Ana içeriğe geç
Sözlük

hiş ile cümle

hiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kendini iyi hissetmediği için yatakta kaldı.He stayed in bed because he wasn't feeling well.
Hasta hissettiği için okuldan sonra evde kaldı.Since he was feeling sick, he stayed home from school.
O, iyi hissetmediği için okuldan dönüşte evde kaldı.He stayed home from school because he wasn't feeling well.
Oldukça emin hissediyorum.I'm feeling pretty confident.
Ben bugün iyi hissetmiyorum.I'm not feeling well today.
Bay Isoda ile tam olarak aynı şeyi hissediyorum.I feel exactly the same as Mr. Isoda.
Ben çok hoş hissediyorum.I'm feeling very agreeable.
Ceketini çıkar ve kendini evindeymiş gibi hisset.Take your coat off and make yourself at home.
Zaten nerede olduğum hakkında kavramamı kaybediyor gibi hissediyorum.So much so that I feel like I'm losing my grasp on the whereabouts.
Dışlanmış hissettim.I felt isolated.
Kendimi yalnız hissediyorum.I feel lonely.
Bu öğleden sonra çok yorgun hissediyorum.This afternoon I feel very tired.
Koştuğum zaman rüzgarı saçımda hissediyorum.When I run, I feel the wind in my hair.
Kaybolmuş hissediyorum.I feel so lost.
Evin sallandığını hissettiğim için arka bahçeye koştum.Feeling the house shake, I ran out into the backyard.
Bu ilacı alırsan, kendini daha iyi hissedersin.You'll feel better if you take this medicine.
Kendimi hemen biraz daha iyi hissettim.I felt immediately a bit better.
Bugün kendimi melankolik hissediyorum.Today I'm feeling melancholic.
O insanlar arasında kendimi bir serseri gibi hissettim.I felt like an outcast among those people.
Tom, bu gece çok yalnız hissediyorum.Tom, I feel very alone tonight.
Tom çok uzun süre uyuduktan sonra çok yorgun hissetti.Tom felt very tired after sleeping for so long.
Acını hissediyorum, arkadaş.I feel your pain, buddy.
Ben gururu okşanmış hissediyorum.I feel flattered.
Göğsünde keskin bir ağrı hissetti.He felt a sharp pain in his chest.
Acını hissediyorum.I feel your pain.
Binanın içindeki herkes depremi hissetti.Everyone inside the building felt the earthquake.
Tom şanslı hissetti.Tom felt lucky.
Biraz uykulu hissediyorum.I'm feeling kind of sleepy.
Şimdi biraz şaşkın hissediyorum.I'm feeling kind of dizzy.
Biraz daha iyi hissediyor musun?Are you feeling any better?
Tom önemli hissetmek istiyor.Tom wants to feel important.
Bir şey olacak. Bunu hissedebiliyorum.Something's going to happen. I can feel it.
Kendimi berbat hissediyorum.I feel terrible.
Fetüsün hareketini ne zamandır hissedebiliyorsunuz?Since when have you been able to feel the movement of the fetus?
Gücenmiş hissetmek için kesinlikle hiçbir nedenin yok.You have absolutely no reason to feel offended.
Mary uzaylıların onu izliyor olduğunu hissediyor.Mary senses the aliens are watching her.
Adet sırasında kendini nasıl hissediyorsun?How do you feel during the period?
Yakında gerçekten bir şey olacağını hissediyorum.I feel that something is going to happen really soon.
Bu soğuk sonbahar rüzgarının esmesiyle mevsimin değiştiğini hissedebiliyoruz.With this cool autumn wind blowing, we can feel the change of season.
Kadınlar erkeklerin genellikle çok karmaşık olduğunu hissediyorlar.Women feel that men are often very complicated.
Aynı şekilde hissettim.I felt the same way.
Bay Tanaka hiç hisse senedin var mı?Mr. Tanaka, do you have any stock?
Egzersiz yaptıktan sonra iyi hissediyorum.I feel good after a workout.
Egzersizden sonra kendimi iyi hissederim.I feel good after exercising.
Bill, Bill! Kendini nasıl hissediyorsun?Bill, Bill! How do you feel?
Onlar için kötü hissediyorum.I feel bad for them.
O adam için kendimi kötü hissediyorum.I feel bad for that guy.
Ne hissediyorsun?How does it feel?
Nasıl hissettiriyor?How does it feel?
Nasıl hissettirdi?How did it feel?
Ben o şekilde hisseden tek kişi değilim.I'm not the only one who feels that way.
Böyle hisseden sadece sen değilsin.You're not the only one who feels that way.
O histerik bir biçimde gülmeye başladı.He started laughing hysterically.
O histerik bir şekilde gülmeye başladı.She started laughing hysterically.
Kendimi umutsuz hissetmeye başlıyorum.I'm starting to feel desperate.
O kendini çaresiz hissetmeye başlıyor.He's starting to feel desperate.
Kendini çaresiz hissetmeye başlıyor.She's starting to feel desperate.
Kendisini çok daha iyi hissediyor.She's feeling much better.
Tom iğrenç hissediyor.Tom is feeling nauseous.
Biri bizi izliyor gibi hissediyorum.I feel like someone is watching us.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod