Anneannem daha da heyecanlıydı.할머니는 더 신나하셨습니다.
Anneannem daha da heyecanlıydı.Och mormor var än mer exalterad.
Anneannem daha da heyecanlıydı.Og bedstemor var endnu mere spændt.
Anneannem daha da heyecanlıydı.Oma vond het nóg spannender.
Anneannem daha da heyecanlıydı.Und Oma war sogar noch aufgeregter.
Anneannem daha da heyecanlıydı.Và thậm chí bà còn bị kích động hơn nữa.
Anneannem daha da heyecanlıydı.Y mi abuela estaba más emocionada aún.
Anneannem daha da heyecanlıydı.Και η γιαγιά ήταν ακόμα πιο ενθουσιασμένη.
Anneannem daha da heyecanlıydı.Бабуся хвилювалася ще більше, ніж ми.
Anneannem daha da heyecanlıydı.И баба ми бе дори по-развълнувана.
Anneannem daha da heyecanlıydı.И бабушка была в ещё большем восторге.
Anneannem daha da heyecanlıydı.וסבתא אפילו היתה יותר נרגשת.
Anneannem daha da heyecanlıydı.وكانت جدتي متحمسة جداً
Anneannem daha da heyecanlıydı.祖母は
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Édesanyja közeledett Gregor szobájában sír az izgatott öröm, de elhallgatott az ajtón.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Hänen äitinsä lähestyi Gregor n huone huudot innoissaan iloa, mutta hän vaikeni ovella.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Hans mor henvendte Gregor værelse med råb af spændte glæde, men hun tav ved døren.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Hans mor närmade Gregor rum med rop av glada glädje, men hon tystnade på dörren.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Ibunya mendekati kamar Gregor dengan teriakan sukacita bersemangat, tapi dia terdiam di pintu.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Jego matka podeszła pokój Gregora z okrzykami radości podekscytowany, ale umilkła przy drzwiach.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Jeho matka sa priblížil Gregor izbe s výkrikmi nadšenia radosť, ale ona zmĺkla pri dverách.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Jeho matka se přiblížil Gregor pokoji s výkřiky nadšení radost, ale ona zmlkla u dveří.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.그의 어머니는 흥분 기쁨의 기합 소리와 함께 그레고르의 방으로 접근하지만, 그녀는 침묵했다
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Mama lui a abordat camera lui Gregor cu strigăte de bucurie excitat, dar ea tăcu la uşă.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Mẹ của ông đã tiếp cận phòng Gregor với tiếng khóc của niềm vui phấn khởi, nhưng cô đã im lặng cửa.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Njegova mati je približal Gregor soba s kriki veselja razburjen, vendar je padla tiho pri vratih.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Sa mère approché chambre de Gregor avec des cris de joie enthousiaste, mais elle se tut à la porte.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Seine Mutter kam Gregors Zimmer mit Schreien von aufgeregten Freude, aber sie schwiegen an der Tür.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Sua madre si avvicinava stanza di Gregor con grida di gioia eccitata, ma lei rimase in silenzio alla porta.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Sua mãe se aproximou quarto de Gregor com gritos de alegria animado, mas ela se calou na porta.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Zijn moeder kwam Gregor's kamer met kreten van opgewonden vreugde, maar ze viel stil aan de deur.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Η μητέρα του πλησίασε δωμάτιο Gregor με κραυγές χαράς ενθουσιασμένος, αλλά σώπασε στην πόρτα.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Майка му се приближи стаята на Грегор с крясъците на развълнувани радост, но тя замълча на вратата.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Мати підійшла кімнату Грегора з вигуками порушених радість, але вона замовкла у двері.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.Мать подошла комнату Грегора с криками возбужденных радость, но она умолкла в дверь.
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.אמו ניגשה לחדר של גרגור בקריאות שמחה נרגש, אבל היא השתתקה
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.اتصلت والدته غرفة غريغور مع صرخات الفرح متحمس ، لكنها صمتت
Annesi heyecan sevinç çığlıkları ile Gregor odasına yaklaştı, ama sustu kapıda.ドアで。もちろん、彼の妹は、最初かどうかをチェックする
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Byłam taka podekscytowana jak zadzwoniłeś.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Ich habe mich sehr über deinen Anruf gefreut.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Ik was zo opgewonden toen je me belde.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.J'étais tellement excité par ton appel.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Sono contentissima che tu mi abbia chiamato.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Ενθουσιάστηκα που με τηλεφώνισες.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.Я была так рада, что ты позвонил.
Aradığını görünce çok heyecanlandım.卒業してからあってないよね
Aralık ayında, John Madden Football ile birlikte, bu beni ölesiye heyecanlandırıyor.12월에 "존매든 풋볼"과 함께 올라갔습니다. 정말 스릴 넘치는 일이던데요...
Aralık ayında, John Madden Football ile birlikte, bu beni ölesiye heyecanlandırıyor.בדצמבר, בדיוק במיקום גבוה יחד עם "פוטבול בסגנון גון מאדן" וזה ריגש אותי לגמרי
Aralık ayında, John Madden Football ile birlikte, bu beni ölesiye heyecanlandırıyor.في شهر ديسمبر،مع وجود لاعب كرة القدم جون مادن، والذي أخافني إلى حد الموت
Aralık ayında, John Madden Football ile birlikte, bu beni ölesiye heyecanlandırıyor.すぐ次に位置したわけです。 つまり私たちは本当に
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Acum devine entuziasmat. Ăsta e entuziasm, nu trebuie să vă faceţi probleme.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Ahora se entusiasma -- esto es entusiasmo, no tienen que preocuparse.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.É excitação, não têm que se preocupar com ela.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.E poi si esalta -- quella è esaltazione, non dovete preoccuparvi di questa parte.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Il devient excité -- voilà l'excitation. Ne vous en préoccupez pas.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Jetzt wird er aufgeregt - das ist Aufregung, aber darum müssen Sie sich nicht sorgen.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.점점 흥분합니다. 이게 흥분한 증거죠. 걱정하실 필요는 없습니다.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Most izgatottá válik -- ez az izgatottság, nektek nem kell törődni ezzel.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Nu bliver han ophidset - det her er ophidselse det behøver I ikke bekymre jer om.
Ardından heyecanlanır -- bu heyecanlanmadır, dert etmenize gerek yok.Nu raakt hij opgewonden -- dat is opwinding, maak je geen zorgen.