her zaman ile cümle

her zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Her zaman ilerleyebiliriz.We can always improve.
Mary her zaman güzel görünüyor.Mary always looks nice.
Tom her zaman yeni fikirlere açıktır.Tom is always open to new ideas.
Tom her zaman çok dağınık görünüyor.Tom always seems so disorganized.
Tom motosikletini sürerken her zaman kask takar.Tom always wears a helmet when riding his motorcycle.
Tom her zaman stresli görünüyor.Tom always seems stressed out.
Bu her zaman işe yaradı.It worked every time.
Bu her zaman çalışır.It works every time.
Tom her zaman insanlara güvenir, hatta güvenmemesi gereken insanlara bile.Tom always trusts people, even people he shouldn't.
Biz her zaman birlikte çalışırız.We always work together.
Her zaman genç kalmak çok önemlidir.It is very important to stay young all time.
Her zaman en kötü senaryo için plan yapmalısınız.You should always plan for the worst-case scenario.
Tom her zaman işe gitmeden önce bir şey yer.Tom always eats something before going to work.
O her zaman bir aile kurmak istedi.She always wanted to start a family.
O, her zaman babasını etkilemeye çalışıyordu.She was always trying to impress her father.
Her zaman onunla niye takılıyorsun anlamıyorum.I don't understand why you hang out with her all the time.
Her zaman Tom'la niye takıldığını anlamıyorum.I don't understand why you hang out with Tom all the time.
Basın her zaman iyi bir skandalı sever.The press always loves a good scandal.
Birkaç dakika erken varmak her zaman iyi bir fikir.It's always a good idea to arrive a few minutes early.
Fikirlerin her zaman takdir edilir.Your ideas are always appreciated.
İnsanlar her zaman en kötüsünü üstlenir.People always assume the worst.
Tom her zaman satın aldığı yiyeceklerde boya maddesi olup olmadığını kontrol eder.Tom always checks to verify that no dyes are in any food he buys.
O birini selamladığında her zaman eğildi.He always bowed when he greeted someone.
İyi, her zaman olduğu gibi.Good, as always.
Ben her zaman hayaller dünyasında yaşıyorum.I'm always living in the world of dreams.
Seni seviyorum ve her zaman seveceğim.I love you and I always will.
Ikea talimatları her zaman mükemmel değil.Ikea instructions are not always perfect.
Her zaman parlak bir kravat takıyorsun.You always wear a loud necktie.
Hayat her zaman istediğin gibi gitmez.Life doesn't always work out the way you want it to.
Her zaman Tatoeba kanalını izlerim.I always watch the Tatoeba channel.
Tom her zaman başka herkesten daha iyi gibi davranıyor.Tom is always acting like he's better than everyone else.
Mary her zaman herkesten daha iyiymiş gibi davranıyor.Mary is always acting like she's better than everyone else.
Eğitim olmadan, sen her zaman yoksulluk hissedeceksin.Without education, you will always feel poverty.
Ne için bekliyorsun? Her zaman bir şey için bekliyorsun.For what are you waiting? You're always waiting for something.
Her zaman anne ve babana minnettar ol.Always be grateful to your mother and father.
Eğer her zaman başkalarından ödül beklersen sen bir köpek gibisin.You're like a dog if you always expect reward from others.
Tom her zaman Mary ile ilgilendi.Tom always took care of Mary.
Neden her zaman kadınları yatıştırmaya çalışıyorsun? Suçlu mu hissediyorsun?Why do you always try to appease women? Do you feel guilty?
O her zaman zamanında gelmeyi garantiye alır.He always makes sure to come on time.
O onu yaptırdı ama her zaman olduğu gibi, o onu karmakarışık etti.He did get it done but as always, he did it ass-backwards.
Neden her zaman kendinle çok gurur duyuyorsun?Why are you always so damn proud of yourself?
Neden acı çekmek zorunda olan kişi her zaman benim?Why am I always the one who has to suffer?
Tanrı her zaman ölçer.God always measures.
Her zaman Londra'yı görmek istedim.I've always wanted to see London.
Her zaman korkan insanların işe yaramaz olduğunu düşünüyorum.I think people who are always afraid are useless.
Her zaman geleceği görmeyi hayal ettim.I've always dreamed of seeing the future.
Her zaman bir karamsardan ödünç para al. O geri beklemeyecektir.Always borrow money from a pessimist. He won’t expect it back.
Ben her zaman evcil bir sincaba sahip olmak istedim.I’ve always wanted to have a pet squirrel.
Tom sonunda babasının işini işleteceğini her zaman biliyordu.Tom has always known that he would eventually run his father's business.
Tom diğer insanların onunla ilgili düşündüğü hakkında her zaman endişeli görünüyor.Tom always seems worried about what other people think about him.
Tom Mary'nin aşçılığı hakkında her zaman şikayet ederdi.Tom always used to complain about the Mary's cooking.
Sonuçta bunun olacağını her zaman biliyordum.I've always known this would happen eventually.
Tom her zaman kendi telefon numarasını unutuyor.Tom is always forgetting his own phone number.
Herhangi bir acil durumda Tom'a her zaman güvenebilirsiniz.You can always count on Tom in any emergency.
Tom her zaman her şeyi kendi başına yapmak istiyor.Tom always wants to do everything by himself.
Tom'a acil bir durumda her zaman güvenebilirsiniz.We can always count on Tom in an emergency.
Tom'un tavsiyesi her zaman çok faydalı olmuştur.Tom's advice has always been very helpful.
Tom her zaman kendisi hakkında çok emin görünüyor.Tom always seems so sure about himself.
Tom her zaman hava hakkında şikayet ediyor.Tom always complains about the weather.
Biz her zaman Tom'dan yardımını isteyebiliriz.We could always ask Tom for his help.

İlgili Sayfalar