her zaman ile cümle
her zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O her zaman iyi bir işaret.That's always a good sign.
Her zaman Boston'lu olduğunu düşündüm.I've always thought you were from Boston.
Tom her zaman inatçıydı.Tom has always been stubborn.
Tom yapacağını söylediği şeyi her zaman nadiren yapar.Tom almost always does what he says he's going to do.
Tom yapmaya söz verdiği şeyi neredeyse her zaman yapar.Tom almost always does what he promises to do.
İnsanlar her zaman hava hakkında şikayet ediyor.People always complain about the weather.
Tom insanların her zaman onun babasına benzediğini söylemesinden bıktı.Tom is tired of people always telling him that he looks like his father.
Her zaman daha sonra tekrar gelebilirim.I could always come back later.
Her zaman insan sarrafıydım.I've always been a good judge of character.
Her zaman adil olmalısın.You should always be fair.
Tom her zaman fakir.Tom has always been poor.
Her zaman bulaşıkları yıkayan kişi olmaktan bıktım.I'm sick and tired of being the one who always washes the dishes.
Her zaman aynı kıyafetleri giyiyorsun.You're always wearing the same clothes.
Ben her zaman yeteneklerin tarafından etkilendim.I've always been impressed by your abilities.
Her zaman böyle bir yerde yaşamak istedim.I've always wanted to live in a place like this.
Her zaman Tom'u satrançta yenebildim.I've always been able to beat Tom at chess.
Ben her zaman bir gün Tom'un bizi terk edeceğini biliyordum.I've always known that someday Tom would leave us.
Her zaman olduğu gibi, Tren bugün zamanında geldi.The train was on time today, as always.
Her zaman onu yapmaktan nefret ettim.I've always hated doing that.
Onu her zaman biliyorum.I've always known that.
Seni her zaman çok takdir ettim.I've always admired you a lot.
Sana her zaman hayranlık duydum.I've always admired you a lot.
Her zaman çok akıllı olmadığını düşündüm.I've always thought you weren't very smart.
Her zaman sana hayran oldum.I've always admired you.
Senden e-posta aldığımda her zaman mutlu olurum.I'm always happy when I get email from you.
Ben her zaman hazırım.I'm always ready.
Tom her zaman çok dostça.Tom always seems so friendly.
Sana her zaman çok hayran oldum.I've always admired you enormously.
Sen her zaman benim düşüncelerimdeydin.You were always in my thoughts.
O her zaman çok kibardır.She's always very polite.
O her zaman çok nazik.He's always very polite.
O her zaman çok kibar.He's always very polite.
O her zaman çok naziktir.He's always very polite.
Neden her zaman beni kesiyorsun?Why do you interrupt me all the time?
Her zaman onu denemek istedim.I have always wanted to try it.
Her zaman değil, ama gittikçe daha sık.Not always, but more and more often.
O her zaman ilk sözün sahibidir.He always has the first word.
Ben her zaman onu inanılmaz keyifli buldum.I've always found her unbelievably pleasurable.
Ben her zaman onu inanılmaz zevkli buldum.I've always found her unbelievably pleasurable.
Ben onu her zaman inanılmaz sevimli buldum.I've always found her unbelievably adorable.
Her zaman başka bir gezegeni ziyaret etmek istemişimdir.I've always wanted to visit another planet.
Her zaman başka bir ülkeyi ziyaret etmek istemişimdir.I've always wanted to visit another country.
Her zaman başka bir ülkeye gitmek istemişimdir.I've always wanted to go to another country.
Tom her zaman kusursuz giyinir.Tom is always impeccably dressed.
Biz her zaman açız.We are always hungry.
Katil her zaman bahçıvandır.The murderer is always the gardener.
Haklı olmasalar bile müşteriler her zaman haklıdırlar.The customer's always right, even when they're not.
Geri zekalılar her zaman aptalca nedenlerle birbirlerine bağırırlar.The idiots are always yelling at each other for stupid reasons.
Her zaman bulaşıkları yıkayan benim.I'm the one who always washes the dishes.
Bunu her zaman tek başına yapmaya çalışabilirsin.You can always try doing it by yourself.
Her zaman seni öpmek istedim.I've always wanted to kiss you.
Her zaman sana inandım.I've always believed in you.
Her zaman seninle olmaktan zevk alıyorum.I always enjoy being with you.
Her zaman seni gördüğüme mutluyum.I'm always happy to see you.
Beni her zaman yanlış anlıyorsun.You always get me wrong.
Ben her zaman dünya etrafında seyahat etmek istedim.I've always wanted to travel around the world.
Her zaman kazanırım.I always win.
Neden her zaman sızlanıyorsun?Why are you always whining?
Yapıcı eleştiri her zaman sıcak karşılamadır.Constructive criticism is always welcome.
O her zaman aynı şekilde olur.It always happens the same way.