her zaman ile cümle

her zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kapım her zaman açık.My door's always open.
Bilgiye yatırım her zaman en iyi faizi öder.An investment in knowledge always pays the best interest.
Onlar her zaman geç kaldılar.They were always late.
O her zaman geç kalıyordu.He was always late.
O her zaman geç kaldı.She was always late.
Öğretmenimiz her zaman bayan öğrencileri kayırıyor.Our teacher always favours female pupils.
Bunun her zaman bir anlamı vardır.This always has a meaning.
Her zaman düşmanlarını affet. Hiçbir şey onları daha fazla rahatsız edemez.Always forgive your enemies. Nothing irritates them more.
Esperanto isimler her zaman o ile sona erer.Esperanto nouns always end in o.
O, karısının ölümü hakkında konuşmaktan her zaman kaçınır.He always avoids talking about his wife's death.
Ben her zaman yorgunum.I'm always tired.
Arkadaşlar her zaman birbirlerine yardım etmek için hazırlıklıdırlar.Friends are always prepared to help each other.
Tom her zaman sıcak.Tom is always hot.
Bir üniversite öğrencisiyken her zaman sınavlardan önce bütün gece çalışırdım.When I was a college student, I always pulled all-nighters before tests.
Bir üniversite öğrencisi iken her zaman bir sınavdan önce bütün gece çalışırdım.When I was a university student, I always pulled an all-nighter before a test.
Üniversitedeyken bir sınavdan önce her zaman gecenin çoğunda ders çalışırdım.When I was in college, I always studied most of the night just before a test.
Çiçekler her zaman güzel fikirdir.Flowers are always a good idea.
Neden bana her zaman bu kadar iyi davranıyorsun?Why are you always so nice to me?
Tom teşekkür ederim demeyi her zaman hatırlar.Tom always remembers to say thank you.
Tom hemen hemen her zaman 5.30'dan önce okuldan eve gelir.Tom almost always gets home from school before 5:30.
O her zaman farklıydı.She was always different.
Ben her zaman farklıydım.I was always different.
Tom diğer çocuklardan her zaman farklıydı.Tom was always different from other children.
İşleri her zaman kendi tarzıyla yapmak isterdi.He always wanted to do things his way.
O diğer çocuklardan her zaman farklıydı.He was always different from other children.
Tatoeba'da her zaman öğrenirsiniz!You always learn at Tatoeba!
Senin bu adam tarafından her zaman sevildiğini duydum.I hear you have always been loved by this man.
İtfaiyeciler her zaman hayatlarını tehlikeye atarlar.Firefighters always endanger their lives.
Bunu her zaman yapardım.I used to do it all the time.
Onlardan ikisi dövüşürken her zaman araya girmek istemiyorum.I don't want to butt in all the time when the two of them are fighting.
Babam her zaman haklı olduğunu düşünüyor.My father thinks that he's always right.
O her zaman düşündüğünü söyler.He always says what he thinks.
Tom her zaman kirli bulaşıkları lavaboya bırakır.Tom always leaves dirty dishes in the sink.
Tom her zaman işleri kendi bildiğine göre yapmak ister.Tom always wants to do things his own way.
Tom her zaman çok düzgün giyimlidir.Tom is always very neatly dressed.
Benim için her zaman özel olacaksın.You'll always be special to me.
Tom her zaman düşündüğünü söyler.Tom always says what he thinks.
Oldukça uygun olduğu için her zaman internette pizza siparişi veririm.I always order pizza over the Internet, which is quite convenient.
Ben her zaman ağlarım.I cry all the time.
Tabağınıza çok fazla koymayın! Her zaman ikincisini yiyebilirsiniz.Don't put so much on your plate! You can always have seconds.
Annem her zaman işlerime burnunu sokar.My mother always sticks her nose in my private business.
Her zaman Türkiye'ye gitmek istedim.I've always wanted to go to Turkey.
Benim yeni arabam her zaman herhangi bir yere gitmeme olanak sağlamaktadır.My new car enables me to go anywhere, anytime.
Jane her zaman sanki zenginmiş gibi davrandı.Jane always behaved as if she were rich.
Jane her zaman zenginmiş gibi davrandı.Jane always behaved as if she were rich.
Ben her zaman elinden geleni yapanlara saygı duyarım.I respect all who always give it their best.
Her zaman ayın ilk günü kiranı ödemen gerekiyor.You're supposed to always pay your rent on the first of the month.
Kiranı her zaman ayın ilk gününde ödemen gerekiyor.You're supposed to always pay your rent on the first of the month.
Tom bir şey hakkında her zaman mutsuz görünüyor.Tom always seems to be unhappy about something.
Burada her zaman beklerim, Tom.You're always welcome here, Tom.
Tom her zaman izliyordu.Tom was watching the whole time.
Tom her zaman buradaydı.Tom was in here the whole time.
Jim, her ne pahasına olursa olsun her zaman beladan kaçınır.Jim always avoids trouble at all costs.
Tom her zaman sorundan kaçınmaya çalışır.Tom always tries to avoid trouble.
Herkesi her zaman mutlu edemezsin.You can't make everyone happy all the time.
Gazino'da sık sık oyun oynadığı için, onun her zaman paraya ihtiyacı vardı.Since she often played at the casino, she always needed money.
Tatoeba'nın her zaman daha fazla cümlelere ihtiyacı var!Tatoeba always needs more sentences!
Benimle her zaman irtibat kurabilirsin.You can always contact me.
Tom her zaman seni sevecek.Tom will always love you.
Her zaman o kitabı okumak istedim.I've always wanted to read that book.

İlgili Sayfalar