her zaman ile cümle

her zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tom her zaman kendi bildiğini zorunda.Tom always has to have his own way.
Tom'un her zaman omuzunda asılı bir sırt çantası vardır.Tom always has a backpack slung over his shoulder.
Tom'un her zaman bir yedek planı vardı.Tom always had a back up plan.
Tom okula geç kaldığı için her zaman aynı eski bahaneyi verir.Tom always gives the same old excuse for being late for school.
Tom her zaman sabahleyin erken kalkar.Tom always gets up early in the morning.
Tam sahneye gitmeden önce, Tom her zaman sinirlenir.Tom always gets nervous just before he goes on stage.
Tom bir harita taşımazsa, her zaman kaybolur.Tom always gets lost if he doesn't carry a map.
Öğle yemeğinden en az bir saat önce, Tom her zaman aç hisseder.Tom always feels hungry at least one hour before lunch.
Tom her zaman soğuk kış aylarında depresif hisseder.Tom always feels depressed during the cold winter months.
Tom her zaman kahvesini koyu içer.Tom always drinks his coffee strong.
Tom her zaman sabah kahve içer.Tom always drinks coffee in the morning.
Tom her zaman sabahleyin en az üç fincan kahve içer.Tom always drinks at least three cups of coffee in the morning.
Tom her zaman siyah giyer ya da bir diğer koyu renk.Tom always dresses in black or some other dark color.
Tom her zaman işleri aynı eski usülle yapar.Tom always does things the same old way.
Tom her zaman elinden geleni yapar.Tom always does his best.
Tom her zaman soruna neden olur.Tom always causes trouble.
Tom her zaman çantasında bir harita ve pusula taşır.Tom always carries a map and compass in his bag.
Tom her zaman yemeklerden sonra dişlerini fırçalar.Tom always brushes his teeth after meals.
Tom hemen hemen her zaman işe yürüyerek gider.Tom almost always walks to work.
Tom alışverişe gittiğinde, neredeyse her zaman bir kredi kartı kullanır.Tom almost always uses a credit card when he goes shopping.
Tom akşam yemeğinden önce neredeyse her zaman banyo yapar.Tom almost always takes a bath before dinner.
Tom neredeyse işe her zaman arabayla gider.Tom almost always goes to work by car.
Tom neredeyse yerlere her zaman zamanında varır.Tom almost always gets places on time.
Tom neredeyse her zaman TV izlerken uykuya dalar.Tom almost always falls asleep while watching TV.
Tom isimleri hatırlamada her zaman sorun yaşadığını itiraf etti.Tom admitted that he always has trouble remembering names.
Tom'un niçin her zaman geç kaldığını anladım.I've figured out why Tom is always late.
Tom'un her zaman ağlayıp ağlamadığını merak ediyorum.I wonder if Tom ever cries.
Keşke Tom her zaman geç kalmasa.I wish Tom wouldn't always be late.
Tom her zaman Mary'ye karşı cimriydi.Tom was always mean to Mary.
Tom Mary ile her zaman iyi geçiniyor gibi görünüyor.Tom seems to always get along well with Mary.
Mary odada iken, Tom her zaman gergin hissettiğini söylüyor.Tom says that he always feels tense when Mary is in the room.
Tom Mary ile iskambil oynamaktan her zaman hoşlandığını söylüyor.Tom says that he always enjoys playing cards with Mary.
Her zaman zamanında geldiği için Tom Mary'yi övdü.Tom praised Mary for always being on time.
Tom her zaman Mary'ye hediyeler veriyor.Tom is always giving presents to Mary.
Tom Mary'nin yaptıkları hakkında her zaman şikâyet ediyor.Tom is always complaining about what Mary does.
Tom her zaman Mary hakkında şikâyette bulunuyor.Tom is always complaining about Mary.
Tom her zaman Mary'nin ne kadar harcadığı hakkında şikayet ediyor.Tom is always complaining about how much Mary spends.
Tom Mary ile her zaman karşılaşacağını düşünmüyor.Tom doesn't think he'll ever meet Mary.
Tom her zaman erken kalkmaz fakat her zaman Mary'den önce kalkar.Tom doesn't always get up early, but he always gets up before Mary does.
Tom her zaman vaktinde gelmez fakat Mary genellikle gelir.Tom doesn't always arrive on time, but Mary usually does.
Tom Mary ile her zaman buluştuğunu inkar etti.Tom denied that he had ever met Mary.
Tom her zaman Mary ile buluştuğunu inkar etti.Tom denied having ever met Mary.
Tom ve Mary her zaman döğüşüyor gibi görünüyorlar.Tom and Mary seem to be fighting all the time.
Tom ve Mary her zaman birbirleriyle flört ediyorlar.Tom and Mary are always flirting with each other.
Tom ve Mary her zaman birbirleriyle kavga ederler.Tom and Mary are always at each other's throats.
Tom ve Mary para konusunda her zaman tartışıyorlar.Tom and Mary are always arguing about money.
Tom ve Mary çocuklarını nasıl yetiştirecekleri konusunda her zaman tartışıyorlar.Tom and Mary are always arguing about how to raise their children.
Tom ve Mary her zaman birlikte harika bir zaman geçiriyor gibi görünüyorlar.Tom and Mary always seem to have a wonderful time together.
Tom ve Mary Cumartesi sabahı her zaman tenis oynarlar.Tom and Mary always play tennis on Saturday morning.
Tom ve Mary hemen hemen her zaman okuldan sonra tenis oynarlar.Tom and Mary almost always play tennis after school.
Tom her zaman Mary'yi ziyaret etmek istedi, ama onun hiç şansı olmadı.Tom always wanted to visit Mary, but he never had the chance.
Tom her zaman Mary'ye bir çocuk gibi davranır.Tom always treats Mary like a child.
Tom, Mary çevresinde iken her zaman sinirlenir.Tom always gets nervous when Mary is around.
Mary'yi gördüğünde, Tom her zaman mutlu hissediyor.Tom always feels happy when he sees Mary.
Tom, Mary'nin yaptıkları hakkında her zaman şikayetçi olur.Tom always complains about what Mary does.
Tom her zaman iyi davranır. Ancak, Mary değil.Tom always behaves himself well. However, Mary does not.
Her zaman Tom ve Mary'nin iyi bir çift olduğunu düşündüm.I always thought Tom and Mary were a good couple.
Her zaman Tom ve Mary'nin sonunda evleneceklerini düşündüm.I always thought that Tom and Mary would eventually get married.
Tom her zaman John ve Mary'nin çok hoş bir çift olduklarını düşündü.Tom always thought that John and Mary were such a nice couple.
Hayaller her zaman yerine gelmez.Dreams are not always fulfilled.

İlgili Sayfalar