İnsanlar bu makaleleri okudukça çok heyecanlanırlardı.Хората много се вълнували, четейки статиите.
İnsanlar bu makaleleri okudukça çok heyecanlanırlardı.אנשים התרגשו מאוד בקשר לזה כשהם קראו את הכתבות האלו.
İnsanlar bu makaleleri okudukça çok heyecanlanırlardı.سيتحمّس الناس كثيراً لهذا عندما يقرأوا مثل هذه المقالات.
İnsanlar bu makaleleri okudukça çok heyecanlanırlardı.「米国にも黄金の国 エルドラド発見」
İsa... ...tanrın... ...yoksulların kutsal bir heyecanları olduğunu söyler.Dovolite mi, da vas kličem oče.
İsa... ...tanrın... ...yoksulların kutsal bir heyecanları olduğunu söyler.Pozwól mi... ...uspokoić duszę w sakramencie pokuty.
İsa... ...tanrın... ...yoksulların kutsal bir heyecanları olduğunu söyler.Исус... ...нашият повелител... ...казва, че бедните правят свещени глупости.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.Asta mă emoţionează.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.A to mě vzrušuje.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.Das versetzt mich in Aufregung.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.Det begejstrer mig.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.Đó là điều làm tôi thấy thích thú.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.Dus dat windt me op.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.Eso me entusiasma.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.Et ça m'excite.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.Ini membuat saya heboh.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.그것이 절 흥분시키고요.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.Portanto, isso está a deixar-me entusiasmado.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.Questo mi emoziona.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.Szóval ettől nagyon izgalomba jövök.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.To mnie zachwyca.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.Αυτό με διεγείρει.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.И това ме развълнува.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.Тож це мене вражає.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.Это приводит меня в восторг.
İşte bu beni heyecanlandırıyor.וזה מרגש ומסעיר אותי,
İşte bu beni heyecanlandırıyor.وهذا يجعلني أتحمس
İşte bu beni heyecanlandırıyor.それをここで感じます
Ister sev ister sevme, durum ve düsünceler seni heyecanlandirir yada tiksindirir.Des situations ou des idées vous excitent ou vous repoussent, que vous l'aimez ou non.
(Kahkahalar) Heyecanla beklediğimiz şey.. (Alkışlar)Nós estamos ansiosos é... (Aplausos)
Kaydettiğimiz aşama bizi heyecanlandırıyor, ama hala gidecek çok yolumuz var, size bunlardan biraz bahsedeyim.Estamos satisfeitos, mas ainda há um longo caminho a percorrer, Vou falar mais um pouco sobre isso.
Kaydettiğimiz aşama bizi heyecanlandırıyor, ama hala gidecek çok yolumuz var, size bunlardan biraz bahsedeyim.Jesteśmy zadowoleni z postępów, ale przed nami jeszcze długa droga, i opowiem wam o niej troszeczkę.
Kaydettiğimiz aşama bizi heyecanlandırıyor, ama hala gidecek çok yolumuz var, size bunlardan biraz bahsedeyim.그 진전에 매우 고무되어 있는데, 아직 가야할 길이 많이 남아 있습니다. 그에 관해 조금 말씀드릴까 합니다.
Kaydettiğimiz aşama bizi heyecanlandırıyor, ama hala gidecek çok yolumuz var, size bunlardan biraz bahsedeyim.אנו מאד שמחים על ההתקדמות, אך יש לנו עוד דרך ארוכה, הבה אספר לכם מעט על כך.
Kaydettiğimiz aşama bizi heyecanlandırıyor, ama hala gidecek çok yolumuz var, size bunlardan biraz bahsedeyim.ونحن متحمسين جدا من التقدم، إلا أنن الطريق أمامنا لا يزال طويلا ودعون أحكي لكم يعض الشيء عن ذلك
Kaydettiğimiz aşama bizi heyecanlandırıyor, ama hala gidecek çok yolumuz var, size bunlardan biraz bahsedeyim.遠い道のりについて少しお話したいと思います これが住宅用取り付けの想像図で
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.De Nieuwe Wereld was vast niet zo spannend voor de mensen die overkwamen op de slavenschepen.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Es löste wohl keine freudige "neuweltliche" Erregung bei den Leuten auf den Sklavenschiffen aus.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Je crois pas que ce nouveau monde ait semblé vraiment excitant aux gens qui y ont été amenés comme esclaves.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.노예선으로 끌려왔던 사람들은 새로운 세상과 같은 흥분을 느끼지 못했을거라 생각해요.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Não acho que o Novo Mundo fosse muito interessante para as pessoas que vinham nos navios de escravatura.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Nu cred ca Lumea Nouă li s-a părut foarte interesantă acelora care au fost aduşi ca sclavi cu navele.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Saya tidak merasa kata-kata Dunia Baru benar-benar menarik bagi orang-orang yang datang bersama kapal budak.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Δεν νομίζω ότι ο Νέος Κόσμος φάνηκε τόσο συναρπαστικά νεοκοσμικός σε όσους περάσαν με τα σκλαβοκάραβα.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Не думаю, что тем рабам этот Новый Свет показался таким уж новым и светлым.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Не мисля, че Новия свят предостави ново значимо преживяване на хората, които бяха докарвани с кораби за роби.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Я не думаю, що Новий Світ здавався дивовижним і вражаючим тим людям, які припливали на кораблях работорговців.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.אני לא חושבת שהעולם החדש הרגיש יותר מדי מרגש לאנשים שהובאו לפה על ספינות העבדים.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.لم اتوقع ان (العالم الجديد) يعطي انطباع بالعالم المثير الجديد للناس اللذين اتو على سفينه لنقل العبيد
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.新世界なんて 輝くものではなかったでしょう でもこの経験から 全世界が見えたのです
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Amint hallgattam, izgalomba jöttem, számos ok miatt.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Cuando lo escuché hablar me resultó fascinante por varias razones.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Ei bine, când l-am auzit vorbind, era entuziasmant din mai multe motive.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Jetzt, da ich ihn reden hörte, war ich aus verschiedenen Gründen aufgeregt.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Když jsem ho tehdy slyšela mluvit, zaujalo mě to hned z několika důvodů.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Keď som ho počula rozprávať, bolo to úžasné z viacerých dôvodov.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Khi tôi nghe ông nói, tôi thấy rất hứng thú với nhiều lý do.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.그의 이야기를 들었을 때에 저는 몇 가지 이유로 흥분이 되었는데요
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Ko sem ga slišala govoriti, je bilo razburljivo zaradi več razlogov.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Kuunnellessani häntä olin innostunut monista syistä.