Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.Nous devons donc vraiment aller au labo et mesurer vraiment l'effet de chaque jeu vidéo.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.Perciò dobbiamo davvero entrare in laboratorio e misurare davvero qual è l'effetto di ciascun videogioco.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.Så vi måste faktiskt kliva in i labbet och verkligen mäta effekten av varje spel.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.Takže musíme vstoupit do laboratoře a opravdu změřit, jaký je účinek té dané videohry.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.Takže sa vlastne musíme zavrieť do labáku a zmerať, aký účinok má každý druh videohry.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.Trebuie să analizăm în laborator efectul fiecărui joc video în parte.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.Vậy nên chúng ta phải bước vào tận bên trong phòng thí nghiệm và thật sự đo lường ảnh hưỡng của từng trò chơi.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.We moeten dus echt het labo intrekken en werkelijk meten wat het effect is van elk spel.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.Wir müssen also tatsächlich ins Labor gehen und wirklich testen, was die Auswirkung jedes Computerspiels ist.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.Οπότε είναι αναγκαίο να μπούμε στο εργαστήριο και να μετρήσουμε την επίδραση του κάθε βιντεοπαιχνιδιού.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.Мы должны использовать лабораторию для измерения влияния каждой видеоигры на человека.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.Трябва да влезете в лабораторията и да измерим какъв е ефектът от всяка видео игра.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.אז אנחנו למעשה צריכים להיכנס למעבדה ובאמת למדוד מה ההשפעה של כל אחד מהמשחקים האלה.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.فنحتاج إذًا أن نلج المعامل لنقيس مدى تأثير ألعاب الفيديو
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.実際に計測する必要があるのです もう一つの教訓は 「俗説はあてにならない」です
Bu yüzden şekildeki her bir üçgenin dikdörtgenin alanının dörtte birine eşit olduğunu çıkarabiliriz. .직관적으로 생각했던 것처럼 각 넓이는 전체의 1/4입니다
Bu yüzden şekildeki her bir üçgenin dikdörtgenin alanının dörtte birine eşit olduğunu çıkarabiliriz. .A dává to smysl, protože každý z nich je přesně 1/4 plochy obdélníku.
Bu yüzden şekildeki her bir üçgenin dikdörtgenin alanının dörtte birine eşit olduğunu çıkarabiliriz. .Det er fordi, hver af trekanterne er præcis det samme som 1/4 af rektanglet. .
Bu yüzden şekildeki her bir üçgenin dikdörtgenin alanının dörtte birine eşit olduğunu çıkarabiliriz. .E ha senso perche' ognuno di questi e' esattamente 1/4 dell'area del rettangolo.
Bu yüzden şekildeki her bir üçgenin dikdörtgenin alanının dörtte birine eşit olduğunu çıkarabiliriz. .И това е логично, защото всеки от тях е точно 1/4 от площта на правоъгълника
Bu yüzden şekildeki her bir üçgenin dikdörtgenin alanının dörtte birine eşit olduğunu çıkarabiliriz. .І це досить логічно, бо кожен із них становить рівно 1/4 площі прямокутника.
Çarpımlarını alıyorsunuz ve üslünü alıyorsunuz. Her bir terimin aynı şekilde üslünü almak ile aynı şey. .Podniesienie iloczynu do potęgi jest równoważne z potęgowaniem czynników.
Çözmek için yapmamız gereken şey, çarpanlarına ayırıp, ardından da, her bir çarpanı sıfıra eşitlemek.우리는 이차 수식의 모임이 0인 수식을 가지고 있습니다. 여러분이 이 방정식을 풀고 싶어하는 방법은 방정식을 인수 분해하고 싶어하는 것입니다. 그리고 말하겠지요. "좋아. 그러면 이 인수 각각이
Çözmek için yapmamız gereken şey, çarpanlarına ayırıp, ardından da, her bir çarpanı sıfıra eşitlemek.لدينا عبارة تربيعية تساوي 0 وطريقة حلها هي ان نقوم بتحليلها الى عواملها وتقول، حسناً، كل من هذه العوامل يمكنها
Çözmek için yapmamız gereken şey, çarpanlarına ayırıp, ardından da, her bir çarpanı sıfıra eşitlemek.これが、この問題を解決する方法です。 これで、これらが 0 と等しいとなります。
Çünkü her bir denemede tam istediğimizin, 1/2 gelme şansı var ki bu durumda yazı oluyor.Eftersom varje rättegång det är en 1/2 chans att få den exakta sak som vi vill, som i detta fall är stjärtar.
Çünkü her bir denemede tam istediğimizin, 1/2 gelme şansı var ki bu durumda yazı oluyor.Ponieważ w każdym rzucie mamy 1/2 szans na osiągnięcie dokładnie tego, co chcemy, czyli w tym wypadku reszki.
Çünkü her bir denemede tam istediğimizin, 1/2 gelme şansı var ki bu durumda yazı oluyor.Понеже при всеки опит има 1/2 възможност да получим точно това, което търсим, което в случая е страните тура.
Çünkü her bir denemede tam istediğimizin, 1/2 gelme şansı var ki bu durumda yazı oluyor.なぜなら各試行で2分の1の確率でコインは裏だからです。 これを7回掛けるならば、
Çunku her bir mol demir 3 oksid icin, 2 mol alimiyuma sahip olmaliyiz.Bo na każdy mol tlenku żelaza (III) przypadają dwa mole glinu.
Çunku her bir mol demir 3 oksid icin, 2 mol alimiyuma sahip olmaliyiz.Denn für jedes Mol Eisen(III) Oxid, haben wir 2
Çunku her bir mol demir 3 oksid icin, 2 mol alimiyuma sahip olmaliyiz.왜냐하면 각각의 산화철 몰마다
Çunku her bir mol demir 3 oksid icin, 2 mol alimiyuma sahip olmaliyiz.Porque por cada mol de óxido de hierro tres, tenemos dos moles de aluminio.
Çunku her bir mol demir 3 oksid icin, 2 mol alimiyuma sahip olmaliyiz.Επειδή για κάθε mol οξειδίου του σιδήρου, έχουμε 2 moles αργίλιο.
Çunku her bir mol demir 3 oksid icin, 2 mol alimiyuma sahip olmaliyiz.Тому що для кожного моля ферум три оксиду, ми маємо два молі алюмінію.
Daha sonra bu dönüşümü,birim matrisin her bir sütununa uyguluyorsunuz. . .Dalej stosujemy przekształcenie na każdą z kolumn naszej macierzy.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Come ho detto, lui la teneva in bagno e lei cadeva ogni volta che lui -- lui -- la colpiva.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Comme je disais, il l'avait mise dans la salle de bain, et ,et à chaque fois qu'il la frappait, elle tombait.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Dupa cum spuneam, el o ținea în baie și el -- el -- de fiecare dată când o lovea, ea cădea.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Ik zei al, hij had haar in de badkamer en hij -- hij -- telkens als hij haar sloeg, viel ze.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.그리고 저는 침실에 있었습니다. 제가 말했던 것처럼 그는 그녀를 욕조로 데리고 갔지요. 그리고 그는, 그는... 그가 그녀를 때릴 때마다 그녀는 넘어졌어요.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Như tôi kể trước đó, hắn đẩy con bé vào phòng tắm và mỗi khi hắn đánh con bé, nó ngã
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Więc ja byłam w sypialni, a on trzymał ją w łazience i on -- on -- za każdym razem, kiedy ją uderzał, upadała.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Както казах, я бе завел в банята и той... той... всеки път, щом я удареше, тя падаше.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Я сказала уже, он лупил ее в ванной, и он — он — каждый раз, когда он ее ударял, она падала.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.והייתי בחדר השינה. כמו שאמרתי, הוא שם אותה במקלחת והוא... כל פעם שהוא חבט בה, היא נפלה.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.وكنت داخل غرفة النوم كما اخبرتكم, واخذها الى الحمام و -- وفي كل مرةٍ يضربها, كانت تقع
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.二人は風呂場にいて 殴られる度に あの子は倒れて バスタブに頭をぶつけて 何度も何度も
Denklemin her bir tarafından 1 çıkarınca, 4x eşittir -1 artı 2 kök 2 elde ediyoruz. .이 방정식의 양 변에서 1을 뺍니다. 그러면 4x는 -1 + 2 x 루트 2와 같습니다
Denklemin her bir tarafından 1 çıkarınca, 4x eşittir -1 artı 2 kök 2 elde ediyoruz. .4x=−1±2√ 2です。 この式は、両辺から1をひいて得られます。
Denklemin her bir tarafından 1 çıkarınca, 4x eşittir -1 artı 2 kök 2 elde ediyoruz. .Odečteme 1 od obou stran rovnice, dostaneme 4x se rovná -1 plus 2 krát odmocnina ze 2.
Denklemin her bir tarafından 1 çıkarınca, 4x eşittir -1 artı 2 kök 2 elde ediyoruz. .نطرح 1 من كلا طرفي هذه المعادلة , تحصل على 4 س تساوي 1- زائد 2 , ضرب الجذر التربيعي للـ 2
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.Cu alte cuvinte, fiecare pas de aici reprezinta o magnitudine pe scara performantei.
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.En d'autres termes, chaque étape ici représente un ordre de grandeur sur une échelle de performance.
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.En otras palabras, cada paso de aquí representa un orden de magnitud en la escala de rendimiento.
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.In altre parole, ogni fase qui rappresenta un ordine di grandezza sulla scala delle prestazioni.
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.Innymi słowy, każdy kolejny krok oznacza następny rząd wielkości w skali wydajności.
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.다른 말로 하면, 여기 모든 단계들은 성능에 따른 규모를 보여주고 있습니다.
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.Más szóval minden beosztás egy nagyságrenddel nagyobb értéket jelent a teljesítmény tengelyén.
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.Met andere woorden, de schaalverdeling vertegenwoordigt hier een orde van grootte in prestatie.