Ana içeriğe geç
Sözlük

hiş ile cümle

hiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kendimi biraz depresif hissediyorum.I feel a bit depressed.
Kendimi biraz keyifsiz hissediyorum.I feel a bit depressed.
O şirketin hisse senedi fiyatı dün düştü.That company's stock price fell yesterday.
Trafik ışıkları tarafından tehdit edildiğini hissediyor musunuz?Do you feel threatened by the traffic lights?
O "Kendini nasıl hissediyorsun?" diye sordu."How do you feel?" he asked.
Aşk sadece hissetmek değil aynı zamanda bir sanattır.Love is not just a feeling, but also an art.
Kendimi hiç bu kadar aptal hissetmedim.I've never felt so stupid.
Bu filmden hoşlanacağına dair içimde bir his var.I've got a feeling that you're going to like this movie.
Bir şey olacağına dair içimde bir his var.I've got a feeling that something is about to happen.
Tom'un yakında geleceğine dair içimde bir his var.I've got a feeling that Tom will show up soon.
Ben Tom'un bu yıl mezun olmayacağı hakkında bir hisse sahibim.I've got a feeling that Tom won't graduate this year.
Havadan daha hafif hissediyorum.I feel lighter than air.
Bu gece kendimi bir şey yapıyor gibi hissediyorum!Tonight I feel like doing something!
Ben kendimi bir milyon dolar gibi hissediyorum.I feel like a million bucks.
Hasta hissediyorsan kusmak zorunda mısın?If you feel sick, you have to vomit?
Hisse senedi değerleri çabucak düştü.Stock prices fell quickly.
Hisse senedi fiyatları keskin bir şekilde düştü.Stock prices fell sharply.
Bugün kendimi iyi hissetmiyorum.I don't feel well today.
Soğuk yağmur soğuğu iliklerime kadar hissettirir.Cold rain makes me chilled to the bone.
Kendimi bir beluga balinası gibi hissediyorum!I feel like a beluga whale!
Kendimi bir beyaz balina gibi hissediyorum!I feel like a white whale!
Bu beni daha iyi hissettirdi.It makes me feel better.
Gerçekten sizin o biçimde hissetmediğinizi umuyorum.I really hope you guys don't feel that way.
Huzursuz hissettiğini biliyorum ama endişelenme.I understand that you feel uneasy, but don't worry.
O kadar kötü hissettiğinin farkında değildim.I wasn't aware that you were feeling that bad.
Beni sevdiğini biliyorum, ama senin için bütün hissettiğim sadece yakınlıktır.I know you love me, but all I feel for you is just affection.
Benim hakkımda nasıl hissediyorsun?How do you feel about me?
Hazır hissettiğinizde anne babanıza beni tanıştırın.Introduce me to your parents when you feel ready.
Yolculuktan sonra, kendimizi çok yorgun hissettik.After the trip, we felt very tired.
Onun nasıl hissettiğini asla bilmeyeceğiz.We will never know how he's feeling.
Sabahleyin kendimi çok tembel hissediyorum, hiçbir şey yapmak istemiyorum.During the morning I feel very lazy, I don't want to do anything.
Çok hoş hissediyorum.I feel so pretty.
Onun bugün geleceğine dair içimde bir his var.I have a feeling that she'll come today.
Keşke hislerimi ifade etme cesaretim olsa.I wish I had the courage to express my feelings.
Julia o haberi duyduktan sonra ağlıyor gibi hissetti.Julia felt like crying after she heard that news.
Haberi duyduktan sonra ağlayacak gibi hissetti.She felt like crying after hearing that news.
Daha iyi hissediyorum.I'm feeling better.
Kendimi iyi hissetmiyorum. En yakın sağlık merkezi nerede?I don't feel fine. Where is the nearest medical center?
Onun söylediği Mary'nin hislerini incitti.What he said hurt Mary's feelings.
Sen yokken kaybolmuş hissediyorum.When you are away, I feel lost.
Onsuz kendimi yalnız hissettim.I felt lonely without her.
Çok ihanete uğramış hissediyorum.I feel very betrayed.
Kendimi ihanete uğramış hissediyorum ama yine de onu seviyorum.I feel betrayed, but I still like her.
Beni öptüğünde bana karşı dürüst olduğunu hissettim.When she kissed me, I felt she was honest with me.
O bir iş bulmak için başarısız olduğunda, Tom çaresiz hissetmeye başladı.When he failed to find a job, Tom started feeling desperate.
Mary dışlanmış hissetti.Mary felt excluded.
Bunun için kötü hissetmek zorunda değilsiniz.You don't have to feel bad for that.
Dün gece depremi hissettin mi?Did you feel the earthquake last night?
İçimde kötü bir his var.I have a bad feeling.
Onunla ilgili tiksinmeni hissediyorum.I feel your disgust on that one.
Kendimi yaşlı hissediyorum.I feel old.
Hissettiğim şey kelimelerle açıklanamaz.What I feel cannot be described with words.
Şimdi onun için kendimi üzgün hissediyorum.Now I feel sorry for her.
Tom istenilmeyen hissediyor.Tom feels unwanted.
Ben sık sık depresif hissediyorum.I often feel depressed.
Tom senin nasıl hissettiğini anladığını söyledi.Tom said he understood how you were feeling.
Tom iyi hissetmediği için yakar top oynamamaya karar verdi.Tom decided not to play dodge ball because he wasn't feeling well.
Bay Beyaz kısa sürede suçlu hissetmeye başladı.Mr. White soon began to feel guilty.
Yukarı kaldırıldığımı hissettim.I felt myself being lifted up.
Hasta hissettiği için, yatakta kaldı.Since he was feeling sick, he stayed in bed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod