O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.저에게 진정 가슴에 와 닿았던 것은 제 의족은 입을수 있는 조각품이라는 것이었죠.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Nó thực sự có tác động lớn đến tôi-- rằng đôi chân của tôi có thể là một công trình điêu khắc.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Questo è il punto in cui mi sono resa conto che le mie gambe potevano essere sculture indossabili.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Tam jsem si to poprvé uvědomila - moje nohy se mohou stát "nositelnou" sochou.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Tässä se todella iski minuun -- jalkani voisivat olla puettavia veistoksia.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.To je bila res prava stvar zame -- moje noge so postale skulpture, ki sem jih lahko nosila.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Úplne ma to dorazilo -- že moje nohy by mohli byť sochami na nosenie.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Wtedy nareszcie to do mnie dotarło - moje nogi mogą być rzeźbą.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Αυτό μου 'δωσε πραγματικά να καταλάβω ότι τα πόδια μου θα μπορούσαν να είναι γλυπτά που φοριούνται.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Ето тогава наистина осъзнах, че краката ми могат да бъдат носими скулптори.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Ось що зачепило мене за живе - що мої ноги можуть бути скульптурою, яку можна одягати.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.זאת הנקודה שבאמת צילצלה לי הידיעה - שרגליי יכולים להיות פסלים לבישים.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.هنا فقط , شعرت بأني وصلت بأن رجلي ممكن أن تكون منحوتة تلبس
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.心から痛感した そのとき私は人間らしさの復元だけに美の理想を見出す視点から
Partenon Tapınağının doğu pedimentinin heykelleri.パルテノン神殿の東の端にあります 紀元前5世紀、つまり
Renkli heykelleri günümüzde garipseyebiliriz, ancak bu heykeller yapıldıkları dönemde renkliydiler.Ik vind het ook belangrijk om je te realiseren
Renkli heykelleri günümüzde garipseyebiliriz, ancak bu heykeller yapıldıkları dönemde renkliydiler.И ако погледнете към фигурата, която смятаме, че е Дионис.
Renkli heykelleri günümüzde garipseyebiliriz, ancak bu heykeller yapıldıkları dönemde renkliydiler.そうですね。そして
Resimdeki figürler, antik Roma ve antik Yunan heykellerini andırıyor.I postavy samotné jsou připodobněny sochám antického Řecka a Říma.
Resimdeki figürler, antik Roma ve antik Yunan heykellerini andırıyor.Postacie same w sobie przypominają starożytne greckie i rzymskie rzeźby.
Resimdeki figürler, antik Roma ve antik Yunan heykellerini andırıyor.Und diese Figuren selber ähneln antiken griechischen und römischen Skulpturen
Resimdeki figürler, antik Roma ve antik Yunan heykellerini andırıyor.Та постаті самі по собі схожі на давні грецькі та римські скульптури.
Roma'nın ünlü savaşçılarının heykellerini görmeye götürüyorlar.לראות את פסליהם של לוחמים רומיים מפורסמים
Roma'nın ünlü savaşçılarının heykellerini görmeye götürüyorlar.ليشاهدوا تماثيل عظماء روما
Sadece diz çökmüş çıplak adamın başı var, diğer heykellerin başları maalesef yok.Chiar daca suntem privati de capetele lor cu exceptia unui nud barbatesc intins pe spate
Sadece diz çökmüş çıplak adamın başı var, diğer heykellerin başları maalesef yok.- qui est sévérement endommagé - et qu'on présume être Dionysos. Même sans les têtes, même sans les mains
Sadece diz çökmüş çıplak adamın başı var, diğer heykellerin başları maalesef yok.Wat voor mij het meest treffend hieraan is, is hoe levensecht deze beelden zijn, en hoe dynamisch.
Sadece diz çökmüş çıplak adamın başı var, diğer heykellerin başları maalesef yok.Ακόμα και ενώ λείπουν οι κεφαλές εκτός από έναν γυμνό άντρα, που ανακλίνεται
Sadece diz çökmüş çıplak adamın başı var, diğer heykellerin başları maalesef yok.М: И это при том, что у скульптур нет голов.
Sadece diz çökmüş çıplak adamın başı var, diğer heykellerin başları maalesef yok.裸で横たわっていて大きな怪我を負った ディオニューソスらしき神以外は
Seni çok kötü özledim. Heykellerim senin gibi bakmaya başlıyor.Ik mis je zo erg mijn sculpturen beginnen te lijken op jou.
Seni çok kötü özledim. Heykellerim senin gibi bakmaya başlıyor.Tak moc mi chybíš, že mi tě moje sochy připomínají.
Şirin kelimesi, klasik dönem Yunan heykellerini tanımlamak için asla kullanmayacağımız bir terim.. . .Ano. A to není svět, který si spojujeme s klasickým sochařstvím. Ne.
Şirin kelimesi, klasik dönem Yunan heykellerini tanımlamak için asla kullanmayacağımız bir terim.. . .Правда. Але це не підходить під опис класичної грецької скульптури. Ні.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.a fost o distrugere a materiei, a unei substanţe solide care cade şi se dezintegrează.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.az azokat felépítő anyag, a tömör szikla hullott darabjaira, vált porrá.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.bylo zničení hmoty, řekněme nějaké pevné látky, která padla a rozložila se.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.fue la reducción de la materia, algo de sustancia sólida cayendo y desintegrándose.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.fu la riduzione della materia, un po' di sostanza solida che cade e si disintegra.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.fut la disparition de la matière, une substance solide qui tombe et se désintègre.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.jak materia upada, substancja stała ulega dezintegracji.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.je izčrpavanje materije. Neka trdna substanca se sesuje in razpade.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.단지 감소에 대한 것이라고요. 뭔가 물질적인 것이 무너지고, 파괴된 것이란 말이죠.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.lại là sự lược giản những vấn đề, đơn giản chỉ là một vật rắn rơi xuống và vỡ tan thành nhiều mảnh nhỏ.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.war der Abbau von Materie, ein bisschen solide Substanz die herunter fällt und sich zersetzt.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.was de deformatie van materie, een solide substantie die neerviel en desintegreerde.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.ήταν η αποδόμηση της ύλης ένα συμπαγές υλικό που καταρρέει και αποσυντίθεται.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.беше изчерпването на материя, някаква солидна материя, която пада и се разгражда.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.была уничтожена материя, некая твердая субстанция упала и разрушилась.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.коли якась тверда субстанція руйнується і розкладається.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.היה היעלמות של חומר, איזה חומר מוצק שפשוט נפל והתפורר.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.كان أستنفاذ للمسألة بعض المجسمات الصلبة سقطت وتفككت.
somut bir şekilde heykellerin yıkımı ve çöküşüydü.倒れ 崩壊するのを 目の当たりにしました このことを 人々を2種類に分離した壁が
Uzaktan bakan kişiler, ancak heykeller renkli olduğunda detayları görebiliyorlar.Dar culoarea ar fi ajutat privitorii sa observe detaliile din sculpturi.
Uzaktan bakan kişiler, ancak heykeller renkli olduğunda detayları görebiliyorlar.Ele e um deus. Absolutamente e sabemos nao ha duvida quando olhamos para ele
Uzaktan bakan kişiler, ancak heykeller renkli olduğunda detayları görebiliyorlar.Et si vous regardez par exemple la statue que nous croyons être Dionysos ... Voilà bien le dieu du vin, non?
Uzaktan bakan kişiler, ancak heykeller renkli olduğunda detayları görebiliyorlar.Ma questo colore avrebbe dovuto aiutare gli spettatori distanti a vedere i dettagli nelle sculture.
Uzaktan bakan kişiler, ancak heykeller renkli olduğunda detayları görebiliyorlar.Na druhou stranu by nám barva více odkryla detaily.
Uzaktan bakan kişiler, ancak heykeller renkli olduğunda detayları görebiliyorlar.Quiero decir, este es el dios del vino, cierto?
Uzaktan bakan kişiler, ancak heykeller renkli olduğunda detayları görebiliyorlar.Але фарба допомогла б глядачу значно краще розглянути деталі скульптури.