her gün ile cümle
her gün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yenişehir Şemaki Evi Müzesi Pazartesi dışında her gün mesai saatlerinde ziyarete açıktır.Masjid Schwetzingen dapat dikunjungi oleh para pengunjung setiap hari kecuali hari Senin.
Neredeyse her gün bizim idmanlarımızı takip eder ve başarılar kazanmamızı motive ederdi.Hampir setiap tahun ia ikut festival untuk mengasah kemampuan.
Metin her gün çılgınlar gibi gezip eğlenir.Pertunjukkan Lutung Kasarung ini dapat dinikmati setiap hari.
Bu olmadı, ama her gün birbirimizle görüşebilme hakkını kazandık.Akan tetapi, keduanya meninggal sebelum sempat bertemu satu sama lain.
Her gün aynı zamanda verilmesi şartıyla, gün içinde de her zaman diliminde uygulanabilirler.Dengan demikian kebutuhan pakan dapat terpenuhi setiap saat .
Bunun sebebi bu hayvanların her gün av bulamamalarıdır.Dia tidak ingin pekerjaannya hanya mencari kayu bakar setiap harinya.
7-11 Ağustos tarihlerinde ‘Uniqlo AX’da gerçekleşen konsere her gün 2,000 fan katıldı.Concert diễn ra từ ngày 7 đến 11 tháng 8 tại Uniqlo AX, mỗi ngày có khoảng 2500 người hâm mộ tham dự.
Ben her gün ölüyorum.Mỗi ngày đều có thêm người chết.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.Số lượng khách du lịch đang tăng lên mỗi ngày.
Her gün 4 kişi yarışmaktadır.Mỗi ngày có ba trận đấu diễn ra.
Londra bir ay boyunca her gün bombalandı.2: Việc oanh tạc London tiếp diễn suốt cả tháng.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)Chúng tôi đều đi học và luôn chơi cùng nhau."
Her gün egzersiz yapmaları gerekir ancak sıcak havalarda fazla çalıştırılmamalıdırlar.Chúng là loài chịu nóng rất kém, không nên tập dượt nó trong những giờ nóng nhất trong ngày.
Ve her gün esrar içiyor.Chúng uống nước mỗi ngày.
Her gün kendisi için yazıyor ve resim yapıyordu.Sau đó, cô ấy tự vẽ đánh dấu nó mỗi ngày.
6:3 Her gün buhur yak Ex.Thắp sáng nến Menorah mỗi ngày — Ex.
Her gün 10 çocuk bu vakıf sayesinde kurtulmaktadır.Hàng năm có khoảng 100 nhà khoa học được trao giải này.
Her gün öğrencilerine sınav yapar.Mỗi năm học sinh phải thi để lên lớp.
Aksine insanın onun uğruna her gün savaşması gerekirdi.Là giống cần được vận động đều hàng ngày.
Mısırlılar, Güneş'in her gün belirli bir düzende doğup battığını keşfetmişti.Người Ai cập tin rằng mỗi ngày thần mặt trời lại được một lần sinh ra.
Her gün farklı renkleri sever.Chúng trải qua sự thay đổi màu sắc này hàng ngày.
İş süreçlerinin sahipleri ve yazılımcılar proje boyunca her gün birlikte çalışmalıdırlar.Hàng ngày các quan Thừa chính nhị ti cùng các quan lại ở các phủ huyện đều đến báo cáo công việc.
Kepek düzenli olarak ..... hatta her gün ". ^ SayfasıVí dụ: dive-dive "ngày qua ngày", "mỗi ngày".
Her gün gidilir, birkaç saat kalınırdı.Mỗi ngày cô ta phải làm 12 tiếng, cứ 2 ngày thì được nghỉ một ngày.
Her gün farklı bir iş yapmaktadır.Mỗi ngày làm một việc thiện.
Dünyada her gün ortalama 70 kişi mayın yüzünden ölüyor ya da yaralanıyor.Hàng năm có khoảng chục nghìn người bị thương hoặc bị giết chết do mìn.
Bu olmadı, ama her gün birbirimizle görüşebilme hakkını kazandık.Chúng tôi tôn trọng lẫn nhau và có cơ hội gặp gỡ nhau.
Ramazan ayında her gün çekilişle 50 kişiye kumanya vermiştir.Thompson đã chạy 50 marathon (tất cả 50 tiểu bang và D.C.) trong 50 ngày.
27:21 Kohen Gadol her gün öğün sunusu getirmeli Lev.Các Kohen Gadol phải mang lại một bữa ăn cung cấp hàng ngày — Lev.
Nüfusun çoğunluğunca her gün tüketilen bir yiyecektir.Thức ăn hàng ngày phải chia thành nhiều bữa ăn.
Her gün 22:00'a kadar kitap ödünç verilebilmektedir. ^Năm cổng vào vẫn bị khóa mỗi ngày vào lúc 22:00.
O, her gün annesine yazmayı başarır.Anh ta chưa bao giờ ngừng viết thư cho mẹ.
O, her gün annesine yazmayı başarır.Nó chưa bao giờ ngừng viết thư cho mẹ.
Bu çömlekçi her gün taşlar yapmakta ve turistlere satmaktadır.この陶工は毎日、石を作り、そしてそれを旅行者に売っている。
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)) I can go to school everyday. (私は毎日学校へ行ける。
Her gün bu salona girdiğimde şampiyonluk fotoğraflarını görüyorum.私は毎日部屋に入るときそれを見る。
Her gün farklı renkleri sever.毎年異なる塗装が特徴。
Daha sonra, gazetecilere yaptığı açıklamada "Azerbaycan'da her gün insan hakları ihlal edilmektedir.後にロリーンは、「アゼルバイジャンでは人権は常に侵害されている。
Otçul hayvanlar ise her gün bol bol yemek yemek zorundadır.毎日かなりの量の食事を摂る健啖家。
Her gün öğrencilerine sınav yapar.試験日 毎日。
Yakın zamana kadar nargilecileri ve Amerikan pazarıyla her gün birçok kişinin buraya uğramasını sağlamaktaydı.現在では、周辺の水タバコ屋やアメリカ市場の影響も受け、毎日多くの人々がこの地を訪れている。
Aksine insanın onun uğruna her gün savaşması gerekirdi.ご主人様の代わりに毎日けなげに働きに行くのであった。
Her gün pek çok Brezilyalı sınırı geçerek daha ucuz olan Paraguay ürünlerini alarak geri dönerler.対岸のスラヴォンスキ・ブロドより多くの人が国境を越え日々、ボサンスキ・ブロドへ安い商品を求めてやって来る。
Tüylerinin her gün fırçalanması tavsiye edilir.洗髪は毎日行うことが理想である。
Her gün tanrıların ilâhi diyardan insan dünyasındaki evleri olan tapınaklara geldiğine inanılırdı.こうして神々は私をあらゆる場所に、わたしが住まう家とともに作り出した。
Her gün düzenli olarak otobüs seferleri vardır.毎日バスで通ってたの。
Her gün balık yiyorum." diye açıklama yapmıştır.毎日、何かしらでとるようにしています」と説明している。
Her gün akşam yemeğini saat altı civarında yiyoruz.夕食は正確に6時に食べるようにした。
Her gün kendisi için yazıyor ve resim yapıyordu.朝食は毎日自分で作っていた。
Her gün bir çilekli pasta yapmaktadır lakin satmaz.毎朝、焼いたケーキを提供し、冷凍保存などは一切していない。
Aymelek, programında her gün farklı isimleri ağırlamıştır.CFMIは、計画のために日々、決定を行った。
Bu hamamlar her gün açıktır.毎日剃ってる!
Mahalleden şehre her gün minibüsler çalışmaktadır.毎日炭鉱労働者で賑わう。
Kepek düzenli olarak ..... hatta her gün ". ^ Sayfası当然、日々勃起しているボク…。
Her gün değiştirilmelidir.毎年改訂されている。
Nüfusun çoğunluğunca her gün tüketilen bir yiyecektir.毎日大量の食事作りに追われる。
Her gün kaçan insanlar bir bölgede toplanmış, üremiş ve çoğalmıştır.行き場を無くした死者たちが流れ着き、集まって作られた。
Bu işlem her gün tekrarlanarak uygulanır.これを毎日繰り返す。
Delfi rahiplerini dinlemek için her gün birçok Yunan ve yabancı gelirdi.ギリシャおよび各正教国から巡礼者が途絶える事無く訪れる。
Her gün 8:30 - 20:30 arası açıktır.毎日8時から9時半。