Ana içeriğe geç
Sözlük

heyecanla ile cümle

heyecanla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Jag blev inte bara förtjust, utan också väldigt rörd.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.J'en étais non seulement enchantée, mais aussi très touchée.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.저는 기쁘고도, 굉장히 감동을 받았습니다.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Lenyűgözött, és egyben meg is indított.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Lúc đó, tôi không chỉ sung sướng, mà còn rất cảm động.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Não fiquei só encantada, fiquei muito comovida.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Nebola som len očarená, úplne to mnou pohlo.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Nejen, že mě to okouzlilo. Dojalo mě to.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Nisem bila samo očarana, bila sem ganjena.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Non ne fui solo affascinata, ma anche commossa.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Nun, davon fühlte ich mich nicht nur geschmeichelt, ich war sehr bewegt.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Nu numai că am fost încântată, dar am fost foarte mişcată.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Saya tidak hanya terpesona, saya sangat terharu.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.To było czarujące. Byłam bardzo poruszona.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Δεν ήταν μόνο κάτι όμορφο, ήταν και πολύ συγκινητικό.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Бях не само очарована, но и много трогната.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Я була не лише зачарована, але й зворушена.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Я была не только очарована, но и очень растрогана.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.הייתי לא רק מוקסמת, אלא גם התרגשתי מאד.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.الآن لم أكن فقط مسحورة، لقد كنت متأثرة حقاً.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.読書をしないはずの ごく普通のナイジェリア人に
Sadece yazan tiplerden deđildi, sorularýyla insanlarý heyecanlandýran, birbirine bađlayan biriydi.Él no solo escribía código, sino que motivaba a la gente en resolver sus problemas.
Sadece yazan tiplerden deđildi, sorularýyla insanlarý heyecanlandýran, birbirine bađlayan biriydi.Han skrev ikke bare kode, han fik også folk interesserede i de problemer der interesserede ham.
Sadece yazan tiplerden deđildi, sorularýyla insanlarý heyecanlandýran, birbirine bađlayan biriydi.Hij schreef niet zomaar code, hij kon ook mensen enthousiast maken om problemen op te lossen die hij had.
Sadece yazan tiplerden deđildi, sorularýyla insanlarý heyecanlandýran, birbirine bađlayan biriydi.Nejenom, že psal kód, dokázal i nadchnout ostatní k tomu, aby řešili jeho problém.
Sadece yazan tiplerden deđildi, sorularýyla insanlarý heyecanlandýran, birbirine bađlayan biriydi. Özgürبل كان أيضاً يحمس الناس على حل المشاكل، كان نقطة وصل
Sadece yazan tiplerden deđildi, sorularýyla insanlarý heyecanlandýran, birbirine bađlayan biriydi.Δεν έγραφε απλώς κώδικα, έκανε τους ανθρώπους να ενθουσιάζονται ώστε να λύσουν προβλήματα που είχε ο ίδιος.
Sadece yazan tiplerden deđildi, sorularýyla insanlarý heyecanlandýran, birbirine bađlayan biriydi.Он не просто писать код, он также получил человек взволнован о решении проблем, которые он получил.
Sadece yazan tiplerden deđildi, sorularýyla insanlarý heyecanlandýran, birbirine bađlayan biriydi.Той не пишеше просто код, той намираше хора, които да се вълнуват как да решават проблемите, които срещаше.
Sadece yazan tiplerden deđildi, sorularýyla insanlarý heyecanlandýran, birbirine bađlayan biriydi.彼は知らない人同士をつなぐ「コネクター」でした。
Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı.As cidades devem ser vibrantes, ruidosas, cheias de música.
Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı.A városok tele kell lennie vibrálással, hanggal, zenével.
Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı.Các thành phố phải sống động, đầy âm thanh, đầy âm nhạc.
Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı.도시는 전율, 소리, 음악으로 가득차야 하며
Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı.Las ciudades deberían estar llenas de vibraciones, llenas de sonido, llenas de música.
Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı.Le città dovrebbero essere piene di vibrazioni, di suoni, di musica.
Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı.Le villes devraient être pleines de vibrations, pleines de sons, pleines de musiques.
Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı.Miasto powinny przepełniać wibracje, dźwięki i muzyka.
Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı.Oraşele ar trebui să fie pline de vibraţii, pline de sunet, de muzică.
Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı.Städte sollten voller Schall; voller Klang; und voller Musik sein.
Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı.Города должны быть наполнены живыми вибрациями, звуком и музыкой.
Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı.Градовете трябва да са пълни с вибрации, пълни със звук, пълни с музика.
Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı.ערים צריכות להיות מלאות בתנועה, בצליל, במוזיקה.
Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı.ينبغي أن تكون المدن مليئة بالاهتزازات ، بالصوت ، بالموسيقى.
Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı.だから、本当に、私が重要だと信じる
Sertifikasıyla birlikte büyük bir heyecanla geldi.A venit la mine atât de emoţionată, cu certificatul ei.
Sertifikasıyla birlikte büyük bir heyecanla geldi.Cô ấy đã rất phấn khích với tấm bằng chứng nhận.
Sertifikasıyla birlikte büyük bir heyecanla geldi.Ela apareceu muito emocionada, com o seu certificado. Ela esteve no Roots and Shoots.
Sertifikasıyla birlikte büyük bir heyecanla geldi.Ella se me acercó emocionada, con su certificado.
Sertifikasıyla birlikte büyük bir heyecanla geldi.Elle est venu vers moi toute excitée avec son certificat.
Sertifikasıyla birlikte büyük bir heyecanla geldi.Przyszła do mnie bardzo podekscytowana, z dyplomem.
Sertifikasıyla birlikte büyük bir heyecanla geldi. Roots ve Shoot'a üyeymiş.Annyira izgatottan közeledett felém a Gyökerek és Rügyek tagsága tanúsítványával.
Sertifikasıyla birlikte büyük bir heyecanla geldi. Roots ve Shoot'a üyeymiş.È venuta da me tutta emozionata, col suo attestato di Roots and Shoots.
Sertifikasıyla birlikte büyük bir heyecanla geldi. Roots ve Shoot'a üyeymiş.아주 흥분해서 자격증을 보여주더군요. 뿌리와 새싹 멤버였습니다.
Sertifikasıyla birlikte büyük bir heyecanla geldi. Roots ve Shoot'a üyeymiş.Ze toonde me dolenthousiast haar certificaat van Roots and Shoots.
Sertifikasıyla birlikte büyük bir heyecanla geldi. Roots ve Shoot'a üyeymiş.Вона підійшла до мене дуже схвильованою і показала мені своє посвідчення.
Sertifikasıyla birlikte büyük bir heyecanla geldi. Roots ve Shoot'a üyeymiş.Она подошла ко мне очень взволнованная и показала мне свое удостоверение.
Sertifikasıyla birlikte büyük bir heyecanla geldi. Roots ve Shoot'a üyeymiş.היא הגיעה מלאת התרגשות, עם התעודה שלה. היא השתתפה ב"רוטס&שוטס".
Sertifikasıyla birlikte büyük bir heyecanla geldi. Roots ve Shoot'a üyeymiş.لقد جاءت متشوقة جدا، بشهادة لها. كانت في برنامج الجذور والبراعم.
Sertifikasıyla birlikte büyük bir heyecanla geldi. Roots ve Shoot'a üyeymiş.彼女はダルエスサラームで リーダーシップを習得したのです
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod