her zaman ile cümle
her zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Küçük şeylerdeki güzelliği her zaman fark eder.He always sees beauty in the little things.
Erkekler her zaman kadınlar hakkında konuşur.Men talk about women all the time.
Onlar her zaman konuşur.They talk all the time.
O her zaman gösterişli kıyafetler giyer.She always wears flashy clothes.
Bu benim favori gömleğim ve her zaman onu elimle yıkarım.That's my favorite shirt, and I always wash it by hand.
Ben pazar günleri her zaman evde kalırım.I always stay at home on Sundays.
Ben her zaman sekizden önce uyanırım ama asla hemen kalkmam.I always wake up before eight o'clock, but I never get up immediately.
Yazarlar her zaman son söze sahip olmak zorundadır.Writers always have to have the last word.
Thor her zaman burada değil.Thor is not always here.
Her zaman insanların içinde en iyiyi görmeye çalış.Always try to see the best in people.
Benim grubum her zaman enerjik.My group is always lively.
En basit çözümler her zaman en iyisidir.The simplest solutions are always the best.
Annem bana her zaman bağırıyor.My mother's always yelling at me.
Her zaman dışarı çıkarım, bir şey unuturum. Her zaman!Every time I go out, I forget something. Always!
Bizim profesör dersine her zaman vaktinde gelir.Our professor is always on time for his class.
Ben her zaman ona açıkça hayran oldum.I always admired her openly.
Bisikletini her zaman kirli bırakıyorsun.You always leave your bike filthy.
Bisikletlerini her zaman kirli bırakıyorsun.You always leave your bikes filthy.
Ben konuşurken oğlum her zaman sözümü keser.My son always interrupts me when I'm talking.
O her zaman mavi bir gömlek giyer.He always wears a blue shirt.
Ben her zaman senden daha genç olacağım.I will always be younger than you are.
O her zaman onda hata buluyor.She's always finding fault in him.
O kural her zaman işler.That rule always applies.
Tanrılar ve Tanrıçalar her zaman sizi korusun.May the gods and goddesses always bless you.
Tanrılar ve tanrıçalar her zaman hepinizi kutsasın.May the gods and goddesses always bless you all.
Tom her zaman uykuludur.Tom is always sleepy.
Şafaktan hemen önce her zaman karanlıktır.It's always darkest just before dawn.
Tom her zaman bir yeşil yıldız takar.Tom always wears a green star.
Ben her zaman üzgün hissediyorum.I feel sad all the time.
Bu banka her zaman kendi çıkarlarını gözetir.This bank always watches out for its own interests.
Onun her zaman geç geldiğine inanmıyorum.I don't believe he always arrives late.
Çin kültürü ile ilgili her zaman hoşnuttum.I've always been delighted with the chinese culture.
Onun her zaman elleri ve ayaklarında kan dolaşım ile ilgili problemleri vardı.She has always had problems with the circulation in her hands and feet.
Evinde, o her zaman uzanarak okurdu.At home, he always read lying down.
Her zaman aşırı stresliyim.I'm always stressed out.
O her zaman kendisiyle memnundur.She's always satisfied with herself.
Tom her zaman dağınıktı.Tom has always been messy.
Tom her zaman şişmandı.Tom has always been fat.
Biz her zaman eğlendik.We always had fun.
Bu tür sorunlar her zaman olacaktır.There will always be some kind of problem.
Biri her zaman orada.Someone is always there.
Tom her zaman mutluydu.Tom was always happy.
Tom her zaman samimi.Tom is always candid.
Tom her zaman adildi.Tom was always fair.
Tom ve Mary hemen hemen her zaman birbirleriyle anlaşırlar.Tom and Mary almost always agree with each other.
Tom bisikletimi ödünç almadan önce her zaman izin ister.Tom always asks for permission before he borrows my bicycle.
Tom her zaman aynı üç soruyu sorar.Tom always asks the same three questions.
Yeni başlayanlar her zaman bunu yapmada sıkıntı yaşar.Beginners always have trouble doing this.
İnsanlar her zaman seni hayal kırıklığına uğratırlar.People always disappoint you.
Her zaman elinden geleni yap.Always do your best.
Ben her zaman kendi işime sahip olmanın hayalini kurdum.I've always dreamed of owning my own business.
Ben her zaman sabah kahvaltısı yerim.I always eat breakfast.
Tom her zaman beni teşvik etti.Tom always encouraged me.
Ben her zaman Tom'u ziyaret etmeyi severim.I always enjoy visiting Tom.
Beklenmeyen her zaman olur.The unexpected always happens.
Boston'a gittiğimizde Biz her zaman Tom'u görürüz.We always see Tom when we go to Boston.
Ben Boston'a gittiğimde her zaman eğlenirim.I always have fun when I go to Boston.
Tom her zaman bana karşı çok nazikti.Tom has always been very nice to me.
Her zaman ilerleyebilirim.I can always improve.
Her zaman ilerleyebilirsin.You can always improve.