her gün ile cümle
her gün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hava sıcaklığı her gün 5 derece daha azalacakIt's going to be 40 below, every single day.
Her gün bir tek sigara alır, böylesinin daha pahalı olmasına rağmen.They buy one cigarette each day, even though it's more expensive.
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.The first was avoiding the little sins that we all commit every day.
"her gün üç yalan söyleyeceksin" diyerek yetiştirmezsiniz."Make sure you lie three times a day."
Artık her gün Afganistan'da aktif görevde kullanılıyorlar.Now they're on active duty in Afghanistan every day.
Bence her gün yeni bir şey.For me, every day is a new thing.
Çünkü şu andan itibaren... ...her gün seni görmeye gelmemi istedi.He wants me to come see you every day from now on.
Her gün işime gelmek zorunda olduğumu söyledi.I start work tomorrow.
Vay canına! O zaman artık her gün birbirimizi göreceğiz.Wow, then we're going to see each other every day?
Ama insanlar her gün yalan söylüyor.But people lie every day.
Her gün ayný ţey.De quem é esse traseiro?
Her gün çocuklar ölüyor.Assim você diz:
Bir yaz, neredeyse her gün komşumuzla Monopoly oynadım.One summer i played the game of Monopoly with a neighbor almost every day.
Ve her gün bir tabaka soyman ve yemen gerekir.And you have to peel and eat one layer a day.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Her pedometer tracks how far she runs every day.
Sonraki 15 yıl boyunca her gün yeni karakterler öğrendim.I learned new characters every day during the course of the next 15 years.
Bir gölge gibi seni her gün takip ediyorEveryday, like a shadow She follows you around
Ama her gün bileşik faiz uygulayacağım. - Böylece her gün bana...So after every day, you're going to owe 1.-- what is this number?
Her gün bir anne, "Çocuklarımı nasıl besleyeceğim?" diye soruyorEvery day a mother asks, "How am I going to feed the children?"
Ama bunu her gün yapıyoruz.But we do it every day.
Bununla her gün uğraşma sıkıntısı, çok sinir bozucu olabiliyor diyelim,The day-to-day frustrations of dealing with this can be, let's just say very annoying.
Her gün mesai çalışma olamaz.We cannot work overtime every day.
Her gün yarım milyon kişi ziyaret ediyor.It's always rising, falling; a half million people visit every day.
Bu mahkum her gün bir sorun çýkartýyormuţ. Bakýn, burada yazýyor.But, i wrote down here, he was creating a problem everyday.
Senle olmadýđý her gün benimleydi yeđen.He was with me everyday he wasn't with you, son.
Özellikle ders kitapları ve her gün okulda kullandığımız eğitici malzemelerden bahsetmek için.In particular, textbooks and the kind of educational materials that we use every day in school.
‹‹Düzenli olarak her gün sunağın üzerinde bir yaşında iki erkek kuzu sunacaksınız."Now this is that which you shall offer on the altar: two lambs a year old day by day continually.
Ey bütün dünya, ezgiler söyleyin RABbe! Her gün duyurun kurtarışını!Sing to Yahweh, all the earth! Display his salvation from day to day.
Tanrı adil bir yargıçtır, Öyle bir Tanrı ki, her gün öfke saçar.God is a righteous judge, yes, a God who has indignation every day.
Her gün Tanrıyla övünür, Sonsuza dek adına şükran sunarız. _iSelaIn God we have made our boast all day long, we will give thanks to your name forever. Selah.
Senin uğruna her gün öldürülüyoruz, Kasaplık koyun sayılıyoruz.Yes, for your sake we are killed all day long. We are regarded as sheep for the slaughter.
Düşmanlarım ayak altında çiğniyor beni her gün, Küstahça saldırıyor çoğu.My enemies want to swallow me up all day long, for they are many who fight proudly against me.
O zaman adını hep ilahilerle öveceğim, Her gün adaklarımı yerine getireceğim.So I will sing praise to your name forever, that I may fulfill my vows daily.
Her gün yükümüzü taşıyan Rabbe, Bizi kurtaran Tanrıya övgüler olsun. _iSelaBlessed be the Lord, who daily bears our burdens, even the God who is our salvation. Selah.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.My eyes are dim from grief. I have called on you daily, Yahweh. I have spread out my hands to you.
Ezgi söyleyin, RABbin adını övün, Her gün duyurun kurtarışını!Sing to Yahweh! Bless his name! Proclaim his salvation from day to day!
Seni her gün övecek, Adını sonsuza dek yücelteceğim.Every day I will praise you. I will extol your name forever and ever.
Beni dinleyen, Her gün kapımı gözleyen, Kapımın eşiğinden ayrılmayan kişiye ne mutlu!Blessed is the man who hears me, watching daily at my gates, waiting at my door posts.
Her gün bize gündelik ekmeğimizi ver.Give us day by day our daily bread.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.Every day, in the temple and at home, they never stopped teaching and preaching Jesus, the Christ.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Beside those things that are without, that which cometh upon me daily, the care of all the churches.
Onlar, her günahkar yalancıya inerler.They come down to every mendacious sinner,
Her günahkâr kişinin vay haline!Alas the woe for every dissembling sinner
Onlar her günahkar iftiracıya iner.They come down to every mendacious sinner,
Göklerde ve yerde olan ne varsa O'ndan ister. O, her gün bir iştedir.Whatsoever is in the heavens and the earth implore Him; every day He is upon some labour.
Ondan ister kim varsa göklerde ve yeryüzünde; o, her gün bir iştedir.Whatsoever is in the heavens and the earth implore Him; every day He is upon some labour.
Göklerde ve yerde bulunanlar, O'ndan isterler. O, her gün yeni bir iştedir.Whatsoever is in the heavens and the earth implore Him; every day He is upon some labour.
Göklerde ve yerde olan herkes O'na yalvarır. O her gün kesintisiz kontrol etmektedir.Whatsoever is in the heavens and the earth implore Him; every day He is upon some labour.
O, her gün (her an) yeni bir iştedir.Every day He is managing.
O, her gün bir iştedir.Every day He is managing.
Kime oruç zor gelirse her gün için bir yoksulu doyurur.For those who are able: a ransom of feeding a needy person.
O, her gün yeni bir iştedir.Every day He is managing.
O her gün kesintisiz kontrol etmektedir.Every day He is managing.
Her Gün için ÖğünlerMeals per Day
her gün1: Day of month, 2: Day of weekevery day
Her & gün çalıştırRun & every day
Her gün yinelenen ögeleri gösterShow items that recur daily
Her gün içindeki olayları tek bir & çizgi haline getirinLimit events in each day to a & single line
Her gün yinelenen olayları ve yapılacak ögelerini yazdırPrint daily recurring to-dos and events
Her gün kaydetRecord every day