Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.Stany Zjednoczone nie były zbyt chętne by stosować MDG 4.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.Statele Unite nu au fost așa de grăbite să folosească MDG 4.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.USA se moc nechtělo se na tomto cíli podílet.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.Οι Ηνωμένες Πολιτείες δεν είναι πολύ πρόθυμες να χρησιμοποιήσουν αυτό το στόχο.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.САЩ не са особено нетърпеливи да използват MDG 4.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.Сполучені Штати були не настільки енергійними, щоб користуватися MDG 4.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.США не так активно поддерживали четвертую Цель Развития Тысячелетия.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.ארה"ב לא היתה כל כך נלהבת ליישם את MDG 4.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.فأن الولايات المتحدة لم تبد الكثير من الحماس لتطبيقه
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.あまり熱心ではありませんが しかしアメリカはこの測定を可能にした主要なスポンサーなのです
Bir rüţtünü ispat etsin. Hevesini alsýn. Biz zaten buluţuruz kýzýmla..Is cooking on low heat .Serdar urban style sashimi
Biz itaati değil, hevesi örgütledik.Każda kobieta i mężczyzna... ...odpowiada sam za siebie i za resztę.
Biz itaati değil, hevesi örgütledik.Vsak moški in ženska... ...je odgovoren sebi in ostalim.
Biz itaati değil, hevesi örgütledik.Zde panuje organizované nadšení, ne poslušnost.
Biz itaati değil, hevesi örgütledik.Έχουμε οργανώσει τον ενθουσιασμό, όχι την υπακοή.
Biz itaati değil, hevesi örgütledik.Организирани сме от ентусиазъм, не от подчинение.
Böylece ortaya çıkan çözümü kullanmada daha hevesli ve istekli oluyorlar Bu, müfettiş muavini Mr.A háromból az első a design az oktatásért.
Böylece ortaya çıkan çözümü kullanmada daha hevesli ve istekli oluyorlar그래서 교사들이 자극을 가지고 그것들을 사용하고자 하는 욕구를 가집니다.
Böylece ortaya çıkan çözümü kullanmada daha hevesli ve istekli oluyorlarכדי שיהיה להם תמריץ ורצון להשתמש בהם.
Böylece ortaya çıkan çözümü kullanmada daha hevesli ve istekli oluyorlarليعطي الطلاب دوافع و رغبة في استخدامها.
Böylece ortaya çıkan çözümü kullanmada daha hevesli ve istekli oluyorlarこちらは、校長補佐のペリー氏が
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.C'est ma première année en tant que professeur de sciences dans un lycée, et je suis très enthousiaste.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Det är mitt första år som NO-lärare på gymnasiet och jag är så ivrig.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Dies ist mein erstes Jahr als Lehrer für Naturwissenschaften und ich habe totale Lust drauf.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.È il mio primo anno come professore di scienze alle superiori, e sono pieno di entusiasmo.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Era o meu primeiro ano como professor de ciências do ensino secundário, e eu estava muito empolgado.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Es mi primer año como profesor de ciencias en la escuela secundaria y estoy muy ansioso.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Ez az első évem középiskolai tanárként, nagyon lelkes vagyok, tudományt tanítok.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Gdy zacząłem pracę jako nauczyciel w szkole średniej, byłem pełen zapału.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Het is mijn eerste jaar als nieuwe leraar wetenschappen aan een middelbare school en ik ben zo enthousiast.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Ini adalah tahun pertama saya sebagai guru IPA di SMA, dan saya sangat bersemangat.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Jsem prvním rokem učitel biologie na střední škole a jsem hrozný nadšenec.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Keď som nastúpil prvý rok do školy ako učiteľ biológie, bol som namotivovaný.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.고등학교 과학 교사로 부임한 첫 해였습니다. 저는 열정에 가득차 있었죠,
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.To je prvo leto mojega poučevanja naravoslovja na srednji šoli in sem zelo zavzet.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Είναι η πρώτη μου χρονιά ως νέος καθηγητής θετικών επιστημών στο λύκειο και είμαι τόσο πρόθυμος.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Представьте: мой первый год работы учителем естественных наук в школе, я полон энергии.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Първа година ми е като учител по природни науки и съм много запален.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.Я перший рік працюю вчителем фізики у школі, і дуже стараюсь.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.זו השנה הראשונה שלי כמורה חדש למדעים בבי"ס תיכון, ואני מאד נלהב.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.إنه عامي الأول كمدرس لمادة العلوم في مدرسة ثانوية جديدة، و أنا متلهف للغاية.
Bu benim lise fen bilimleri öğretmeni olarak ilk yılım ve çok hevesliyim.とても気合が入っています わくわくして授業の計画に熱が入ります
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.Kvůli tomu se mi toho chce nechat.
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.Asta mă face să îmi doresc să opresc proiectul.
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.Ça m'a donné envie de renoncer à continuer ces recherches sans fin...
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.Điều đó làm cho tôi muốn từ bỏ công việc nghiên cứu xem chừng như không có kết quả này.
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.Eso me hace querer abandonar esta investigación sin fin.
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.Hal itu membuat saya ingin menghentikan penelitian ini.
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.그런 고집 때문에 어떤 회사가 생리대를 만드는지 조사하는 일을 그만두고 싶었습니다.
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.Mam już dość tych ciągłych badań.
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.Toen stond ik op het punt te stoppen met al dit onderzoek.
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.Tutto questo mi fece venir voglia di abbandonare la ricerca.
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.Und das lässt mich verzweifeln, an der ganzen Forschung verzweifeln.
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.Αυτό με έκανε να μην θέλω να συνεχίσω όλη αυτή την έρευνα.
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.Это заставило меня отказаться от этой разработки и искать, искать.
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.זה גרם לי לרצות להפסיק מחקר זה ומחקר ומחקר.
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.هذا الامر جعلني اعزف عن مواصلة البحث ثم البحث ثم البحث
Bu durum, durmadan araştırma yapmaya devam etme hevesimi kırdı.まず資金が必要だったんです
Bu heves bir tek Macar dostlarımızın hayal ettikleri geleceklerinin değil benim de geleceğimi belirlemiştir.Aceasta defineşte viitorul imaginat al prietenilor maghiari, Robicsek, Teszler, Bartok şi viitorul meu.
Bu heves bir tek Macar dostlarımızın hayal ettikleri geleceklerinin değil benim de geleceğimi belirlemiştir.Cela définit les avenirs rêvés de nos amis hongrois, Robicsek et Teszler et Bartok, tout autant que le mien.