Heykelleri ortaya çıkardıktan sonra onları boyamam gerekiyor.Et après les avoir effectivement sculptés, je dois les peindre.
Heykelleri ortaya çıkardıktan sonra onları boyamam gerekiyor.색칠하는 것은 조각을 다 마친 후에 하지요.
Heykelleri ortaya çıkardıktan sonra onları boyamam gerekiyor.Nadat ik ze gevormd heb, moet ik ze beschilderen.
Heykelleri ortaya çıkardıktan sonra onları boyamam gerekiyor.Po zakończeniu rzeźbienia zostaje malowanie.
Heykelleri ortaya çıkardıktan sonra onları boyamam gerekiyor.Und nachdem ich sie tatsächlich geformt habe, muss ich sie anmalen.
Heykelleri ortaya çıkardıktan sonra onları boyamam gerekiyor.Và khi tôi hoàn thành điêu khắc chúng, tôi phải sơn chúng.
Heykelleri ortaya çıkardıktan sonra onları boyamam gerekiyor.Y después de esculpirlos tuve que pintarlos. Tuve que pintarlos.
Heykelleri ortaya çıkardıktan sonra onları boyamam gerekiyor.И после завершения скульптур, их надо покрасить.
Heykelleri ortaya çıkardıktan sonra onları boyamam gerekiyor.След като ги скулптирам, трябва и да ги боядисам.
Heykelleri ortaya çıkardıktan sonra onları boyamam gerekiyor.ואחרי שפיסלתי אותם, הייתי צריך לצבוע אותם.
Heykelleri ortaya çıkardıktan sonra onları boyamam gerekiyor.وبعد نحتهما علي أن أطليهما...
Heykelleri ortaya çıkardıktan sonra onları boyamam gerekiyor.色を塗るんだ 死んだハエを使って
Heykeller, Roma sanatını yansıtırken aynı zamanda Roma'nın politik ideolojisiyle de doluydular.-- Et beaucoup plus de copies ont été faits c'est juste celui qui est arrivé à survivre.
Heykeller, Roma sanatını yansıtırken aynı zamanda Roma'nın politik ideolojisiyle de doluydular.הם היו מלאים באידיאולוגיה פוליטית רומית, כמו בהרבה אמנות רומית אחרת.
Heykeller, Roma sanatını yansıtırken aynı zamanda Roma'nın politik ideolojisiyle de doluydular.كانو مليئين بالفكر الأيدولوجي الروماني المستخدم في تلك الفترة
Hiç resim veya eskiz yapmıyorum, Bana heykeller de biraz resim çizimleriymiş gibi geliyor.Nigdy nie robię rysunków ani szkiców, czuję się trochę tak, jakby to rzeźby były rysunkami.
Hiç resim veya eskiz yapmıyorum, Bana heykeller de biraz resim çizimleriymiş gibi geliyor.Nunca hago dibujos o bosquejos, de cierto modo siento que las esculturas en sí son como dibujos.
Hristiyanlığa ait imgelerin, heykellerin canlandırılması ustaca gerçekleştirilmiş.l'iconographie de la tradition chrétienne.
Hristiyanlığa ait imgelerin, heykellerin canlandırılması ustaca gerçekleştirilmiş.האיקונוגרפיה המסורת הנוצרית
İlk bakışta aklımıza gelmeyen bir şeyi hemen belirteyim. Genelde bu heykellerin hep beyaz olduğunu düşünürüz.Но боите биха помогнали на зрителите ниско долу да видят детайлите по скулпторите.
İnka heykelleri İngiliz müzelerinde hazine değeri görürler.셰익스피어의 작품들은 지구의 주요 언어로 모두 번역이 되었죠.
İnka heykelleri İngiliz müzelerinde hazine değeri görürler.Pensem simplesmente no jazz ou nos filmes americanos eles chegam a todo o lado.
İnka heykelleri İngiliz müzelerinde hazine değeri görürler.Shakespeare-t pedig a világ összes fő nyelvére lefordították.
İnka heykelleri İngiliz müzelerinde hazine değeri görürler.Szekspira tłumaczy się na wszystkie języki świata.
İnka heykelleri İngiliz müzelerinde hazine değeri görürler.Trong khi đó kịch Shakespeare được dịch ra các thứ tiếng trên thế giới.
İnka heykelleri İngiliz müzelerinde hazine değeri görürler.בעוד ששייקספיר מתורגם לכל שפה מרכזית בעולם.
İnka heykelleri İngiliz müzelerinde hazine değeri görürler.بينما أعمال شكسبير تمت ترجمتها إلى كل لغة رئيسية على وجه الأرض
İnka heykelleri İngiliz müzelerinde hazine değeri görürler.地上の主要なあらゆる言語へと翻訳され アメリカのジャズや映画は
İşin açığını isterseniz, tam ortadaki heykeller tamamen kayıp.De fapt, componentele din mijloc lipsesc cu desvarsire.
İşin açığını isterseniz, tam ortadaki heykeller tamamen kayıp.De figuren worden naar het midden toe groter en zo kun je nog steeds de driehoek zien.
İşin açığını isterseniz, tam ortadaki heykeller tamamen kayıp.Il fatto è, che le metà delle figure sono completamente mancanti.
İşin açığını isterseniz, tam ortadaki heykeller tamamen kayıp.Jen ty postavy uprostřed tu nejsou.
İşin açığını isterseniz, tam ortadaki heykeller tamamen kayıp.Vamos a dar un breve repaso a la historia
İşin açığını isterseniz, tam ortadaki heykeller tamamen kayıp.Voici un aperçu rapide du récit qu'elles racontent ...
İşin açığını isterseniz, tam ortadaki heykeller tamamen kayıp.Το γεγονός, βέβαια, είναι ότι οι μορφές του κέντρου λείπουν εντελώς.
İşin açığını isterseniz, tam ortadaki heykeller tamamen kayıp.Річ в тому, що центральні фігури - повністю втрачені.
İşin açığını isterseniz, tam ortadaki heykeller tamamen kayıp.彫刻が欠けてしまっているんです それでは、少しこの当時の物語を紹介しますね
Kadının sol kolunun altındaki bölgeye bakarsanız, bahçe süslemesinde kullanılan bazı heykeller var.Přímo pod její levou rukou. Toto je zahrada, která je přerostlá a bujná.
Kadınların kamudaki yeri bahçelerin, heykellerin, yürüyüş yollarının olduğu revaklar.Hun openbare plek is de zuilengalerij met tuinen, beelden en voetpaden om over te wandelen.
Kadınların kamudaki yeri bahçelerin, heykellerin, yürüyüş yollarının olduğu revaklar.Ihr Platz in der Öffentlichkeit sind die Portiken mit ihren Gärten und Skulpturen und ihren Wandelgängen.
Kadınların kamudaki yeri bahçelerin, heykellerin, yürüyüş yollarının olduğu revaklar.Il loro spazio pubblico è nei portici con giardini, sculture, e sentieri percorribili a piedi.
Kadınların kamudaki yeri bahçelerin, heykellerin, yürüyüş yollarının olduğu revaklar.그들의 대중적 지위는 마당과 조각상들과
Kadınların kamudaki yeri bahçelerin, heykellerin, yürüyüş yollarının olduğu revaklar.Mogą przebywać w takich miejscach publicznych jak portyki z ogrodami, rzeźbami, i alejkami do spacerowania.
Kadınların kamudaki yeri bahçelerin, heykellerin, yürüyüş yollarının olduğu revaklar.Ở chốn công cộng, chỗ của họ là dưới mái vòm, với vườn tược, các bức tượng, và những lối đi.
Kadınların kamudaki yeri bahçelerin, heykellerin, yürüyüş yollarının olduğu revaklar.O lugar delas em público é nos pórticos com jardins com esculturas e com caminhos por onde passear.
Kadınların kamudaki yeri bahçelerin, heykellerin, yürüyüş yollarının olduğu revaklar.Su lugar en público son los pórticos con jardines, con esculturas y con senderos para caminar.
Kadınların kamudaki yeri bahçelerin, heykellerin, yürüyüş yollarının olduğu revaklar.Для женщин публичными местами были портики, с садами, скульптурами, и дорожками для прогулок.
Kadınların kamudaki yeri bahçelerin, heykellerin, yürüyüş yollarının olduğu revaklar.המקום שלהן בציבור הוא בפורטיקוס עם גנים, עם פסלים,
Kadınların kamudaki yeri bahçelerin, heykellerin, yürüyüş yollarının olduğu revaklar.庭や彫刻のある柱廊で 庭や彫刻のある柱廊で 歩くための回廊もありました
Klasik dönem heykellerindeki figürler zamansızdır.Věčnost klasické doby se mění v zachycení momentu.
Klasik dönem heykellerindeki figürler zamansızdır.Вместо безвременья классического искусства здесь - ощущение момента.
Kulağı şişmiş, zedelenmiş. .Bu dönemin heykellerinde oturan figürler çok azdır, genelde figürler ayakta durur.Его ухо распухло, деформировалось. Ж: Нечасто можно увидеть сидящую статую.
Kuzey Chou Hanedanı'na ait heykellerin diğer bir özelliği de kare şekilli yüzlerdir.El otro aspecto que es Chou Norte es la forma cuadrada de la cara,
Kuzey Chou Hanedanı'na ait heykellerin diğer bir özelliği de kare şekilli yüzlerdir.Іншим фактом є те, що для Північної Чжоу характерна квадратна форма обличчя,
Kuzey Chou Hanedanı'na ait heykellerin diğer bir özelliği de kare şekilli yüzlerdir.والتفاصيل التي غالبا ما نراها في الجيو الشمالي، والجانب الأخر هو أن الجيو الشمالي مربع الشكل للوجه
LED heykelleri yapmaya başladım.MDF로 된 작은 박스들 안에서 사는 것들이죠.
LED heykelleri yapmaya başladım.שחיו בקופסאות קטנות של אם.די.אף.
LED heykelleri yapmaya başladım.التي كنت أضعها داخل صناديق من خشب ال"MDF"
LED heykelleri yapmaya başladım.イタリア展覧会用のlight boxシリーズです
Londra'da British Museum'dayız ve tarihteki en ünlü heykellerden bazılarına bakıyoruz. .Jsme v Britském muzeu a díváme se na jedny z nejslavnějších soch všech dob.