Olaylar Kızıl Haç temsilcilerinin de içinde bulunduğu uluslararası bir heyet tarafından incelendi.Sie wurden gut verpflegt und von Vertretern des Internationalen Komitees vom Roten Kreuz dort besucht.
Heyet üyesi değildir.Sie ist nicht Mitglied des Parlaments.
961-976) emriyle kurulan bir heyet tarafından yapılmıştır.961 bis 963) bestellt worden waren.
Yolculuğunda ona eşlik eden heyette yer aldı.Auf dieser Reise begleitete ihn seine Frau.
Müdür aynı zamanda başkanlık heyetinin bir üyesidir.Der Geschäftsführer ist zugleich Mitglied des Präsidiums.
Uluslararası araştırma heyeti.Bericht der Internationalen Untersuchungskommission.
Yarışmacıların eserleri jüri heyeti tarafından incelendi.Die Tätigkeit der Schiedsrichter wird von Spielkommissionen überwacht.
Daha sonra kendisini suçsuz bulan mahkeme heyetindeki hâkim üyeler ordudan ihraç edildi.Er fragte dabei, ob die Schuldigen in der Armee zur Rechenschaft gezogen würden.
Şimdiki adını ise, köy heyetinin ortak kararıyla almıştır.Diese erhielt dadurch ihren jetzigen Namen.
Gösterdiği bu başarılı performans Arjantin millî takımı Teknik Heyeti’nin de ilgisini çekmiştir.In dieser Disziplin gab es lediglich eine Teamwertung, die er mit der argentinischen Mannschaft gewann.
Bu sıralarda Utrecht ve Aachen'daki kilise heyetlerine üye olarak atandı.Sie hatte den Orden in Jülich und Aachen kennengelernt.
Avrasya Üniversitesi Mütevelli Heyeti tarafından yönetilmektedir.Geleitet wird die Universität vom Vizekanzler.
Fakat konferans temsil heyetini resmi olarak kabul etmedi.Dennoch fühlte sich die Gräfin in ihrer Position nicht wohl.
1995 yılı itibarıyla Alman Kızılhaç’ın „Humanitäres Völkerrecht“ adlı heyetin’de üye olmaktadır.Seit 1995 ist Marauhn Mitglied des Fachausschusses „Humanitäres Völkerrecht“ des Deutschen Roten Kreuzes.
Kara Kuvvetleri Kurmay Heyeti ona danışmanlık ve yardımcılık yapar.Die Mitglieder des Kuratoriums stehen dem Vorstand beratend und unterstützend zur Seite.
Üstünkaya aynı zamanda Galatasaray Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi’ydi.Dem Kuratorium des Vereins Viktoria Studienhaus gehörte sie ebenfalls an.
Bugün heyetin görevi biliniyor.Heute widmet sich der Orden der Missionsarbeit.
Halledilen Sultan İbrahim'e katına bir heyet gönderilerek tahtan indirildiği ona açıklandı.Le mot « millî » vient du terme coranique « millat » qui est accolé à Ibrâhîm (Abraham).
Burada gemiler, kaybolan keşif heyetinin işaretleri yönelik farklı bölgeleri aramak için dağılmışlardır.Les navires se dispersent pour rechercher des signes de l'expédition disparue.
Keşif heyeti Ekim 1851'in başında İngiltere'ye geri dönmüştür.Les navires retournent en Angleterre au début du mois d'octobre 1851.
Cumhuriyetin heyetinin Ermeni ve Gürcü üyeleri duraklamaya başladı.Les membres arméniens et géorgiens de la délégation commencèrent à ne plus s'entendre.
Kralın mektubuna geciken yanıt, mektubu getiren heyetin esir alınıp hapsedilmesiyle sonuçlandı.Une réponse tardive à la lettre du roi aboutit à l'incarcération de la députation qui la transporte.
Mütevelli Heyeti, Beyrut Amerikan Üniversitesi, Lübnan (1980-1982).Conseil d’Administration, Université Américaine de Beyrouth, Beyrouth-Liban, 1980-1982.
Kalabalık, 1189'da I. Richard'ın taç giyme törenine katılan Yahudi heyetine saldırdı.En 1189, la députation juive venue pour le couronnement de Richard cœur de Lion est attaquée par la foule.
Heyete geçici hükümet kurma görevi verildi.Ce dernier est chargé de composer un gouvernement provisoire.
Mütevelli Heyeti ve Başkan, Ulusal Müzik Konservatuvarı (NMC), Amman, Ürdün Haşimi Krallığı (2003-2005).Comité Directeur, Conservatoire National de Musique (NMC), Amman, Jordanie, 2003-2005.
Taraflar hakem heyeti kararlara karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.Un autre appel pourra ensuite être interjeté devant la Haute Cour Populaire de Pékin dans les 15 jours.
1996 yılında Brüksel'de Avrupa Birliği ve NATO'da Hırvat heyetinin bir danışmanı oldu.En 1996 il est conseiller au sein de la mission croate auprès de l'Union européenne et de l'OTAN à Bruxelles.
Heyet 15 Kasım’da Guyana’nın başkenti Georgetown’a geldi.Il arrive dans la capitale colombienne le 15 novembre.
Piri 2006 ve 2008 yılları arasında Avrupa Parlamentosu İşçi Partisi heyetinin siyasi danışmanı olarak çalıştı.Entre 2006 et 2008, Kati Piri travaille pour le groupe du Parti socialiste européen.
İhtiyar Heyeti – Silahsız Kuvvet'in bir albümü.Position du chien d'une arme non armée.
Aynı yıl İstanbul Konservatuvarı Türk Musikisi İcra Heyeti'ne kabul edildi.Depuis cette même année, la gare est inscrite au patrimoine culturel norvégien.
Fakat konferans temsil heyetini resmi olarak kabul etmedi.Le préfet refusa d'y assister officiellement.
Üstün zekâ ve yetenekte olan öğrenciler, öğrenci seçme heyetince belirlenmektedir.Les points élèves et savoirs sont privilégiés au détriment du professeur.
Zeus'un gönderdiği heyet gelmek üzeredir.L'affaire est portée devant Zeus.
1340 civarında birkaç İspanyol ve Portekiz keşif heyeti adaya gönderilmistir.En 1341, des explorateurs italiens et portugais préparent une expédition commune.
Olaylar Kızıl Haç temsilcilerinin de içinde bulunduğu uluslararası bir heyet tarafından incelendi.Les fondateurs s'inspirent du Comité international de la Croix Rouge récemment formé.
Mütevelli Heyeti, Avrupa Perspektifi, Paris, Fransa (2005-2007).Alto Patronato, Perspectiva Europea, Paris, Francia (2005-2007).
Keşif heyeti Ekim 1851'in başında İngiltere'ye geri dönmüştür.La expedición regresó a Inglaterra a principios de octubre de 1851.
Mütevelli Heyeti, Beyrut Amerikan Üniversitesi, Lübnan (1980-1982).Junta Directiva, Universidad Americana de Beirut, Líbano (1980-1982).
Heyet üyesi değildir.No es diputado.
Mütevelli Heyeti, Arap Yolsuzlukla Mücadele Teşkilatı, Lübnan (2007’den günümüze).Junta Directiva, Organización Árabe de Anticorrupción, Líbano (Desde 2007).
Zeus'un gönderdiği heyet gelmek üzeredir.La tempestad anunciada por Zeus ya da inicio.
Ayrıca Musk California Institute of Technology’nin de mütevelli heyetinin üyesidir.Musk también es miembro de la junta de fiduciarios del California Institute of Technology (Caltech).
Heyet ilk dönem pek iyi karşılanmamıştır.No pudo ser representada íntegramente la primera vez.
Bu Cemiyet sonunda Heyet-i Temsiliye kararıyla kapatıldı.Finalizó con la capitulación definitiva de la fortaleza.
Bu sebeple pek çok resmi yabancı heyet, Ermenistan ziyaretine buradan başlamaktadır.De este modo comenzaron a aparecer en la escena política egipcia un buen número de partidos políticos nuevos.
Bunlardan en önemlisi hiç kuşku yok ki Havza heyetidir.No hay ninguna duda, en primer lugar, de que todo lo que es pío es justo.
I. Balkan Savaşı sonrası sulh heyetine atandı.UU. para poner fin a la guerra de Cuba.
1984 yılından sonra çeşitli gazetelerin idare heyetlerinde görev aldı.Además, hasta 1989, se encargó de diferentes departamentos de este periódico.
Hayati, 60. dakikada oyuna döndü. ^ "Futbol heyetinin tebliği".«Ya se hizo oficial». Fútbol 360.
Her kast, kendi toplumunu gözeten bir ihtiyar heyeti tarafından temsil ediliyordu.Cada casta estaba representada en cada población por un consejo de ancianos.
Mütevelli Heyeti, Kral Hüseyin Kanser Merkezi (KHCC), Ürdün Haşimi Krallığı (2003-2006).Junta Directiva, Centro Rey Hussein de Cáncer (KHCC), Reino Hachemita de Jordania (2003-2006).
Şehir heyeti de teslim olmayı kararlaştırdı.Los habitantes de la ciudad negocian la rendición.
Yolculuğunda ona eşlik eden heyette yer aldı.Su esposa le acompaña en su viaje.
6 Mayıs - TBMM İcra Vekilleri Heyeti, İstanbul gazetelerinin Anadolu'ya sokulmasını yaaakladı.Lunes 31 de octubre — Se reportó que los disturbios se extendieron hasta Sena-San Denis.
Heyetin amacı bir ittifak sağlamaktır.Aquellos cuya función es atar un objeto.
Aralık 2011'de SOPA, ABD Yargı Heyeti gündemine alındı.La ACLU presentó una apelación a la Corte Suprema de Estados Unidos en diciembre de 2010.
Maden araştırması için İtalyalı bir heyete izin veriliyordu.Se nombró una comisión para el estudio de los recursos mineros.
İşçi Sigortaları Teftiş Heyeti Müdürlüğü yaptı.Consejero encargado de la Oficina del Consumidor.