Ana içeriğe geç
Sözlük

heykeller ile cümle

heykeller kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Londra'da British Museum'dayız ve tarihteki en ünlü heykellerden bazılarına bakıyoruz. .Ми в Британському музеї розглядаємо деякі з найвідоміших скульптур всієї історії.
Londra'da British Museum'dayız ve tarihteki en ünlü heykellerden bazılarına bakıyoruz. .Това е периодът, когато Атина е демокрация. "Златната епоха". А Партенонът е бил най-важният му монумен
Londra'da British Museum'dayız ve tarihteki en ünlü heykellerden bazılarına bakıyoruz. .今映っているのは 長い歴史の中でとても有名になった彫像です。 というより、多分最も有名な彫像とも言えます。
MDFden küçük kutular içinde yaşayacak LED heykelleri yapmaya başladım.Hice esculturas con LED que vivían dentro de pequeñas cajas de aglomerado.
MDFden küçük kutular içinde yaşayacak LED heykelleri yapmaya başladım.Ich begann, LED-Skulpturen zu machen, die in kleinen Kisten aus Faserplatten leben.
MDFden küçük kutular içinde yaşayacak LED heykelleri yapmaya başladım.Ik begon LED-sculpturen te maken die in kleine dozen van MDF leefden.
MDFden küçük kutular içinde yaşayacak LED heykelleri yapmaya başladım.Iniziai a fare sculture con i led che risiedevano in piccole scatole di compensato.
MDFden küçük kutular içinde yaşayacak LED heykelleri yapmaya başladım.Tôi làm những khối LED đặt bên trong những hộp nhỏ làm bằng gỗ MDF.
MDFden küçük kutular içinde yaşayacak LED heykelleri yapmaya başladım.Tworzyłem LED-owe rzeźby, osadzone w małych pudełkach z płyt MDF.
MDFden küçük kutular içinde yaşayacak LED heykelleri yapmaya başladım.Започнах да правя скулптури от светодиоди, които да живеят в малки кутийки, направени от фибростъкло.
MDFden küçük kutular içinde yaşayacak LED heykelleri yapmaya başladım.Я начал делать скульптуры из диодов, которые смогли бы жить внутри коробочки из МДФ.
Meksika'nın her tarafında bu adamın heykelleri yok.Es gibt in Mexiko keine Statuen und Denkmähler für diesen Mann.
Meksika'nın her tarafında bu adamın heykelleri yok.보래그의 동상이 멕시코에 없습니다.
Meksika'nın her tarafında bu adamın heykelleri yok.Nergens een standbeeld van hem in heel Mexico.
Meksika'nın her tarafında bu adamın heykelleri yok.שאין פסלים של האדם הזה בכל מקום
Meksika'nın her tarafında bu adamın heykelleri yok.ليس هناك أي تماثيل للرجل في أي مكان حول
Meksika'nın her tarafında bu adamın heykelleri yok.中国とインドには彫像が立っていて
Muhtemelen tarihteki en ünlü heykeller bunlar.V podstatě na nejslavnější sochy všech dob.
Muhtemelen tarihteki en ünlü heykeller bunlar.Возможно, даже самая известная.
Muhtemelen tarihteki en ünlü heykeller bunlar.Зрештою, всі вони і є найвідоміші.
Muhtemelen tarihteki en ünlü heykeller bunlar.こちらはペディメント彫像といって
Niye koca koca heykeller yapmadı?Dlaczego nie wielka, tytaniczna rzeżba? Dlaczego nie radio? Dlaczego nie zrobił tego jakoś inaczej?
Niye koca koca heykeller yapmadı?Pero, ¿por qué uso este medio? ¿Por qué no hizo una estatua de titanio gigante?
Niye koca koca heykeller yapmadı?Proč neudělal velkou titanovou skulpturu?
Niye koca koca heykeller yapmadı?Защо не голяма титаниева скулптура?
Niye koca koca heykeller yapmadı?أنه كان يحاول أن يترقي بالناس - و لكن لماذا اختار هذا القياس؟ لماذا لم يفعلها على مجسم كبير من التيتانيوم؟
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.저는 비닐봉투를 2차원 또는 3차원 작품으로 부활시켰습니다 조각과 설치작품으로도 만들었습니다
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Ich verwandle sie in zwei- und dreidimensionale Stücke und Skulpturen und Installationen.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Ik verander ze in twee-en driedimensionale stukken, sculpturen en installaties.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Je les transforme en oeuvres bi- et tri-dimensionnelles, en sculptures et en installations.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Két- és háromdimenziós anyagokká, szobrokká és installációkká alakítom át ezeket.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Las transformo en objetos de dos y tres dimensiones, y en esculturas e instalaciones.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Le ho trasformate in elementi bi e tridimensionali in sculture e in installazioni.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Le transform în obiecte în două şi trei dimensiuni şi sculpturi şi instalaţii.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Proměňuji je ve dvou a třírozměrná díla, sochy a instalace.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Saya mengubahnye manjadi karya dua atau tiga dimensi dan ukiran dan bangunan.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Tôi biến chúng thành những tác phẩm 2 chiều và 3 chiều và các công trình điêu khắc và sắp đặt.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Transformo-os em peças bi e tridimensionais e esculturas e instalações.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Vyrobila som z nich dvoj a trojrozmerné predmety, sochy a exponáty.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Zamieniam je w dwu- i trójwymiarowe dzieła, rzeźby i instalacje.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Τις μετατρέπω σε κομμάτια δύο και τριών διαστάσεων, σε γλυπτά και σε εγκαταστάσεις.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Аз ги превръщам в дву- и триизмерни произведения, и скулптури, и инсталации.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Я делаю из них пространственные композиции, скульптуры и инсталляции.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.Я роблю з них дво- та тривимірні композиції, скульптури та інсталяції.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.אני הופכת אותם ליצירות דו-מימד ותלת-מימד לפסלים ויצירות שאני מתקינה.
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.واستخدمهم لصناعة قطع فنية ومجسمات ثنائية ... وثلاثية الابعاد
Onları iki ve üç boyutlu parçalar, heykeller ve düzenekler haline getirdim.立体芸術を作っています プラスチック使用から約8年後
Oysa Klasik dönem heykellerini hatırlayalım, ağırbaşlıdırlar, duruşları dengelidir, çok sakin gözükürler.Na rozdíl od klasických postav, které vypadaly napřímeně, klidně a strojeně. Rohodně.
Oysa Klasik dönem heykellerini hatırlayalım, ağırbaşlıdırlar, duruşları dengelidir, çok sakin gözükürler.У той же час, класичні статуї виглядають дуже стримано, вони в стані спокою. Точно.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Я неожиданно поняла, что мои ноги могут быть скульптурой.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Aquí es donde realmente me di cuenta -- que mis piernas podrían ser esculturas usables.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Atunci am realizat -- picioarele mele puteau fi sculpturi mobile.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.C'est ici que j'ai réalisé que mes jambes étaient des sculptures portables.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Da ist mir wirklich klar geworden - dass meine Beine tragbare Skulpturen sein können.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Det var her, det virkelig slog mig, at mine ben kunne være kunst man kan have på.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Foi aqui que percebi realmente que as minhas pernas podiam ser uma escultura de vestir.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Här slog det mig verkligen -- att mina ben kan vara bärbara skulpturer.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Hierdoor werd het me opeens duidelijk -- dat mijn benen kunstwerken kunnen zijn.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Inilah yang menyadarkan saya -- bahwa kaki saya adalah seni pahat yang bisa dipakai.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Itt csapott belém igazán a felismerés, hogy a lábaim hordható szobrok is lehetnek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod