Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.いまだ出会ったことがありません 誰かを欲することとは別物で 世話されることで欲望は萎えます
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.바크(짖다), 푸들, 수잔 R... 계속 이어집니다.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Suzanne R." -- anh ấy đi xem các cuộc đua rồi.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Suzanne R. -- dia pergi mengikuti balapan.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Suzanne R. — ele está à deriva.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Suzanne R. -- és ez mindennek csak a kezdete.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Suzanne R. -- hij verliest er zichzelf helemaal in.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Suzanne R. -- iată-l galopând.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Suzanne R. -- il part dans les (???)
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Suzanne R. - in tok ga odpelje.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Suzanne R. -- je velmi zaneprázdněný.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Suzanne R. - lui ce l'ha fatta.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Suzanne R. -- rozpędza się.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Suzanne R. -- und schon hat er sich verlaufen.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Suzanne R. y se va a las carreras.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Σουζάν Ρ. -- καθ' οδόν προς τις κούρσες.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Сузан Р. - и продължава да препуска.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.Сюзан Р. -- и вот его уже понесло.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.סוזאן ר. -- הוא כבר בענייני מירוצים.
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.ر سوزان -- خارج السباقات
Suzanne R. kelimelerini hatırlatıyor. Çok da heyecanlanıyor.ここに素晴らしい意識の流れがあります
SW: Evet. Gerçekten çok,çok heyecanlanırdı.Ela ficaria muito entusiasmada.
SW: Evet. Gerçekten çok,çok heyecanlanırdı.네 정말 정말 흥분해 있답니다
SW: Evet. Gerçekten çok,çok heyecanlanırdı.כן. זה ממש ממש ירגש אותה.
SW: Evet. Gerçekten çok,çok heyecanlanırdı.ستيفاني: نعم. هي تصبح متحمسة، أكثر و أكثر.
SW: Evet. Gerçekten çok,çok heyecanlanırdı.(笑)
Tabii ki varım. Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Bár nem osztom lelkesedésedet, de tudod, milyen vagyok.
Tabii ki varım. Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Макар да не споделям ентусиазма му, познаваш ме.
Tabii Londra'da, ama çok heyecanlandılar.Adică, la Londra în cazul lor, dar erau încântaţi de idee.
Tabii Londra'da, ama çok heyecanlandılar. - Ben, bilemiyorum...Ze vonden het fantastisch.
Tabii Londra'da, ama çok heyecanlandılar.Digo, en su caso, en Londres, pero estaban emocionados.
Tabii Londra'da, ama çok heyecanlandılar.Teljesen fellelkesültek.
Takdir edersiniz ki acayip heyecanlandım. Bunun ta altı yaşımdan beri hayalini kuruyordum.A ohromně jsem se nadchnul, protože o tomhle jsem snil od svých šesti let.
Takdir edersiniz ki acayip heyecanlandım. Bunun ta altı yaşımdan beri hayalini kuruyordum.Et j'étais complètement excité, car c'est quelquechose dont je rêvai depuis l'âge de six ans.
Takdir edersiniz ki acayip heyecanlandım. Bunun ta altı yaşımdan beri hayalini kuruyordum.وكنت متحمسا جدا لأنه شيء حلمت به مذ كان عمري 6 سنوات
Takımımız kazanmaya devam ettikçe burada herkes daha da heyecanlanyordu.La squadra vinceva e tutti qui eravamo sempre piú eccitati.
Takımımız kazanmaya devam ettikçe burada herkes daha da heyecanlanyordu.Nasz zespół cały czas wygrywał i wszyscy byli tym niezwykle podeskcytowani.
Takımımız kazanmaya devam ettikçe burada herkes daha da heyecanlanyordu.Notre équipe a continué de gagner et tout le monde ici était de plus en plus enthousiaste.
Takımımız kazanmaya devam ettikçe burada herkes daha da heyecanlanyordu.Our team kept winning and everybody down here 우루과이는 계속 이겼고, was more and more excited. 저희 모두, 점점 신이 났습니다
Takımımız kazanmaya devam ettikçe burada herkes daha da heyecanlanyordu.Unser Team gewann weiter und jeder hier wurde immer aufgeregter.
Takımımız kazanmaya devam ettikçe burada herkes daha da heyecanlanyordu.Наша команда продолжала выигрывать и все там становились более и более заинтересованными.
Takımımız kazanmaya devam ettikçe burada herkes daha da heyecanlanyordu.取引先の社員の方々もサッカーが好きになり、 そしてウルグアイの事も好きになってくれました。
Türlerarası internet ihtimali bile bizi heyecanlandırıyor.Jesteśmy podekscytowani możliwością międzygatunkowego Internetu.
Türlerarası internet ihtimali bile bizi heyecanlandırıyor.우리는 종간 인터넷의 가능성에 대해 아주 고무되어 있습니다.
Türlerarası internet ihtimali bile bizi heyecanlandırıyor. Konferans K.J.'nin çok hoşuna gitti zaten.Chúng tôi thật sự hào hứng về khả năng của internet giữa các sinh vật, và K.J rất thích hội thảo này.
Türlerarası internet ihtimali bile bizi heyecanlandırıyor. Konferans K.J.'nin çok hoşuna gitti zaten.Мы очень увлечены идеей межвидового Интернета, и Кей Джей с удовольствием участвует в конференции.
Türlerarası internet ihtimali bile bizi heyecanlandırıyor.Suntem entuziaști de posibilitățile unui Internet inter-specii.
Türlerarası internet ihtimali bile bizi heyecanlandırıyor.Wir sind auf die Möglichkeiten eines Interspezies-Internet richtig gespannt.
Türlerarası internet ihtimali bile bizi heyecanlandırıyor.. אנחנו ממש מתרגשים מהאפשרות של אינטרנט בין המינים.
Türlerarası internet ihtimali bile bizi heyecanlandırıyor.ونحن جد متحمسين بخصوص الفرص التي يتيحها إنترنت ما بين الأنواع الحية،
Türlerarası internet ihtimali bile bizi heyecanlandırıyor.本当に楽しみにしています KJはカンファレンスを とても楽しんでいますよ
Uzun, heyecanla dolu bir haftaydı. Bu bir törendi.זה היה שבוע שלם של התרגשות.
Uzun, heyecanla dolu bir haftaydı.Celý týden jsme byli nadšení.
Uzun, heyecanla dolu bir haftaydı.C'est une semaine entière d'excitation.
Uzun, heyecanla dolu bir haftaydı.Det är en hel lång vecka full av uppståndelse.
Uzun, heyecanla dolu bir haftaydı.Đó là một tuần dài đầy thú vị.
Uzun, heyecanla dolu bir haftaydı.Een hele week lang opwinding.
Uzun, heyecanla dolu bir haftaydı.Es una larga semana de emoción.
Uzun, heyecanla dolu bir haftaydı.Es war eine ganze Woche voller Aufregung.
Uzun, heyecanla dolu bir haftaydı.È un'intera settimana di euforia.