'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele.'나는 사형 집행 인에게 자신을 가져올 게요'킹 간절히 말했다, 그는 도망 서둘렀어.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Minä hakemaan teloittaja itseni," sanoi kuningas innokkaasti, ja hän kiiruhti pois.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Privediem kata sám," povedal kráľ netrpezlivo, a ponáhľal preč.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Přivedu popravčího sám," řekl král netrpělivě, a spěchal pryč.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele.'Tôi sẽ lấy đao bản thân mình, "vua háo hức, và ông vội vã ra.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Voi aduce călăul mine", a spus Regele cu nerăbdare, şi el grăbi.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Voy a buscar al verdugo a mí mismo," dijo el rey con impaciencia, y se apresuró.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Θα φέρω τον εαυτό μου ο δήμιος", είπε ο βασιλιάς με ανυπομονησία, και ο ίδιος έσπευσε μακριά.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Ще донеса на палача себе си", казал царят с нетърпение, и той побърза.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Я принесу ката себе, сказав Король з нетерпінням, і він поспішив геть.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."Я принесу палача себя, сказал Король с нетерпением, и он поспешил прочь.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."אני אביא את התליין את עצמי," אמר המלך בשקיקה, והוא מיהר להסתלק.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele."أنا نفسي جلب الجلاد" ، وقال الملك بفارغ الصبر ، وانه سارع خارج.
'Ben cellat kendim alırım,' Kral hevesle dedi ve o acele.アリスは彼女のように、彼女は同様に戻って、ゲームが行われていた方法を見てかもしれないと思った
Benim için ağlama Cupertino. Hala hevesim ve vizyonum var.Huil niet om mij, Cupertino Ik heb nog steeds de passie en de visie
Benim için ağlama Cupertino. Hala hevesim ve vizyonum var.울지말아요 쿠퍼티노~ 난 아직 꿈이 있어요~
Benim için ağlama Cupertino. Hala hevesim ve vizyonum var.Non piangere per me Cupertino, ho ancora grinta e visione.
Benim için ağlama Cupertino. Hala hevesim ve vizyonum var.אל תבכי לי, קופרטינו. עדיין יש לי את המרץ והחזון.
Benim için ağlama Cupertino. Hala hevesim ve vizyonum var.لا تبكي من أجلي كابرتينو. لازلت أمتلك الدافع و بعد النظر.♪♫♪
Benim için ağlama Cupertino. Hala hevesim ve vizyonum var.今もどんな天気だろうと サンダルを履いている
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Ani vtedy, keď je duša bez známosti, nie je dobre, a ten, kto náhli nohami, hreší.
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.At mangle Kundskab er ikke godt, men den træder fejl, som har Hastværk.
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Ett obetänksamt sinne, redan det är illa; och den som är snar på foten, han stiger miste.
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Ilman taitoa ei ole intokaan hyväksi, ja kiirehtivän jalka astuu harhaan.
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Jistě že bez umění duši není dobře, a kdož jest kvapných noh, hřeší.
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Kerajinan tanpa pengetahuan, tidak baik; orang yang tergesa-gesa akan membuat kesalahan
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.지식 없는 소원은 선치 못하고 발이 급한 사람은 그릇하느니라
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.lélek sem jó tudomány nélkül; és a ki [csak] a lábával siet, hibázik.
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Le manque de science n`est bon pour personne, Et celui qui précipite ses pas tombe dans le péché.
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Lipsa de ştiinţă este o pagubă pentru cineva, şi cine aleargă neghiobeşte înainte, o nimereşte rău. -
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Lòng thiếu tri thức ấy chẳng phải một điều hay; Vả kẻ nào vội bước bị vấp phạm.
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Lòng thiếu tri_thức ấy chẳng phải một điều hay ; Vả kẻ nào vội bước bị vấp phạm .
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Lo zelo senza riflessione non è cosa buona, e chi va a passi frettolosi inciampa
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Não é bom agir sem refletir; e o que se apressa com seus pés erra o caminho.
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Også den som ikke bruker omtanke, går det ille, og den som er for snar på foten, treder feil.
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Res ni dobro duši brez spoznanja, in kdor je nagel z nogami, greši.
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Tampoco es bueno hacer algo sin conocimiento, y peca el que se apresura con sus pies
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Zaiste duszy bez umiejętności nie dobrze, a kto jest prędkich nóg, potknie się.
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Ψυχη ανευ γνωσεως βεβαιως δεν ειναι καλον και οστις σπευδει με τους ποδας, προσκοπτει.
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Наистина ожидане без разсъдък не е добро, И който бърза с нозете си, обърква пътя си .
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.Нехорошо душе без знания, и торопливый ногами оступится.
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.גם בלא דעת נפש לא טוב ואץ ברגלים חוטא׃
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.ايضا كون النفس بلا معرفة ليس حسنا والمستعجل برجليه يخطأ.
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.心 無 知 識 的 、 乃 為 不 善 . 腳 步 急 快 的 、 難 免 犯 罪
Bilgisiz heves işe yaramaz, Acelecilik insanı yanılgıya düşürür.心無知 識 的 、 乃為不善 . 腳步 急 快的 、 難免 犯罪
Bilmiyor olabilirsin ama... ...mal varlığımı bağışlamak için belgeleri imzalamaya çok hevesliyim.Talán nem tudod, de nagyon hajlok rá, hogy aláírjam a papírokat a vagyon visszaadásához.
Bilmiyor olabilirsin ama... ...mal varlığımı bağışlamak için belgeleri imzalamaya çok hevesliyim.Tu ne le sais peut-être pas, mais je veux vraiment signer cesNdocuments pour restituer les biens.
Bilmiyor olabilirsin ama... ...mal varlığımı bağışlamak için belgeleri imzalamaya çok hevesliyim.Είναι επειδή δεν ξέρεις. Πραγματικά θέλω να υπογράψω για να χάσω τα δικαιώματα της κληρονομιάς μου.
Bilmiyor olabilirsin ama... ...mal varlığımı bağışlamak için belgeleri imzalamaya çok hevesliyim.هذا لانك لا تعلمين اريد حقا توقيع التنازل
Birkaç umut ışığı: Çalışma hayatına yeniden heves katmalıyız.Unas cuantas fuentes de esperanza: debemos re-moralizar el trabajo.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.Amerika Serikat tidaklah begitu bersemangat untuk menggunakan MDG 4.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.Az USA nem volt lelkes támogatója az MDG 4-nek.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.De Verenigde Staten stonden niet zo te springen om MDG 4 te gebruiken.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.Gli Stati Uniti non erano certo ansiosi di usare MDG 4.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.Hoa Kỳ không thực sự háo hực trong việc dùng MDG 4.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.Les États-Unis n'ont pas eu hâte à appliquer les Objectifs de Développement pour le Millénaire 4.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.미국은 MDG4를 도입하는데 대해 별로 적극적이지 않았습니다.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.MDG 4 umzusetzen.
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.Os EUA não se têm mostrado muito ansiosos por usar o MDG 4,
Birleşik Devletler bu hedefleri kullanmak için pek hevesli değildi.Spojené štáty neboli nadšené z uplatňovania MDG 4.