Çok heyecanlanmıştım.Ich war außer mir vor Freude.
Çok heyecanlanmıştım.Ik vond het spannend.
Çok heyecanlanmıştım.Ik was door het dolle heen.
Çok heyecanlanmıştım.Isso era emocionante.
Çok heyecanlanmıştım.Itu sangat menyenangkan.
Çok heyecanlanmıştım.Izgalomba jöttem.
Çok heyecanlanmıştım.Jag var överlycklig.
Çok heyecanlanmıştım.J'étais aux anges.
Çok heyecanlanmıştım.아주 흥분됐어요
Çok heyecanlanmıştım.정말 신나는 일이었죠.
Çok heyecanlanmıştım.저는 정말 기뻤습니다.
Çok heyecanlanmıştım.(Nevetés) (Taps) És boldog voltam.
Çok heyecanlanmıştım.Och jag var upprymd.
Çok heyecanlanmıştım.Og jeg var spændt.
Çok heyecanlanmıştım.Se oli jännittävää.
Çok heyecanlanmıştım.To bolo vzrušujúce.
Çok heyecanlanmıştım.To było ekscytujące.
Çok heyecanlanmıştım.To bylo zajímavé.
Çok heyecanlanmıştım.Tôi đã rất phấn khởi.
Çok heyecanlanmıştım.To je bil razburljivo.
Çok heyecanlanmıştım.Und ich war begeistert.
Çok heyecanlanmıştım.Và tôi thực sự bị ấn tượng.
Çok heyecanlanmıştım.Y yo estaba emocionado.
Çok heyecanlanmıştım.Αυτό ήταν συναρπαστικό
Çok heyecanlanmıştım.Ενθουσιάστηκα.
Çok heyecanlanmıştım.Ήμουν κατενθουσιασμένος.
Çok heyecanlanmıştım.Бях много развълнуван.
Çok heyecanlanmıştım.Това си беше вълнуващо.
Çok heyecanlanmıştım.Це було захоплююче.
Çok heyecanlanmıştım.Это очень меня взволновало.
Çok heyecanlanmıştım.Я був такий схвильований.
Çok heyecanlanmıştım.Я був у захваті.
Çok heyecanlanmıştım.Я был в восторге!
Çok heyecanlanmıştım.Я был взволнован.
Çok heyecanlanmıştım.ואני כל-כך התרגשתי.
Çok heyecanlanmıştım.והייתי כ"כ מאושר.
Çok heyecanlanmıştım.זה היה מרגש.
Çok heyecanlanmıştım.لقد كان ذلك مثيراً جداً لنا
Çok heyecanlanmıştım.وقد كنت مسرورا للغاية.
Çok heyecanlanmıştım.وكنت مذهولاً
Çok heyecanlanmıştım.ご存じの通り素晴らしい映画でしたから
Çok heyecanlanmıştım.さらに重要なことは 貧しい人についての話は
Çok heyecanlanmıştım.その後 6年生から高校卒業まで
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.(39:27) Bouillonnant d`ardeur, il dévore la terre, Il ne peut se contenir au bruit de la trompette.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.( 39 : 27 ) Nó lượt dậm , vừa nhảy vừa hét , Khi kèn thổi nó chẳng cầm mình lại được .
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.(39:27) Nó lượt dậm, vừa nhảy vừa hét, Khi kèn thổi nó chẳng cầm mình lại được.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.ábai] vermet ásnak, örvend erejének, a fegyver elé rohan.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Con estrépito y furor devora la distancia y no se detiene aunque suene la corneta
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Dengan semangat menyala-nyala kuda itu berlari; bila trompet berbunyi tak dapat ia menahan diri
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Den skraber muntert i Dalen, går Brynjen væligt i Møde;
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Den skraper i jorden og gleder sig ved sin kraft; så farer den frem mot væbnede skarer.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Es zittert und tobt und scharrt in die Erde und läßt sich nicht halten bei der Drommete Hall.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.fierbe de aprindere, mănîncă pămîntul, n'are astîmpăr cînd răsună trîmbiţa.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Han skrapar marken och fröjdar sig i sin kraft och rusar så fram mot väpnade skaror.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.땅을 삼킬듯이 맹렬히 성내며 나팔 소리를 들으면 머물러 서지 아니하고
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Se kuopii lakeutta ja iloitsee, lähtee voimalla asevarustuksia vastaan.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.S hřmotem a s hněvem kopá zemi, aniž pokojně stojí k zvuku trouby.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.s hrmotom a s búrlivým hnevom hltá zem ani nepostojí s pokojom, lebo zavznel zvuk trúby.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Silovito jezno dirja naprej in ne da se udržati, ko se zglasi trobenta.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Strepitando, fremendo, divora lo spazio e al suono della tromba più non si tiene