cheat.
Hilekar şehir (6:9-16): Şehir, ticarette dürüst olmadığı gerekçesiyle azarlanmaktadır.The City as a Cheat (6:9–16): The city is reprimanded for its dishonest trade practices.
Yine de Joyce "hileyle" ele geçirdiği bir kopyayı elinde tutmayı başardı.Joyce managed to save one copy, which he obtained "by ruse".
Büyü ve hilelerde ustadır.Secrets of Conjuring and Magic.
Çin yetkilileri, 29 Aralık 2011'de Yulan'ın hilekarlık davasında yargılanmasına karar verdiler.On 29 December 2011, Chinese authorities put Yulan on trial for fraud in Beijing.
Hile (fıkıh)Ârréï (Arrei)
Eddie, Harry'nin hilesiyle oyunu kaybeder.Daily, he loses money playing poker.
Şeytan onun hile yaptığını söylemiş.Satan claims he has made her immortal.
Bu, yetkisiz donanım veya yazılım modlama gibi birçok hile türlerini önlemeyi kolaylaştırır.This helps prevent many forms of cheating, such as unauthorized hardware or software modding.
Bu illüzyona ayrıca hileli spiral veya orijinal adıyla bükülmüş şeritler illüzyonu da denir.The illusion is also known as the false spiral, or by its original name, the twisted cord illusion.
Ancak daha sonra Tom'un hile yaparak her ikisini de aldattığını fark edilir.Zeek later reveals that they both cheated.
Corbin maçı hileyle kazandı.Corbin won the match with heel tactics.
Ancak yaptığı her hilebazlık sonucunda kötü etkisi ona geri döner.Everything she does for someone ends up backfiring.
Dudaklarında hile yoktu.There are no lobes on the lips.
Bazen hile yaparak diğerlerini kandırmaya çalışır.And sometimes riders simply cheated.
Yine de bazı hileler yoluyla Mete'yi elde etmeye çalışmıştır.She did, however, achieve her aims through cunning.
Ancak seçimin hileli olduğuna yönelik pek çok itiraz yapıldı.However, there have been various objections to the contest.
Hileli bir işlem örneği talebi aşağıda gösterilmektedir.One lawsuit did develop as noted below.
Usta Chen hile yaparak kazanmıştır.King Ling soon conquered Chen.
Bunların arasında en etkili olanı ise hilekâr ve ahlaksız müteahhit Schukert (Mario Adorf)'tir.Inside him is a fractured, miserable human being.
Hileler ve oyun düzenlemeler; bunlara resmi rehberlerde daha az rastlanır.Cheats and game editing, although this has been less common in official guides.
Eğitimde hileye genellikle "kopya çekme" şeklinde rastlanır.Usually regarded as being "in training" to some degree.
Sempronius mümkün olduğunca hileli bir savaş biçimi bulmayı kararlaştırdı.Frankfurter argued that constitutional questions should be decided as narrowly as possible.
Ravana, bir hileyle Sita’yı Lanka’ya kaçırır.At that point, Ravan returns to Lanka with Sita.
Bazı örümcekler düşmanlarından korunmak için çeşitli hilelere başvururlar.Other swords keep their wielders safe or destroy their enemies.
R.U.S.E. rakipleri aldatmak , blöf yapmak gibi bazı kartlı hile sistemi bulunmaktadır.Some American economists challenge the idea of trade as a zero-sum game transaction.
Nasıl hile yapabilirim ki?How could I cheat that?
O zaten bana hile ve-düşünüyorsa önce bu çıkmak için varI have got to get out of this before she thinks she can cheat on me already and-
Böyle hileler olmasın.No tricks like that.
Burada ufak bir hile yapıyoruz.So we use a little trick.
Bu eski bir hiledir. "It is an old trick."
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.They lie, they cheat, they get distracted and they produce really lame structures.
Güç kazanmak için hileler yapmıyorlar.They don't spend time jockeying for power.
Bu nedenle, 4 küçük kitaptan oluşan bir setin bu hileyi yapabileceğini düşündüm.So I thought a little box set of four small books might do the trick.
Elimde hilesiz bir para var ve 6 atıştan sonra kaç tura gelir bulmak istiyorum.I have a fair toss of a coin and I want to know how many heads I have after 6 tosses.
Hile yok.It's not a hoax.
Aynı zamanda egolarda bir gevşeme, hileli oyunlarda bir bozulma söz konusu.We also see just a relaxing of ego, and sort of a dismantling of artifice.
Bu hile ile 50 dolarlık fotoğraf makinanızı 1000 dolarlık hale getirmiş oldum.I've just turned your $50 camera into a $1,000 camera with that trick.
Siz Hileli Para hakkında bilgi sahibi olmanız için bir problem soracağım.I am going to ask you about the problem to learn about a loaded coin.
Hileli para, mesela, 0.9 ihtimalle tura ve 0.1 ihtimalle yazı gelebilir.Loaded coins might come up, for example, 0.9 chance heads and 0.1 chance tails.
Masa yamuk, oyunda hile var ve kimse farketmiyor, kimse önemsemiyor.The table is tilted folks, the game is rigged, and nobody seems to notice, nobody seems to care.
Şimdi, işte hilemiz.Here's the great part.
Bazılarını ise hile yapmaya ayartırdım.Other people I would tempt to cheat.
Aksine, gördüğümüz birçok insanın birazcık hile yaptığıydı.Instead, what we saw is a lot of people who cheat a little bit.
Ekonomik teoride, hilekarlık çok kolay bir maliyet-kazanç karşılaştırmasıdır.Now, in economic theory, cheating is a very simple cost-benefit analysis.
Hile yaparak ne kadar kazanacağım?How much do I stand to gain from cheating?
Birçok insan küçük hilelerle, küçük miktarlarda çaldılar.We got a lot of people cheating by stealing by a little bit.
Öbür tarafta, azıcık hile de yapabiliriz, ve yine de kendimiz hakkında iyi hissedebiliriz.On the other hand, we can cheat a little bit, and still feel good about ourselves.
On Emiri hatırlamaya çalışmayı düşündükleri anda, insanlar hile yapmayı bıraktı.The moment people thought about trying to recall The Ten Commandments, they stopped cheating.
Deneklerimiz iki kat daha fazla hile yaptılar.Our subjects doubled their cheating.
İnsanlara hile yapmaları için fırsat verdiğimizde, hile yaptılar.When we give people the opportunity to cheat, they cheat.
Küçük küçük de olsa her zaman hile yaptılar.They cheat just by a little bit, all the same.
Ve açıkça çok çok ciddi bir şekilde yine hile yaptılar.And they clearly cheated in a very, very serious way.
Daha mı az yoksa daha mı çok hile yaptılar?Will they cheat more, or will they cheat less?
Hile miktarları giydikleri sweatshirt'lerine bağlı değişkenlik gösterdi.It turns out it depends on what kind of sweatshirt they're wearing.
Ama üstünde Pittsburgh üniversitesinin sweatshirt'ü olduğunda hile azaldı.But when he actually had a University of Pittsburgh sweatshirt, cheating went down.
Bu hile yapmanın normları ile ilgiliydi.It was about the norms for cheating.
Yani bu konudan hile yapmakla ilgili ne öğrenmiş olduk?So, what have we learned from this about cheating?
Pek çok insanın hile yapabileceğini öğrendik.We've learned that a lot of people can cheat.