Gemilerin yapımı, gönderilen Osmanlı heyetleri tarafından incelenmekte idi ve raporlar gönderiliyordu.كان الوفد العثماني يقوم بفحص عمليات التصنيع الخاصة بالسفن، و أرسال التقارير.
Âfet Hanım, heyetin kurulmasından sonra Türk Tarih Heyeti'nin bilimsel çalışmalarına katıldı.وبعد تشكيل اللجنة شاركت عفت عنان في الدراسات العلمية للجنة التاريخية التركية.
Kalabalık, 1189'da I. Richard'ın taç giyme törenine katılan Yahudi heyetine saldırdı.في عام 1189، هوجم جمهور من اليهود الذين كانوا يحضرون تتويج ريتشارد قلب الأسد.
Silverman aynı zamanda New York Üniversitesi'nin mütevelli heyeti üyesidir.غورتون هو أيضا مستشار في المكتب الوطني للبحوث الآسيوية.
Açılımı Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) olan vakfın mütevelli heyeti arasında yer almıştır.اخذت المؤسسة التركية لخدمة الشباب والتربية مكانا بين امناء مجلس المؤسسة.
O zamandan beri, bir dizi UNESCO heyeti düzenli olarak siteyi ziyaret etti ve projeye katkıda bulundu.Desde então, uma série de missões da UNESCO visita regularmente o local e ajuda com o projeto.
Ön şartları tartışmak için her iki taraf Mesembria'ya heyet yolladılar.Ambos os lados enviados delegações à Mesembria para discutir os termos preliminares.
Hem Londra Ulusal Galerisi hem de Tate Galerisi'nin mütevelli heyetindeydi.Ele foi um curador, tanto da National Gallery, como da Tate Gallery.
Belirsiz bir tarihte, Fotios, Bağdat'ta bulunan Abbasiler'e giden elçi heyetine katılmıştır.Numa data incerta, Fócio participou ainda de uma embaixada aos abássidas de Bagdá.
Mahkeme heyeti bunlardan birini seçebiliyordu.Isso, provavelmente, era o que a Comissão Julgadora procurava.
Heyetin amacı bir ittifak sağlamaktır.Dispor de um objeto significa fazer um pacto.
Televizyon reyting ölçümleri denetleme heyeti başkanlığı görevinde bulundu.A agenda das reuniões parece ser controlada pelo Secretário-Geral.
Günün sonunda üniversite, Mütevelli Heyeti kararıyla süresiz olarak kapatılmıştır.Ao fim deste período a escola é obrigada a fechar por pressão das autoridades.
Ancak Lozan Konferansı sıralarında İngiliz heyeti "Türkmenler" olarak ifade etmişlerdir.Após seis dias de negociações nesta conferência foi aprovado o "Manifesto dos Ministros de Hong Kong".
Heyet üyesi değildir.Não é um organismo estatal.
Kırmızı Kitap, İhtiyarlar Heyeti'nin korumasındadır.Sentinela São os principais protetores da Federação.
Heyete geçici hükümet kurma görevi verildi.Deveria ser rapidamente seguida pela formação de um Conselho de Administração Provisório.
Sadrazam da heyet topladı ve Girit idaresinde değişiklik yapıldı.Alimentar os golfinhos também se tornou um problema e levou a mudanças comportamentais.
4 Eylül 1914 tarihinde 1. Ordu Kurmay heyetine atandı.Em 1 de dezembro de 1914, ele foi chamado para o serviço militar.
Sayıları yaklaşık 100.000'i bulan heyet ordusu büyük kayıplar vererek çekildi.O exército espanhol, com cerca de 100 000 homens, encontrava-se paralisado.
Hem Londra Ulusal Galerisi hem de Tate Galerisi'nin mütevelli heyetindeydi.Hij was commissaris van zowel de National Gallery als de Tate Gallery.
Avrupa'da Konvansiyonel Silahlı Kuvvetler Antlaşması'na dair Norveç müzakere heyetine başkanlık etmiştir.President Poetin zegt het Verdrag van Conventionele Strijdkrachten in Europa op.
Ulemanın dağılması için heyet gönderilip uzlaşılmak istendiyse de bu hiçbir işe yaramadı.Toen hij het gedaan had, wilde hij het er toch uit wassen, maar dat lukte niet.
Heyetin amacı bir ittifak sağlamaktır.Het uiteindelijke doel is een alienbasis te vernietigen.
Kısaca, Katolik Kilise'nin 'merkezi yönetimi' Papa ve Kardinaller Heyeti'den oluşur.De centrale 'regering' van de Katholieke Kerk berust bij de paus en het college van Kardinalen.
Heyet ilk dönem pek iyi karşılanmamıştır.Het werk werd bij de première nogal slecht onthaald.
Sayıları yaklaşık 100.000'i bulan heyet ordusu büyük kayıplar vererek çekildi.Schapurs leger van rond 100.000 man had hierbij zware verliezen geleden.
Yolculuğunda ona eşlik eden heyette yer aldı.Op zijn thuisreis vergezelde Köbner hem.
Bu durum cepheyi ziyarete gelen heyetleri hayretler içinde bırakacaktır.In dit verhaal maken de begijntjes hun debuut in de reeks.
Ve heyet Williams'ı 200.000 dolar ödemeye mecbur bıraktı.Goldwyn betaalde Kaye 200.000 dollar.
(Elesker'in doğumunun 150. yılı münasebetiyle bir heyet tarafından hazırlanmıştır.)(Uitgave ter gelegenheid van het 50-jarig jubileum van Kasteel Oost).
Yolda heyete daha fazla İspanyol katıldı.Aan de koers doen vooral Spaanse teams mee.
Ayrıca köy ihtiyar heyeti bu konulara duyarsız kalmaktadır.Het gemeentebestuur bleef ongevoelig voor deze protesten.
Bugün ise kuralları uygulayan hakem heyetleri oluşturulmuştur.Effectenrecht voorziet tegenwoordig in regels die dit verbieden.
Taraflar hakem heyeti kararlara karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.Kandidaten kunnen een klacht binnen tien dagen bij de raad indienen.
1984 yılından sonra çeşitli gazetelerin idare heyetlerinde görev aldı.Vanaf 1984 werkte hij ook in diverse technieken op papier.
İstanbul Hükümeti Temsil Heyetini tanımak istemedi.De regering in Istanboel weigerde nog steeds de realiteit te erkennen.
Yeni Düzen. ^ "Mütevelli Heyeti".Pożyteczna organizacja. „W Służbie Penitencjarnej”.
Bu heyet Sultan'dan Akka'ya hücum etmemesini isteyecekti.Czuje się odpowiedzialny za to, aby nic nie stało się Toroko.
Kalabalık, 1189'da I. Richard'ın taç giyme törenine katılan Yahudi heyetine saldırdı.W 1189, delegacja Żydów biorąca udział w koronacji Ryszarda Lwie Serce została zaatakowana przez tłum.
Polonya'nın Brest-Litovsk kasabasında barış heyeti toplanmıştır.Związek ten umocnił pokój polsko-litewski.
Yarışmacıların eserleri jüri heyeti tarafından incelendi.Zawodnicy byli następnie informowani o decyzji jury.
Ancak heyet Batum'a geldiğinde sınırdan içeri girmelerine izin verilmez.Gdy tylko są na Wembley Arena nie mogą się powstrzymać od wejścia za kulisy.
Her kast, kendi toplumunu gözeten bir ihtiyar heyeti tarafından temsil ediliyordu.Każdy Legion formowany był na wzór samodzielnej kompanii.
Kış heyeti gönderilemeyen bölgelere yaz dershaneleri açılmıştır.Wpierw prowadzono w nim kolonie letnie dla dzieci bezrobotnych.
Kralın mektubuna geciken yanıt, mektubu getiren heyetin esir alınıp hapsedilmesiyle sonuçlandı.Królowa po otrzymaniu listu niezwłocznie spełniła rozkaz zawarty w liście.
1933 - Türkiye'de kadınlara köy ihtiyar heyetlerine ve muhtarlığa seçme ile seçilme hakkı verildi.1934: Kobiety w Turcji otrzymały czynne i bierne prawa wyborcze.
Olaylar Kızıl Haç temsilcilerinin de içinde bulunduğu uluslararası bir heyet tarafından incelendi.Nawiązał współpracę z Czerwonym Krzyżem został również Rady Komitetu dla Uchodźców.
Her iki ordunun da komuta heyeti tecrübeli komutanlardan oluşmaktadır.Funkcja komendanta pozostawała jednak nadal w rękach dwóch instruktorów.
Zamanla ilgili bu olgu büyük heyecan yarattı, özel bir heyet bu garipliği bildirmek üzere Papa'ya yollandı.Zgromadzono ich w honorowym sektorze, aby mogli bezpośrednio zamienić kilka słów z papieżem.
Donanma Cemiyeti tiyatro heyetinde çalıştı.Działał w Syndykacie Dziennikarzy Pomorskich.
1963'te hakem heyeti kararıyla başpehlivanlığa yükseldi.År 1961 beviljades Helander resning av Högsta domstolen.
Cumhuriyetin heyetinin Ermeni ve Gürcü üyeleri duraklamaya başladı.De armeniska och georgiska medlemmarna i den Transkaukasiska republiken satte sig på tvären.
İşçi Sigortaları Teftiş Heyeti Müdürlüğü yaptı.Betänkande, Arbetareförsäkringskomiténs.
Kıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi Mütevelli Heyet üyesidir.Medlemsorganisation i Vetenskapliga samfundens delegation.
Hem Londra Ulusal Galerisi hem de Tate Galerisi'nin mütevelli heyetindeydi.Han är representerad i National Gallery och Tate Gallery.
Taraflar hakem heyeti kararlara karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.Beslut kan överklagas till mark- och miljödomstolen inom fyra veckor från beslutsdatum.
Yaşananları incelemek için, İstanbul'dan iki heyet gönderildi.Från Chile sändes därför två expeditioner för att återställa det tidigare läget.
Polonya'nın Brest-Litovsk kasabasında barış heyeti toplanmıştır.Trotskij deltog vid fredsförhandlingarna i Brest-Litovsk.
İsyancı Ordunun kurmay heyetinde görev yapar.Kvinnor i republikanska armén under träning.