her zaman ile cümle

her zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom her zaman şikayet eden ilk kişi.Tom is always the first one to complain.
Tom her zaman övgü için balık tutuyor.Tom is always fishing for compliments.
Seni her zaman koruyacağıma yemin ederim.I swear I'll always protect you.
O her zaman açtı.He was always hungry.
Eğilim her zaman daha az işçi kullanarak daha fazla ürün üretmektir.The trend is always to produce more products using fewer employees.
Bulduğum mutluluk, zor işten neredeyse her zaman geri adım atmaktır.Happiness, I have discovered, is nearly always a rebound from hard work.
Biz her zaman eve birlikte gideriz.We always go home together.
Komşunun çocukları ile sorun onların her zaman gece geç saatlerde gürültülü olmaları.The problem with the neighbor's kids is that they're always noisy late at night.
İnsanlar her zaman sorunlarını benimle tartışmak istiyor gibi görünüyor.People always seem to want to discuss their problems with me.
Tom'un davranış şekliyle ilgili her zaman bir sorun yaşadım.I've always had a problem with the way Tom behaves.
Her zaman sorunlara neden olan kişi Tom'dur.Tom is the one who always causes problems.
Neden Tom'un her zaman para sorunları var?Why does Tom always have money problems?
Bu her zaman en büyük sorunumuz olmuştur.That's always been our biggest problem.
Sorunum her zaman aç olmamdır.My problem is that I'm always hungry.
Senin her zaman Tom'la sorunların vardı.You've always had problems with Tom.
Tom her zaman o sorunu yaşadı.Tom has always had that problem.
Bu her zaman bir sorun olmuştur.This has always been a problem.
Para her zaman bir sorundur.Money's always a problem.
Her zaman izleniyorum gibi hissediyorum.I feel like I'm always being watched.
Neden her zaman beni suçluyorsun?Why do you always blame me?
Kadınlar birlikte olduğunda onlar her zaman güler.When women are together, they always laugh.
Ben her zaman otostop yaparım.I always hitchhike.
İnsan aptallığı üzerine bahse girme her zaman iyi bir bahistir.Betting on human stupidity is always a good bet.
Bu her zaman beni güldürüyor.This always makes me laugh.
Tom her zaman neşeli.Tom is always cheerful.
Ben her zaman okula 7:15'te giderim.I always go to school at 7:15.
Her zaman yapılacak bir şey vardır.There's always something to do.
Boston'da her zaman hava soğuk değildir.It's not always cold in Boston.
Tom her zaman sakin bir çocuktu.Tom was always a quiet child.
Anlamıyorum. Niye her zaman onunla takılıyorsun?I don't understand. Why do you hang out with her all the time?
Bu her zaman bir zevktir.It's always a pleasure.
Bu ülkede erkekler her zaman kadınların önünde yürürler.Men always walk in front of women in this country.
Wikipedia'da yazılı olanların her zaman doğru olmadığını aklınızda tutmanız gerekir.You need to bear in mind that what is written on Wikipedia isn't always true.
O öfkeli olduğunda her zaman bağırır.He always shouts when he is angry.
O, kızgın olduğunda her zaman bağırır.She always shouts when she is angry.
Mary kızgın olduğunda her zaman bağırır.Mary always shouts when she is angry.
Ben her zaman senin için burada olacağım.I'm always going to be here for you.
Senin için her zaman orada olmayacağım.I'm not always going to be there for you.
Her zaman bu şekilde değildi.It wasn't always this way.
O her zaman herkese karşı kibardır.He's always nice to everyone.
Mary her zaman Tom'un şiirsel mektuplarını okumaktan büyük zevk aldı.Mary always greatly enjoyed reading Tom's poetic letters.
Gerektiğinde her zaman beni savunduğun için teşekkürler.Thank you for always sticking up for me when necessary.
Gerektiğinde her zaman beni desteklediğin için teşekkürler.Thank you for always sticking up for me when necessary.
Neden her zaman Tom'la takılıyorsun?Why do you hang out with Tom all the time?
O, eleştirilmeye karşı her zaman bağışıktır.He is always immune to criticism.
Tom her zaman şişman mıydı?Has Tom always been fat?
Tom her zaman aşırı kilolu muydu?Has Tom always been overweight?
Mary her zaman şişman mıydı?Has Mary always been fat?
Bunu her zaman bu şekilde yaptım.I've always done it that way.
Tom'un her zaman parası azdır.Tom is always short of money.
Tom her zaman kendi yoluna sahip olmaya çalışır.Tom always tries to have his own way.
Tom her zaman kızı hakkında endişelenir.Tom always worries about his daughter.
Bir çeviri aynı zamanda her zaman bir yorumdur.A translation is always also an interpretation.
Tom her zaman haklı olduğunu düşünüyor.Tom always thinks he's right.
Kediler baş aşağı bırakılsalar bile her zaman ayaklarının üzerine düşerler.A cat always lands on its feet, even if upside down when dropped.
Her zaman böyle olmuştur.It's always been like this.
Her zaman bu şekilde oldu.It's always been this way.
Bitkileri her zaman sevdim.I've always loved plants.
Tom her zaman iyi yargı gösterir.Tom always shows good judgment.
Tom her zaman fıkralar anlatıyor.Tom is always telling jokes.

İlgili Sayfalar