Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Ora, quando l'ho sentito parlare, è stato emozionante per diverse ragioni.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Quand je l'ai entendu parlé, j"étais enthousiasmée pour plusieurs raisons.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Quando o ouvi falar, foi emocionante por várias razões.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Sekarang, mendengar ia berbicara, itu sangatlah menyenangkan karena beberapa alasan.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Toen ik hem hoorde spreken, was dat opwindend om een aantal redenen.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Οπότε, όταν τον άκουσα, ήταν συναρπαστικό για διάφορους λόγους.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Коли я почула його промову, вона збентежила мене з багатьох причин.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Сега, когато аз го чух да разказва, беше вълнуващо по няколко причини.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Этот доклад взволновал меня по нескольким причинам.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.כששמעתי את ההרצאה שלו, התרגשתי מכמה סיבות.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.عندما استمعت له وهو يتحدث .. شعرت بالحماس لعدة اسباب
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.まず何より 世界を変える新しい方法を学んだのです
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.Beléptem a laboratóriumába. Rettenetesen izgultam. Leültetett.
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.Ik kom in zijn lab, helemaal opgewonden en ga zitten, open mijn mond en begin te praten.
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.이 박사의 연구실에 들어가서, 신이 난 상태로, 앉아서 입을 떼고 얘기를 시작하려는데,
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.Tôi rất phấn khởi và tôi ngồi xuống Tôi bắt đầu mở miệng và nói 5 giây sau ông ta gọi đến một vị tiến sĩ khác.
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.Бях много въодушевен и когато седнах, си отворих устата и започнах да говоря.
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.סוף סוף קבעתי דדליין עם האיש הזה, והגעתי למעבדה שלו, התרגשתי מאוד ואז ישבתי,
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.ودخلت معمله، تحمست كثيراً وجلست وفتحت فمي وبدأت بالكلام
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.僕は もの凄くウキウキして イスに座り 口火を切って 話し始めると 5秒もしないうちに 別の博士を呼びます
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.Ed e' per questo che mi sono emozionato quando ho cominciato ad imparare i limiti.
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.E esta é a razão deu ter ficado entusiasmado da primeira vez que eu comecei a aprender limites.
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.I dlatego byłem podekscytowany, gdy pierwszy raz uczyłem się o granicach.
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.Und das fand ich so geil an der Idee als ich das zum ersten mal gelernt habe.
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.Y es por eso que me emocioné cuando comencé a aprender límites.
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.Это то, почему мне так нравилось изучать пределы.
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.וזאת הסיבה שאני התלהבתי כשהתחלתי ללמוד על גבולות.
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.هذا يفسر لماذا أتحمس عندما ابدأ تعلم الحدود دائماً.
limitlerini araştırmak. Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.바로 이런것들이 저를 흥분시킵니다.
limitlerini araştırmak. Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.São estas as coisas que me motivam.
limitlerini araştırmak. Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.והטכנולוגיה. אלו דברים שמרגשים אותי.
limitlerini araştırmak. Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.والتقنية ، هناك أشياء أثارت فضولي
limitlerini araştırmak. Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.またそれは個人レベルでの可能性に関することでもあります
Neden bu kadar heyecanlanıyorsun?Cos'è che ti rende così disperata?
Neden bu kadar heyecanlanıyorsun?Dlaczego tak się denerwujesz?
Neden bu kadar heyecanlanıyorsun?Estás a desesperar?
Neden bu kadar heyecanlanıyorsun?Hvorfor er du så bekymret?
Neden bu kadar heyecanlanıyorsun?Miksi olet niin epätoivoinen?
Neden bu kadar heyecanlanıyorsun?¿Por qué te preocupas tanto?
Neden bu kadar heyecanlanıyorsun?Varför är du så uppjagad?
Neden bu kadar heyecanlanıyorsun?Γιατί απελπίζεσαι τόσο;
Neden bu kadar heyecanlanıyorsun?А почему ты так волнуешься?
-Neden? İsa... ...tanrın... ...yoksulların kutsal bir heyecanları olduğunu söyler.Ježíš, tvůj pán...
-Neden? İsa... ...tanrın... ...yoksulların kutsal bir heyecanları olduğunu söyler.Χριστέ μου,... ...ο κύριος σου,... ...είπε ότι οι φτωχοί έχουν μια ιερή τρέλα.
Ne kadar heyecanlandıklarını tahmin edersiniz.Bạn có thể tưởng tượng họ đã hào hứng như thế nào.
Ne kadar heyecanlandıklarını tahmin edersiniz.Gondolhatják, milyen izgatottak lettek.
Ne kadar heyecanlandıklarını tahmin edersiniz.Je kan je voorstellen hoe blij ze waren.
Ne kadar heyecanlandıklarını tahmin edersiniz.부모님이 얼마나 화내셨을지 상상도 못하실꺼예요.
Ne kadar heyecanlandıklarını tahmin edersiniz.Możecie sobie wyobrazić, jacy byli zachwyceni.
Ne kadar heyecanlandıklarını tahmin edersiniz.Potete immaginare quanto fossero entusiasti.
Ne kadar heyecanlandıklarını tahmin edersiniz.Pueden imaginarse lo contentos que quedaron.
Ne kadar heyecanlandıklarını tahmin edersiniz.Sie können sich vorstellen, wie sehr sie sich darüber gefreut haben.
Ne kadar heyecanlandıklarını tahmin edersiniz.Vă puteţi imagina cât de încântaţi au fost.
Ne kadar heyecanlandıklarını tahmin edersiniz.Vous pouvez imaginer comme ils étaient excités.
Ne kadar heyecanlandıklarını tahmin edersiniz.Може да си представите колко бяха развълнувани.
Ne kadar heyecanlandıklarını tahmin edersiniz.Можете себе представить, как они были потрясены.
Ne kadar heyecanlandıklarını tahmin edersiniz.אתם יכולים לדמיין לעצמכם כמה הם היו נרגשים.
Ne kadar heyecanlandıklarını tahmin edersiniz.ويمكنكم تخيل مدى حماستهم جراء ذلك ..
Ne kadar heyecanlandıklarını tahmin edersiniz.写真を見てもらいたい
Nerdeyse 60'ımda bu soyut, fahişelerden bir farkı olmayan şeyler beni hala heyecanlandırıyor.거의 60살, 만져볼 수는 없더라도 매춘부 보다 약간 더 나아서, 나를 여전히 자극해.