Aslında o çok heyecanlı.De hecho, está muy emocionada
Aslında o çok heyecanlı. E:Ela está muito entusiasmada.
Aslında o çok heyecanlı.En fait, elle est très excitée.
Aslında o çok heyecanlı. E: Uuuu.Είναι πολύ ενθουσιασμένη.
Aslında o çok heyecanlı.Hon är faktiskt mycket exalterad.
Aslında o çok heyecanlı.In effetti, è molto esaltata.
Aslında o çok heyecanlı.Jest więc podsekscytowana.
Aslında o çok heyecanlı.영광으로 생각한답니다. 사실 지금 아주 흥분돼 있어요
Aslında o çok heyecanlı.Sebenarnya, dia sangat senang.
Aslında o çok heyecanlı.Tatsächlich ist sie sehr aufgeregt.
Aslında o çok heyecanlı.Thực ra cô nhóc vô cùng hào hứng.
Aslında o çok heyecanlı.Valóban, nagyon izgatott.
Aslında o çok heyecanlı.V podstate sa veľmi teší.
Aslında o çok heyecanlı.Ze is zelfs zeer opgewonden.
Aslında o çok heyecanlı.Всъщност тя е много развълнувана.
Aslında o çok heyecanlı.Насправді, вона дуже схвильована.
Aslında o çok heyecanlı.Она действительно очень волнуется.
Aslında o çok heyecanlı.יחד עם כולכם - האיינשטיינים המודרנים. למעשה, היא מאוד מתרגשת.
Aslında o çok heyecanlı.من بين جمع آينشتاين العصر الحديث. في الحقيقة، هي متحمسة جداً.
Aslında o çok heyecanlı.ウーッ
Atın görüntüsü çok gerçekçi, çok heyecan verici.V tom je dynamika obrazu.
Atın görüntüsü çok gerçekçi, çok heyecan verici.(М) В этой мозаике есть ощущение какого-то буйства.
Atın görüntüsü çok gerçekçi, çok heyecan verici.Ось саме це фантастична якісь цього зображення.
Aynı zamanda bio-yakıt türlerinden de elde edilebilir. Bunlar oldukça heyecan verici.Et il peut être extrait des combustibles naturels. et il s'agit là d'un point très intéressant.
Bana beynimin neresinin parladığını söylesinler, çünkü bu beni heyecanlandırıyor.Dime que parte de mi cerebro se está iluminando, porque eso me excita
Bana beynimin neresinin parladığını söylesinler, çünkü bu beni heyecanlandırıyor.Dimmi quale parte del mio cervello si accende, perchè mi eccita.
Bana beynimin neresinin parladığını söylesinler, çünkü bu beni heyecanlandırıyor.Кажете ми точно коя област в мозъка ми "светва", защото това ме вълнува и разпалва.
Bana böyle yapıp durdu. Ve dedim ki, heyecan dolu bir New Yorklu Yahudi oldum, değil mi?El tot făcea aşa şi mi-am zis:
Bana en çok heyecan veren üçüncü yaklaşım ise şu anda üzerinde olduğumuz eğitim olarak tasarım.A terceira abordagem, a que mais me entusiasma, que é onde nós estamos agora, é: "Design como meio de ensino".
Bana en çok heyecan veren üçüncü yaklaşım ise şu anda üzerinde olduğumuz eğitim olarak tasarım.A tretím prístupom, na ktorý som najviac zvedavá, je ten, na ktorom práve sme: dizajn ako vzdelávanie.
Bana en çok heyecan veren üçüncü yaklaşım ise şu anda üzerinde olduğumuz eğitim olarak tasarım.그리고 여기 세 번째 방법이자, 제가 가장 좋아하는, 그리고 우리가 지금 하고 있는, 교육"으로서의" 디자인이 나옵니다.
Bana en çok heyecan veren üçüncü yaklaşım ise şu anda üzerinde olduğumuz eğitim olarak tasarım.Třetí přístup, který mě baví nejvíc a u kterého jsme právě teď, je design jako vzdělání.
Bana en çok heyecan veren üçüncü yaklaşım ise şu anda üzerinde olduğumuz eğitim olarak tasarım.Và đây là cách tiếp cận thứ ba, cái mà tôi thấy thú vị nhất, tôi sẽ nói ngay bây giờ,
Bana en çok heyecan veren üçüncü yaklaşım ise şu anda üzerinde olduğumuz eğitim olarak tasarım.Y el tercer enfoque, el que más me entusiasma, en lo que estamos ahora, es el diseño como educación.
Bana en çok heyecan veren üçüncü yaklaşım ise şu anda üzerinde olduğumuz eğitim olarak tasarım.И третият подход, който най-много ме вдъхновява, до който в момента сме стигнали е дизайнът като образование.
Bana en çok heyecan veren üçüncü yaklaşım ise şu anda üzerinde olduğumuz eğitim olarak tasarım.והגישה השלישית, שממנה אני הכי מתרגשת, שזה איפה שאנו נמצאים עכשיו, זה לעצב כחינוך.
Bana en çok heyecan veren üçüncü yaklaşım ise şu anda üzerinde olduğumuz eğitim olarak tasarım.و الطريقة الثالثة, هي أكثر واحدة أنا متحمسة لها و هي حيث نحن الآن, هي التصميم كتعليم.
Bana en çok heyecan veren üçüncü yaklaşım ise şu anda üzerinde olduğumuz eğitim olarak tasarım.現在も進行中の 「教育としてのデザイン」です 教育としてのデザインとは
Bana kalırsa bu karmaşık yapıyı anlamak oldukça heyecan verici.Myślę, że dobrze będzie, gdy zrozumiecie coś tak złożonego i wyszukanego jak Bitcoin.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.A kötések izgatott szakmai érdeklődés, a jelentés az ezer és one palack felkeltette féltékeny tekintetben.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Bandage glada hans professionella intresse rapporten från tusen och en flaska väckt hans svartsjuka avseende.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Bandajele entuziasmat interesul său profesional, raportul mii o sticle starnit legătură cu el gelos.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.붕대는 그의 직업적인 관심의 천명과 보고서를 흥분 한 병 그의 질투 관계를 흥분.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Obvazy nadšeni jeho odborného zájmu, zprávu tisíc jeden láhve vzbudilo jeho žárlivost jde.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Obväzy nadšení jeho profesijný záujem, správu tisíc jeden fľaše vzbudilo jeho žiarlivosť ide.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.oneボトルは彼の嫉妬についての興奮。 すべて4月まで、彼は見知らぬ人と話の機会を欲しがっ、、5月
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Perban bersemangat bunga profesional, laporan ribu dan satu botol terangsang menganggap cemburu itu.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Povoje navdušena svoje poklicne obresti, poročila tisoč one steklenice mu je zbudilo ljubosumen zvezi s tem.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Бинти порушувала в ньому професійний інтерес, доповідь тисяч один пляшки викликав його ревнива відношенні.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.Бинты возбуждала в нем профессиональный интерес, доклад тысяч один бутылки вызвал его ревнивая отношении.
Bandaj profesyonel ilgi, bin ve rapor heyecanlandırdı bir şişe onun kıskanç konuda uyandırdı.متحمس الضمادات اهتمامه المهنية ، وتقرير الفا و one زجاجات الصدد أثار غيرة له.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.A főváros közepén volt, úgyhogy igen izgatottak voltunk a lehetőségtől.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Bolo to v strede hlavného mesta, takže sme boli touto príležitosťou nadšení.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.C'était en plein cœur de la capitale, cette opportunité nous avait rendus très enthousiastes.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Era în mijllocul capitalei și de aceea eram foarte încântați de această şansă.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Era nel centro della capitale perciò eravamo veramente eccitati da questa oppurtunità.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Era no meio da capital, e ficámos entusiasmados com esta oportunidade.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Estaba situado en medio de la capital, por lo que era toda una oportunidad.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Es war mitten in der Hauptstadt und wir waren sehr aufgeregt.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Het was middenin het kapitaal, dus waren we erg blij met deze kans.