her gün ile cümle
her gün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kıyılarda oluşabilen dalga yüksekliği 8-10m’yi buluyor ve her gün tekrarlanıyor.يدور النجمان حول مركز ثقلهما كل 8و3 أيام.
Kuleye ulaşım her gün belirli saatler arasında Salacak ve Kabataş'tan sağlanır.يجب إعادة شحن البطارية كل يوم تقريباً.
Her gün toplanan Divan-ı Ali’ye vezir başkanlık ederdi.كان الوزير يتولى إعدام زوجات شهريار يومياً بناءً على طلب الملك.
Aram oğluna her gün keman dersi verdi.فقد كان يدرس في مسجده بعنيزه كل يوم.
Ve her gün esrar içiyor.وهي تعد المشروبات يومياً.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.أي أن كمية الطحالب تتضاعف مرة كل يوم.
Eski okul binasında bu öğrencilere her gün öğlende 3 çeşit sıcak yemek verilmektedir.يضم الاخير مطعم المدرسة حيث يحصل الطلاب على ثلاث وجبات يوميا.
Neredeyse her gün bu foruma katkıda bulunuyorum?أساهم في هذا المنتدى كل يوم.
Her gün İngilizce mi çalışıyorsunuz?هل تدرس اللغة الانكليزية كل يوم
Bu çömlekçi her gün taşlar yapmakta ve turistlere satmaktadır.Este oleiro faz pedras diariamente e vende-as a turistas.
Good Morning America her gün bir harika olmak üzere bir haftada bütün harikaları açıklamış oldu.Good Morning America anunciou uma maravilha por dia ao longo de um período de uma semana.
Daha sonra, gazetecilere yaptığı açıklamada "Azerbaycan'da her gün insan hakları ihlal edilmektedir.Mais tarde disse aos repórteres que "os direitos humanos são violados todos os dias no Azerbeijão.
7-11 Ağustos tarihlerinde ‘Uniqlo AX’da gerçekleşen konsere her gün 2,000 fan katıldı.O concerto aconteceu de 07 a 11 de agosto no "AX Uniqlo", tendo 2.000 fãs a cada dia.
Her gün çok hareketliyim.Estou muito feliz todos os dias.
Del Rey ile çalışmasını açıklayan Auerbach ise :"Beni her gün etkiledi.Auerbach comentou sobre como foi trabalhar com Del Rey: "Ela impressionou-me todos os dias.
Her gün 4000'den fazla oyuncu bu oyunu oynamaktadır.Mais de 4000 jogadores estão ligados a cada dia.
Ayrıca her gün düzenli haberler yayınlayan, web sitesine sahiptir.Um website de notícias, por exemplo, precisa ser atualizado diariamente.
Günlükler her gün yazıldığı için kısadır.Foi rápido, pois escrevo todos os dias...
(Okula her gün yürürüm/yürüyerek giderim.)(Pedro está caminhando em direção à escola.)
Rostock Tren İstasyonu'ndan havalimanına her gün üç otobüs vardır.Três vezes por semana chega o helicóptero da Atlantic Airways.
Her gün saçma tuhaf durumlar içinde olan.Agora, ela aparece nos lugares do dia a dia em situações inusitadas.
Kobaylar her gün en az bir saat serbest bırakılmalıdır.Como resultado, a NFL foi obrigada a dar pelo menos uma semana de folga para cada time.
Yarışmaya her gün 4 kişi katılmaktadır.Quatro clubes participam da competição.
Salı günleri hariç her gün ziyarete açıktır ve giriş ücretlidir.É aberto diariamente, excepto aos domingos, e uma taxa de admissão é cobrado.
Kendini beğenmiştir, her gün ayna karşısında kendini över.Você não está apenas olhando pela mesma janela todos os dias.
Bu salonda (Pazar günleri hariç) her gün yerel ve ulusal sanatçıların görsel eserleri sergilenir.Todos os meses, artistas locais e regionais mostram as suas obras nessas galerias.
30:7 Her gün Tapınak'taki menorayı yak Ex.Lev. vi. 13 Remover as cinzas diariamente do altar.
Her gün akşam yemeğini saat altı civarında yiyoruz.As pessoas começam a apresentar para jantar em torno 06:00.
Çektiği bu resimleri de her gün gizlice erkek arkadaşının posta kutusuna bırakır.Eu, Irmão bro: Tenta apagar todas as mensagens da caixa postal de sua namorada.
Her gün binlerce yolcu buradan geçmektedir.Cerca de 100 usuários passam por lá por dia.
Beni Affet, hafta içi her gün yayınlanmaktadır.A novela era emitida todos os dias da semana.
Tüylerinin her gün fırçalanması tavsiye edilir.Cuidados com a fístula Lavar diariamente com sabonete.
Günlük görevler isminde de anlaşılacağı gibi her gün yenilenir.O dia-a-dia, quem está presente sabe como é.
Öğretmenler araç tutarak ilçeye her gün gidiş dönüş yapıyorlar.Todo dia ela pega o trem para ir trabalhar.
Her gün birşeyler öğreniyorum."Ia ouvi-la todas as noites”.
Üzgün olan Anne kocasının mezarını her gün ziyaret etmektedir.Jonathan diz que toda semana ele visita o túmulo dela.
Nüfusun çoğunluğunca her gün tüketilen bir yiyecektir.A maior parte da população só comia duas refeições por dia.
Her gün 22:00'a kadar kitap ödünç verilebilmektedir. ^O programa é transmitido diariamente, das 22h até a meia-noite.
Size düşen bize bunları söyletmemek, işleri her gün gözden geçirtmemek idi.Eu não acho que é algo que as pessoas vão conseguir ver todos os dias.
Mülteci sayısı her gün artmaktadır.O número de protestantes tem aumentado cada dia mais.
Müze, Pazartesi hariç her gün 10.00-18:00 saatlerinde ziyaretçilere açıktır.O Museu permanece aberto diariamente das 10 às 18 horas.
Her gün öğrencilerine sınav yapar.Eles ensaiam todos os dias.
Her gün kocasının mezarına ağlamaya gitmektedir.Ele está a soluçar no enterro de sua mãe.
Her gün bir önceki günün eylemleri ve tepkileri tekrarlanır.Repetiram as mesmas perguntas do dia anterior.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Nós não podemos ter algo frágil, não podemos fazer algo que precisa ser carregado todo dia.
O her gün beyzbol oynar.Ele joga beisebol todo dia.
Her gün bir buçuk saat çalışıyordu.Ele estudou durante uma hora e meia todos os dias.
Her gün pizza yemekteyim.Eu venho comendo pizza todos os dias.
Ben her gün ölüyorum.Iedere dag sterf ik verder.
Her gün farklı renkleri sever.Elk jaar had de kaart een andere kleur.
Ve her gün esrar içiyor.De vervet drinkt dagelijks.
Her gün erzuruma servis mevcuttur.Er zijn elke dag gebedsdiensten.
Her gün birşeyler öğreniyorum."Elke keer leren ze iets.
Program hafta içi her gün 13:00-15:00 saatleri arasında yayınlanıyor.Het programma werd uitgezonden op weekdagen, tussen 13 uur en 15 uur.
Olan biteni izleyen oğlan, herkes yatıya çekildikten sonra bu otları her gün yer.Het grote voordeel van dit systeem is dat eenmaal per dag iedereen wakker is.
Her gün farklı bir iş yapmaktadır.Ieder jaar is dit op een andere baan.
Her gün hareket etmek ister, eğer bu sağlanmazsa huysuzlanır ve sinirlernir.Wanneer ik niet aan het werk ben, ben ik... elke dag neurotisch, weet je.
Kobaylar her gün en az bir saat serbest bırakılmalıdır.Alle buckets moeten minimaal eens per week geleegd worden.
Her gün bir tekne kaptanın hayaleti tarafından kaçırılıyor.Op een dag vergaat het schip van een prins.
Her gün çok sayıda insan havaalanlarından geçmektedirler.Elke dag doen enkele businessjets de luchthaven aan.