Öğrencilerin, bunu kullanabilecekleri zaman oldukça heyecanlandıklarını gördük.政策立案者や企業もまた 世界の変化を知りたがっています
Okula gitsin diye kaldırmaya gitti, ve çok heyecanlandı.A mers să o trezească pentru școala și a devenit foarte nervos.
Okula gitsin diye kaldırmaya gitti, ve çok heyecanlandı.Él entró en su cuarto para ver si estaba lista para ir a la escuela, y se puso muy agitado.
Okula gitsin diye kaldırmaya gitti, ve çok heyecanlandı.Era andato a tirarla su per andare a scuola, e si è agitato molto.
Okula gitsin diye kaldırmaya gitti, ve çok heyecanlandı.Hắn đi vào phòng kiểm tra con bé để nó đến trường, rồi hắn hoảng.
Okula gitsin diye kaldırmaya gitti, ve çok heyecanlandı.Hij ging bij haar kijken voor school, en hij raakte helemaal opgewonden.
Okula gitsin diye kaldırmaya gitti, ve çok heyecanlandı.Il est venu la chercher pour l'emmener à l'école, et il s'est énervé.
Okula gitsin diye kaldırmaya gitti, ve çok heyecanlandı.그는 학교로 그녀를 확인하러갔고, 그는 매우 흥분했죠.
Okula gitsin diye kaldırmaya gitti, ve çok heyecanlandı.Poszedł obudzić ją do szkoły, cały podekscytowany.
Okula gitsin diye kaldırmaya gitti, ve çok heyecanlandı.Он пошел будить ее в школу, и начал сильно нервничать.
Okula gitsin diye kaldırmaya gitti, ve çok heyecanlandı.Той влезе, за да я събуди за училище, и много се развълнува.
Okula gitsin diye kaldırmaya gitti, ve çok heyecanlandı.הוא הלך להעיר אותה לבית ספר, והוא התרגש נורא.
Okula gitsin diye kaldırmaya gitti, ve çok heyecanlandı.ذهب ليوقظها للمدرسة, و أصبح متحمسًا جدًا
Okula gitsin diye kaldırmaya gitti, ve çok heyecanlandı."息をしてない"と言っていた
Oluşturduğum bu büyük ürün hakkında beni heyecanlandırıyor, ilgimin dağılmaması için istekliyim.Et aussi, ça m'excite de construire ce gros produit, donc je suis plus motivée, plus impliquée.
Oluşturduğum bu büyük ürün hakkında beni heyecanlandırıyor, ilgimin dağılmaması için istekliyim.제가 새로 만들고 있는 이 큰 제품에 대해 신이 나게 해서 제가 더 개입하도록 동기를 부여시켜줍니다.
Oluşturduğum bu büyük ürün hakkında beni heyecanlandırıyor, ilgimin dağılmaması için istekliyim.Nos entusiasma un producto que estamos construyendo que ahora nos tiene más enganchados con el proceso.
Oluşturduğum bu büyük ürün hakkında beni heyecanlandırıyor, ilgimin dağılmaması için istekliyim.Вам всё больше нравится собирать эту большую "игрушку", поэтому возрастает и ваша мотивация продолжать.
Oluşturduğum bu büyük ürün hakkında beni heyecanlandırıyor, ilgimin dağılmaması için istekliyim.Я тішуся, що складаю докупи цілу машину, тому я охоче відповідатиму і далі.
Oluşturduğum bu büyük ürün hakkında beni heyecanlandırıyor, ilgimin dağılmaması için istekliyim.זה גם מלהיב אותי לגבי המוצר הגדול הזה שאני מרכיבה, אז יש לי יותר מוטיבציה להיות מעורבת בתהליך.
Oluşturduğum bu büyük ürün hakkında beni heyecanlandırıyor, ilgimin dağılmaması için istekliyim.انه يحمسني تجاه هذا المنتج الكبير الذي اقوم بتجميعه, اذا انا اكثر قابلية لاكون متفاعل ولاكون عالق
Oluşturduğum bu büyük ürün hakkında beni heyecanlandırıyor, ilgimin dağılmaması için istekliyim.つまりやる気が出て 積極的にやろうとするわけです では要点をまとめましょう
Ona da razıyım. Ama beni heyecanladıran şey şu:Ό,τι πεις, λοιπόν εντάξει αλλά να τι με καυλώνει εμένα:
Onu Dağ'ı görmesi için götürdük. Ve mimariyle gerçekten de dağ yapılabilmesi fikrinden dolayı çok heyecanlandıLo llevamos a ver La Montaña y quedó sorprendido con la idea de poder crear montañas con la arquitectura.
O oldukça heyecanlandı.A fost destul de entuziasmat.
O oldukça heyecanlandı.Dia sangat bergairah.
O oldukça heyecanlandı.Dobil je zelo navdušen.
O oldukça heyecanlandı.Dostał bardzo podekscytowani.
O oldukça heyecanlandı.Dostal dost vzrušený.
O oldukça heyecanlandı.Dostal dosť vzrušený.
O oldukça heyecanlandı.Er hat ganz aufgeregt.
O oldukça heyecanlandı.Han fick ganska upphetsad.
O oldukça heyecanlandı.Han fik ganske ophidset.
O oldukça heyecanlandı.Hän sai aivan innoissaan.
O oldukça heyecanlandı.Ha ottenuto molto eccitato.
O oldukça heyecanlandı.Hij kreeg heel opgewonden.
O oldukça heyecanlandı.Il a obtenu tout excité.
O oldukça heyecanlandı.Kapott elég izgatott.
O oldukça heyecanlandı.그는 매우 흥분.
O oldukça heyecanlandı.Ông đã rất vui mừng.
O oldukça heyecanlandı.Πήρε αρκετά συγκινημένος.
O oldukça heyecanlandı.Він отримав дуже схвильований.
O oldukça heyecanlandı.Он получил весьма взволнован.
O oldukça heyecanlandı.Той доста се вълнувам.
O oldukça heyecanlandı.حصل متحمس جدا.
O oldukça heyecanlandı.私が考えたならば、彼は彼が失われたときに支払うのを忘れてひとでなしのようなものだと言った
Oyuncu bir modda isek, heyecan isteriz. Yüksek bir uyarılma isteriz.O zaman heyecanlanmış hissederiz.W wesołym nastroju chcemy wrażeń, pobudzenia, czujemy ekscytację.
Oyuncuların neden onları görmek için sabırsızlandıklarını anlıyorum ve bu bizi de heyecanlandıran bir şey.Ich verstehe, warum die Spieler sie so gerne sehen möchten und manchmal sind wir darauf selbst sehr gespannt.
Oyuncuların neden onları görmek için sabırsızlandıklarını anlıyorum ve bu bizi de heyecanlandıran bir şey.Plně rozumím tomu, proč je hráči touží vidět co nejdříve. Těšíme se na ně taky.
Oyuncuların neden onları görmek için sabırsızlandıklarını anlıyorum ve bu bizi de heyecanlandıran bir şey.Rozumiem, dlaczego gracze się niecierpliwią. My też nie możemy się ich doczekać.
O zaman hepimiz heyecanlanacağız.le cose si faranno eccitanti allora.
- Pek heyecanlandırmadı seni sanırım.Je klinkt niet enthousiast.
- Pek heyecanlandırmadı seni sanırım.Não... não sei o que dizer. Não pareces muito entusiasmada.
- Pek heyecanlandırmadı seni sanırım.Nem tűnsz túl lelkesnek.
- Pek heyecanlandırmadı seni sanırım.No suenas muy maravillada.
- Pek heyecanlandırmadı seni sanırım.Nu pari prea încântată de idee.
- Pek heyecanlandırmadı seni sanırım.On dirait que ça t'emballe pas.
- Pek heyecanlandırmadı seni sanırım.لا تبدين متحمسة
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.En ainoastaan hurmaantunut, olin hyvin liikuttunut.
Sadece büyülenmemiştim, aynı zamanda çok heyecanlanmıştım.Ik was niet alleen gecharmeerd, ik was erg ontroerd.