Bu iyi hissettirdi.It felt good.
Bugün dağlardan daha yüksek hissediyorum. Bugün gökyüzüne dokunmak istiyorum.Today I feel higher than the mountains. Today I want to touch the sky.
Sadece Tom'un nasıl hissettiğini bilseydim, Mary ile çıkmazdım.If I'd only known how Tom felt, I wouldn't have gone out with Mary.
Sadece Tom'un nasıl hissettiğini bilseydim!If I'd only known how Tom felt!
Kendimi aptal gibi hissediyorum.I feel like an idiot.
Kendimi aptal gibi hissettim.I felt like an idiot.
Çok fazla düşünüyoruz ve çok az hissediyoruz.We think too much and feel too little.
Gerçekten nasıl hissettiğimi Tom'a söylemeye çalışıyorum.I've been trying to tell Tom how I really feel.
Aynı şekilde hissedip hissetmediğini Tom'a sormak istiyorum.I'd like to ask Tom if he feels the same way.
Zaten çok daha iyi hissediyorum.I feel much better already.
Nasıl hissettiğimi tarif edemem.I can't describe how I felt.
Parmaklarımı ya da ayak parmaklarımı hissedemiyorum.I can't feel my fingers or my toes.
Ayak parmaklarımı hissedemiyorum.I can't feel my toes.
Yardım edemiyorum ama bir şeyi unutmuşum gibi hissediyorum.I can't help but feel like I've forgotten something.
Elimde değil, sanki bir şeyi unutmuşum gibi hissediyorum.I can't help but feel like I've forgotten something.
İster istemez bir parça sorumlu hissediyorum kendimi.I can't help but feel partly responsible.
Bir şeyin oldukça doğru olmadığını hissetmeden geçemeyeceğim.I can't help feeling something's not quite right.
Tom'un bana bütün gerçeği söylemediğini hissetmeden geçemeyeceğim.I can't help feeling that Tom hasn't told me the whole truth.
Ritmi hissedin ve tempoyu takip edin.Feel the rhythm and follow the beat.
Tom'un nasıl hissedeceğini tahmin edemeyiz.We can't predict how Tom is going to feel.
Bunun beni ne kadar kötü hissettirdiğini sana söyleyemem.I can't tell you how bad this makes me feel.
Bunun beni ne kadar tüyler ürpertici hissettirdiğini söyleyemem.I can't tell you how creepy this makes me feel.
Seni canlı görmenin beni nasıl iyi hissettirdiğini sana tarif edemem.I can't tell you how good it makes me feel to see you alive.
Onun beni ne kadar rahat hissettirdiğini sana söyleyemem.I can't tell you how relieved that makes me feel.
Bunun bana ne kadar aptalca hissettirdiğini söyleyemem.I can't tell you how stupid this makes me feel.
Bunun beni nasıl hissettirdiğini sana söyleyemem.I can't tell you how that makes me feel.
Bunun beni ne kadar mutsuz hissettirdiğini sana söyleyemem.I can't tell you how unhappy this makes me feel.
Bir fincan kahvenin seni daha iyi hissettirebileceğini düşündüm.I thought a cup of coffee might make you feel better.
Suçlu hissedeceğimi sandım ama hissetmedim.I thought I was going to feel guilty, but I didn't.
Aynı şekilde hissedebileceğini düşündüm.I thought you might feel the same way.
Ben gemiden inmek zorunda kaldığımı hissettim.I felt I just had to get off the ship.
Bunu hisset.Feel this.
O senin nasıl hissettiğini biliyor mu?Does she know how you feel?
O, onun hakkında nasıl hissettiğini biliyor mu?Does he know how she feels about him?
Kendimi iyi hissetmiyorum. Lütfen bana bir ilaç ver.I don't feel well. Please give me some medicine.
Onun hakkında hâlâ kötü hissediyorum.I still feel bad about it.
Birinin sorunu olduğunda Tom hissedebiliyor gibi görünüyor.Tom seems to be able to sense when someone is in trouble.
İçimde Tom'un başının dertte olduğuna dair bir his vardı.I had a feeling that Tom was in trouble.
Aciz hissediyorum.I feel helpless.
Tom biraz suçlu hissediyordu.Tom was feeling a little guilty.
O biraz suçlu hissetti.He felt a little guilty.
Sonunda takdir edilmiş hissediyorum.I finally feel appreciated.
Bu sabah nasıl hissettiğini görelim.Let's see how you feel in the morning.
Nasıl hissettiğini görelim.Let's see how you feel.
İnsanlar kendilerini güvende hissetmek isterler.People want to feel safe.
Hissemi almanı istiyorum.I want you to take my share.
Herkes sevilmeyi hissetmek istiyor.Everyone wants to feel loved.
Kendini evde hissetmeni istedim.I wanted you to feel at home.
Nasıl hissettiğimi bilmek mi istiyorsun?Do you want to know how I feel?
Tom'u rahat hissettirmek istiyorum.I want to make Tom feel at ease.
Nasıl hissettiğimi bilmenizi istedim.I wanted you to know how I feel.
Nasıl hissettiğimi bilmeni istedim.I wanted you to know how I feel.
Ne hissettiğimi bilmeni istedim.I wanted you to know how I felt.
Tom'u evindeymiş gibi hissettirmek istedim.I wanted to make Tom feel at home.
Seni kendi evindeymiş gibi hissettirmek istedim.I wanted to make you feel at home.
Bunun hakkında nasıl hissettiğini bilmek istiyorum.I want to know how you feel about it.
Artık böyle hissetmek istemiyorum.I don't want to feel like this anymore.
Mahkumlar gibi hissetmeni istemiyorum.I don't want you to feel like prisoners.
Kendini yalnız hissetmeni istemedim.I didn't want you to feel you were alone.
Tekrar o şekilde hissetmek istemiyorum.I don't want to feel that way ever again.