Ana içeriğe geç
Sözlük

heyecanla ile cümle

heyecanla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Tremendo e enfurecido devora a terra, e não se contém ao som da trombeta.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Z grzmotem i z gniewem kopie ziemię, a nie stoi spokojnie na głos trąby.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Καταπινει την γην εν αγριοτητι και μανια και δεν πιστευει οτι ηχει σαλπιγξ
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.в порыве и ярости он глотает землю и не может стоять при звуке трубы;
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.С буйство и ярост той гълта земята; И при гласа на тръбата не вярва от радост.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.ברעש ורגז יגמא ארץ ולא יאמין כי קול שופר׃
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.في وثبه ورجزه يلتهم الارض ولا يؤمن انه صوت البوق.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.他 發 猛 烈 的 怒 氣 將 地 吞 下 . 一 聽 角 聲 就 不 耐 站 立
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.他 發 猛烈 的 怒 氣將 地 吞下 . 一聽角聲 就 不 耐 站立
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Bởi chúng ta chỉ làm ra những thứ vui vẻ, hay là, bạn biết đấy, làm bạn sợ, hay là, gây phấn khích trong lòng.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Deoarece facem lucruri care sunt distractive sau în care simți groaza ca o emoţie viscerală.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Karena kita hanya membuat hal yang menyenangkan, atau akan membuat Anda takut, Anda tahu, perasaan berdebar.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.우리는 그냥 재미있거나 무섭거나 본능적으로 흥분하게 하는 것만 만드니까요.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Omdat we dingen maken die tof zijn of die je angst laten voelen, die pure opwinding.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Perché noi facciamo solo cose divertenti o che spaventano, cioè quell'emozione viscerale.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Porque hacemos cosas divertidas, ya lo saben, haremos que sientan temor, esa emoción visceral.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Porque nós simplesmente fazemos coisas divertidas, ou então que nos fazem sentir medo, aquela emoção visceral.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Wir machen nur Dinge, die Spaß machen oder ein Angstgefühl - ein gewisses Bauchkribbeln - auslösen.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Ведь игры нужны для развлечения или страха, в общем, катализаторы эмоций.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Защото правим неща, които ви забавляват, ще ви накараме да почувствате страх, този експеримент.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Ми робимо ігри для розваг, чи задля того, щоб відчути страх або захоплення.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.لاننا فقط نصنع اشياء مرحه او كما تعلم ستجعلك تخاف او تشعر بالأثاره
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.恐怖ものもあるけれど それは刺激的だから [ ゲーム業界以外どのメディアも難しい問題を扱う ] でも他のメディアは違いますね
Çünkü bu beni heyecanlandırıyor.Karena fakta itu membuatku semangat
Çünkü bu beni heyecanlandırıyor.Ponieważ to mnie ekscytuje
Çünkü bu beni heyecanlandırıyor. Sokakta insanları çekip "Bunu duydun mu?" diye sormak istiyorumEso hace que quiera tomar a la gente en la calle y decirles: "¿Has oído esto?
Çünkü bu beni heyecanlandırıyor.בגלל שזה מלהיב אותי.
Çünkü bu beni heyecanlandırıyor.لان ذلك الامر يثيرني
Çünkü bu beni heyecanlandırıyor.道行く人を捕らえて「こんなこと聞いた事があるか?」と問いたくなる感じです
[David] Bilgisayar bilimini sizlere tanitmak sansi beni heyecanlandiriyor.[David] أنا سعيد أن تكون هناك فرصة لأعرض لكم جميعا علوم الكمبيوتر.
[David] Bilgisayar bilimini sizlere tanitmak sansi beni heyecanlandiriyor.[데이빗] 여러분께 컴퓨터 과학을 소개할 수 있게 되어서 정말 흥분됩니다.
[David] Bilgisayar bilimini sizlere tanitmak sansi beni heyecanlandiriyor.אני נרגש להזדמנות להציג לכולכם את מדעי המחשב .
[David] Bilgisayar bilimini sizlere tanitmak sansi beni heyecanlandiriyor.参加してくれるよう願っています
Dörtlü bir döngüsü olması lazım. Heyecanla, imajiner birim, i, diye düşünebilirsiniz. -Може би се сещате ( и това ще ви накара да настръхнете още повече ) за числото и - имагинерната единица и
Dramadan korkuya ve komediye kadar bütün türleri içerir ve içimizdeki çocuğu heyecanlandırmak için yaratılır.Attraversa tutti i generi: drammatico, horror, commedia, per emozionare il bambino che è in tutti noi.
Dramadan korkuya ve komediye kadar bütün türleri içerir ve içimizdeki çocuğu heyecanlandırmak için yaratılır.היא חוצה את כל הז'אנרים מדרמה, לאימה, לקומדיה והיא נוצרה כדי לרתק את הילד שבכולנו.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.En over de hele wereld willen prominente evolutionisten dit maar al te graag vieren.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.In tutto il mondo, eminenti evoluzionisti sono ansiosi di celebrarlo.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.전세계적으로 저명한 진화학자들이 이를 축하하는데 열심입니다.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.Over hele verden er fremtrædende evolotutionister ivrige efter at fejre dette.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.Partout dans le monde, d'éminents évolutionnistes sont impatients de fêter cet évènement.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.Por todo o mundo, evolucionistas eminentes estão ansiosos por celebrá-lo.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.Și în întreaga lume, evoluționiști eminenți sunt nerăbdători să sărbătorească asta.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.Sławni ewolucjoniści świata cieszą się na tę okazję.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.Und überall auf der Welt sind bedeutende Evolutionisten bestrebt, diesen zu feiern.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.Világszerte kiváló evolúciókutatók már égnek a vágytól, hogy megünnepelhessék.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.Všude na světě se to významní vědci chystají oslavit.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.Y en todo el mundo, eminentes evolucionistas están ansiosos por celebrarlo.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.Ανά τον κόσμο, επιφανείς εξελικτικοί αγωνιούν να τα γιορτάσουν.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.И по всему миру выдающиеся эволюционисты в предвкушении празднования этого события.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.И по целия свят изтъкнати еволюционисти са нетърпеливи да отбележат този повод.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.ובכל העולם, תומכי תורת-האבולוציה המפורסמים להוטים לחגוג זאת.
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.و العالم بأسره, بالتطور البارز الذي توصل له يتوق للاحتفال بهذه المناسبة
Dünyanın her tarafında seçkin evrimciler bu yılı heyecanla kutluyorlar.このお祝いを楽しみにしています 彼らは ダーウィンと彼の人生のほぼ全ての
Duydum ve hiç ilgimi çekmedi Hala... Şimdiden eski arkadaşlarımla buluşacağım için heyecanlandım.Той поне би послушал баща си.
Eğer amigdala heyecanlanırsa ki bu önemli birşeydir, mesaj otonom sinir sistemine aktarılır.Ciało migdałowate pobudzone przez coś istotnego informuje autonomiczny układ nerwowy.
Eğer amigdala heyecanlanırsa ki bu önemli birşeydir, mesaj otonom sinir sistemine aktarılır.Ha az amigdala izgalomba jön, és ez lényeges, az üzenet tovább halad a vegetatív idegrendszer felé.
Eğer amigdala heyecanlanırsa ki bu önemli birşeydir, mesaj otonom sinir sistemine aktarılır.Jos mantelitumake kiihottuu, ja tämä on tärkeää, viestit rynnivät autonomiseen hermojärjestelmään.
Eğer amigdala heyecanlanırsa ki bu önemli birşeydir, mesaj otonom sinir sistemine aktarılır.Když je podrážděna amygdala, a to je důležité, signál sestoupí do vegetativního nervového systému.
Eğer amigdala heyecanlanırsa ki bu önemli birşeydir, mesaj otonom sinir sistemine aktarılır.그래서 만일 편도체가 자극되고, 대상이 무언가 중요한 것이라고 인식되면 그 정보는 자율신경계로 전달되어,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
heyecanla ile cümle - Sayfa 25 - heyecanla kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App