her gün ile cümle

her gün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Her gün tenis oynar.Παίζει τένις κάθε μέρα.
Tom her gün yüzer.Κάθε μέρα κολυμπάει ο Τομ.
Her gün koşar mısınız?Κάθε μέρα τρέχετε;
Her gün koşar mısın?Κάθε μέρα τρέχεις;
Her gün yüzerim.Κάθε μέρα κολυμπάω.
Her gün tenis oynarız.Κάθε μέρα παίζουμε τένις.
Fransızcayı her gün konuşurum.Μιλάω Γαλλικά κάθε μέρα.
Kobaylar her gün en az bir saat serbest bırakılmalıdır.Au pairen skal have mindst en ugentlig fridag.
Her gün 8:30 - 20:30 arası açıktır.De har generelt åbent mellem 8 og 20 hver dag.
Köpeklerin tüylerinin her gün fırçalanması, uzun tüylü köpeklerin tüylerinin ayrıca taranması gerekir.Man må huske at børste hundens tænder og rede hundens pels hver dag.
Düzenli olarak her gün yayımlanmaktadır.Man opfordres ydermere til at læse den dagligt.
Her gün günlük 2000 kişi ziyaret eder.Op til 2.000 besøger hjemmesiden hver dag.
Her gün gidilir, birkaç saat kalınırdı.De var af sted flere uger ad gangen.
Karkicahanı her gün, her gece ateş ediyorlardı.Et kvarter hvor der bliver skudt hver dag.
6. sezonundan itibaren ise hafta içi her gün ve 45 dakika olarak yayınlanmaya devam etti.Alligevel fortsætter stationen med at sende 61 timer om ugen, baseret på private bidrag.
Her gün değiştirilmelidir.Vask grundigt hver gang der skiftes.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Han siger, at han har det bedste job i hele verden, fordi han ser det umulige ske hver eneste dag.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.Tallene bliver trukket hver dag.
Her gün farklı renkleri sever.Farverne skifter hver uge.
Her gün farklı bir iş yapmaktadır.Sådan arbejder jeg hver dag.
Bu boş kırsal arazi her gün halka parasız olarak açıktır.Haven er åben for offentligheden dagligt uden beregning.
Amacı her gün daha da büyüyen üniversitenin artık Beyazıt ve Vezneciler'e sığmamasıdır.Så det ødelagte "bjerg" ikke efterlader sig flere brødre og venner !
Her gün karşılıklı 14 sefer yapılmaktadır.Det udkommer hver 14. dag.
1914'te gösterime giren yapıt her gün 35.000 kişi tarafından izlendi.Offentlige forevisninger begyndte i 1914, og filmen blev til daglig set af 35.000 besøgende på flere steder.
Gümüş (Ak) yeleli atını her gün doğudan batıya sürer.Græsarealet går helt ud til Susåen mod vest.
Ulaşım kişilere özel dolmuşlarla her gün rahatlıkla sağlanmaktadır.Der er timedrift dagligt kun for passagerer med reservation.
Her gün fazladan dönülen bu açıların toplamı bir yıl içinde 360 derece olacaktır.Restauranten drejer sig 360° om sig selv i løbet af en time.
Gardiyan: Her gün birini hapse atın ve gece o kişiyle konuşun.Han er typen der slæber en ny pige med hjem hver nat og dropper hende den næste dag.
Bu salonda (Pazar günleri hariç) her gün yerel ve ulusal sanatçıların görsel eserleri sergilenir.Der er hele året udstillinger af lokale og udenlandske kunstnere.
Bazı evlerde yalnızca bu çorba özellikle kış günleri her gün yenir.Den spises året rundt, men især i vintermånederne.
Rozhen Ulusal Gözlemevi her gün ziyarete açıktır.Ruinerne er dagligt åbne for besøgende.
Her gün düzenli uçak seferleri mevcuttur.Der er daglig hurtigbådsanløb.
Sizlere söyleyeceğim mantrayı dinleyin ve her gün olabildiğince tekrar edin.Man skal huske hvilket kort man har vist, og vise det igen og igen.
Her gün birşeyler öğreniyorum."Fra nå av skal jeg trene hver morgen».
Bu çömlekçi her gün taşlar yapmakta ve turistlere satmaktadır.Båtene skal betjene hverdagspendlere og turister.
Her gün onlarca hayvan ve insan yer.Hver dag døde hundrevis av menn og hester.
Ben her gün ölüyorum.Den gikk alle hverdager.
Onunla her gün en ince ihtiyacına kadar ilgilenirler, güzel ve hoş vakitler geçirirler.De hjelper hverandre gjennom den harde hverdagen, gjennom tykt og tynt, godt og vondt.
Büyüsün diye her gün “kaynak ağacı”nı sularlar.Det bygges hvert år boliger på Rånåsfoss slik at tettstedet vokser.
Tüylerinin her gün fırçalanması tavsiye edilir.Pelsen bør stelles daglig.
Kanal her gün 11.00 ve 23.00 arasında yayın yapmıştır.Kanalen viser film her dag mellom 11.00 og 03.00.
Her gün günlük 2000 kişi ziyaret eder.Opptil 2 000 besøker hjemmesiden hver dag.
Ancak her gün bisiklet sürerek bu davranışı alışkanlık haline getiririz.Her sykler man altså sammen med de man til daglig er lagkamerater med.
Program hafta içi her gün 13:00-15:00 saatleri arasında yayınlanıyor.Det er åpen kafé hver søndag i sesongen mellom kl. 13 og 15.
Her gün temiz çorap giymeli; asla naylon çorap kullanmamalıdır.Menn må bruke langbukser, og kan ikke bruke tights.
Öğretmenler araç tutarak ilçeye her gün gidiş dönüş yapıyorlar.Barna ble fraktet dit daglig i taxi.
Yarışmaya her gün beş yarışmacı katılır.Det var fem deltakere i konkurransen.
Her gün yarışmacılar yeteneklerini sergiledikten sonra jüri bir karara varır.Årlig konkurranse hvor en jury kårer en vinner hver år.
Jay, sonuç olarak her gün stüdyoya girdi, birkaç şarkı söyledi ve şarkıları yazdı.Når han hadde tid dro han til studioet og spilte og sang inn sangene hans.
Her gün balık yiyorum." diye açıklama yapmıştır.«Fra nå av skal jeg trene, hver dag», sier han.
İş süreçlerinin sahipleri ve yazılımcılar proje boyunca her gün birlikte çalışmalıdırlar.Rekan bisnis dan pengembang perangkat lunak harus bekerja sama tiap hari sepanjang proyek.
Londra bir ay boyunca her gün bombalandı.2: Pengeboman London berlanjut sepanjang bulan.
1944 baharında, her gün 8.000 kadar Yahudi Auschwitz kampında öldürülüyordu.Pada musim semi tahun 1944, lebih dari 8.000 orang digas setiap hari di Auschwitz.
Salı günleri hariç her gün ziyarete açıktır ve giriş ücretlidir.Dibuka setiap hari kecuali Selasa; harga masuk ditetapkan.
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)Saat bersekolah ia harus berjalan kaki.
Bu hamamlar her gün açıktır.Posyandu ini dibuka setiap hari.
Ben her gün ölüyorum.Aku mendengarkan setiap hari.
Her gün fazladan dönülen bu açıların toplamı bir yıl içinde 360 derece olacaktır.Keseluruhan struktur berbobot 80.000 ton ini akan berputar penuh 360 derajat selama satu minggu .
Aksine insanın onun uğruna her gün savaşması gerekirdi.Sebab banyak sekali orang yang selalu tampil menarik setiap hari sesuai pekerjaannya.
Her gün bir tekne kaptanın hayaleti tarafından kaçırılıyor.Mula-mula ia memperoleh kucing berjari kaki enam oleh seorang kapten kapal.

İlgili Sayfalar