her zaman ile cümle
her zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bunu her zaman yapar.Tom does this every single time.
Ben her zaman herkesle çalışabileceğimi düşündüm.I always thought I could work with anyone.
Ben her zaman şarap ve peynirden hoşlanırım.I always like wine and cheese.
Her zaman siyah ve beyaz değildir.It's not always black and white.
Ben her zaman alışveriş havamdayım.I'm always in the mood for shopping.
Her zaman bir av var.There's always a catch.
Sen bana her zaman korkularımla yüzleşmeyi öğrettin.You taught me always to face my fears, Tom.
Seni her zaman önemsedim, Tom.I've always cared about you, Tom.
Her zaman Tom'u önemsediğini biliyorum.I know you've always cared about Tom.
Tom her zaman çocukları hakkında koruyucu olmuştur.Tom has always been very protective of his children.
Gerçek, benim her zaman Boston'u sevdiğimdir.The truth is I've always liked Boston.
Her zaman yaptığım bu.That's what I always do.
Tom benim her zaman kendimi tehlikeye atıyor olduğumu düşünür.Tom thinks I'm always putting myself in danger.
Her zaman bir öğretmen olman gerektiğini düşündüm.I always thought you should've been a teacher.
Ben her zaman bağımsız bir düşünür oldum.I've always been an independent thinker.
Ben her zaman Tom'un karakteri mükemmel bir yargıç olduğunu söyledim.I've always said Tom is an excellent judge of character.
Tom her zaman bir kız evlat istedi.Tom always wanted a daughter.
Tom her zaman yapıyor gibi görünüyor.Tom looks like he always does.
Sen her zaman bütün cevapları biliyor gibi görünüyorsun.You always seem to know all the answers.
Tom her zaman derse ara veriyor.Tom is always spacing out in class.
Tom her zaman bir adım önümüzde kalmayı başardı.Tom has always managed to stay one step ahead of us.
Tom her zaman söylediğini söyleyecektir.Tom will say what he always says.
Her zaman istediğini almanın bir bedeli vardır.There is a price for always getting what you want.
Her zaman bir sanatçı olman gerektiğini düşündüm.I always thought you should've been an artist.
Tom her zaman bir süt çocuğuydu.Tom was always a mama's boy.
Mary için her zaman bir şeyim vardı.I've always had a thing for Mary.
Her zaman beklenilen şeyi yapmaz mısınız?Don't you always do what's expected?
Siz her zaman bu kadar garip miydiniz?Were you always this strange?
Sen her zaman sert biriydin, değil mi Tom?You were always the tough one, weren't you, Tom?
Sen Tom'un yapmanı söylediği şeyi her zaman yapmaz mısın?Don't you always do what Tom tells you to do?
Tom her zaman senin adına konuşur mu?Does Tom always speak for you?
Seni her zaman sevdiğimi düşündüğünden daha çok sevdim.I've always liked you more than you thought I did.
Her zaman imkansız olmuştur.It's always been impossible.
Hayat her zaman basit değildir.Life isn't always simple.
Her zaman beni sevmediğini düşündüm.I've always thought you didn't like me.
Bu her zaman aynıydı.It's always been the same.
Hâlâ her zaman Tom hakkında düşünüyorum.I still think about Tom all the time.
Tom Mary ile her zaman dalga geçiyor.Tom makes fun of Mary all the time.
Her zaman burada olacağız.We'll always be here.
Burada her zaman bir şey oluyor.Something is always happening here.
Orada neredeyse her zaman yağmur yağıyor.It's almost always raining there.
Her zaman bunlardan birine sahip olmak istedim.I've always wanted to get my hands on one of these.
İyi nasihat her zaman pahalı değildir.Good advice isn't always expensive.
Tom her zaman sıkı ağızlı.Tom is always secretive.
Nasıl Fransızca konuşacağını bildiğini her zaman düşündüm.I've always thought you knew how to speak French.
Çok fazla söylememek için her zaman dikkatliydim.I've always been careful to not say too much.
Tom her zaman geçinmesi kolay bir kişidir.Tom has always been easy to get along with.
Tom her zaman eğlenceli bir adam olmuştur.Tom has always been a fun guy to hang out with.
Sahte para her zaman geri gelir.Bad money always comes back.
Tom neredeyse her zaman Mary'ye ev ödevlerinde yardımcı olur.Tom almost always helps Mary with her homework.
Tom her zaman iyi yer.Tom always eats well.
Her zaman dikkatli olun.Always be careful.
Tom her zaman dikkatli.Tom is always careful.
Her zaman onlara güvenebilirsiniz.You can always rely on them.
Onunla her zaman buluştuğumuz yerde Tom'la buluşacağım.I'll meet Tom where we always meet him.
Her zaman nasıl yüzeceğini bildiğini düşündüm.I've always thought you knew how to swim.
Her zaman Tom'a hayran oldum.I've always admired Tom.
Her zaman Tom'a güvenebilirsin.You can always rely on Tom.
Ben her zaman senin bir Kanadalı olduğunu düşündüm.I've always thought you were a Canadian.
Bunun olacağından her zaman korktum.I've always been afraid that this would happen.