Ana içeriğe geç
Sözlük

her bir ile cümle

her bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Bordet var en stor en, men de tre var alla trängs tillsammans på ett hörn det:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Der Tisch war ein großes, aber die drei waren alle zusammen an einer Ecke des überfüllten es:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :De tafel was een grote, maar de drie waren allen dicht op elkaar in een hoek van het:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık : 'Hayır oda!La table était un grand, mais les trois étaient tous entassés dans un coin du c'est:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık : 'Hayır oda!Meja itu satu besar, tetapi tiga semua berdesakan di salah satu sudut itu: 'ruang Tidak!
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Il tavolo era un grande, ma i tre erano tutti ammassati in un angolo della esso:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :테이블이 큰 하나지만, 세 가지 모두 중 한 모퉁이에 함께 혼잡했다
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :La mesa era muy grande, pero los tres estaban llenos todos juntos en una esquina del que:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Pöytä oli suuri, mutta kolme olivat kaikki ahdettu yhteen yhdestä kulmasta se:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Stół był duży, ale trzy były stłoczone w jednym rogu to:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Tabelul a fost unul mare, dar toate trei au fost înghesuiţi împreună la un colţ al ea:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :V tabeli je bil velik, ampak vse tri so bili vsi skupaj gneča na enem vogalu
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :V tabulce byl velký, ale tři byli všichni pohromadě v jednom rohu to:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :V tabuľke bol veľký, ale tri boli všetci pohromade v jednom rohu to:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Ο πίνακας ήταν ένα μεγάλο, αλλά οι τρεις ήταν όλοι συνωστίζονται σε μια γωνία του αυτό:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Масата беше голяма, но три са претъпкан всички заедно в един ъгъл на :
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Стіл був великий, але всі троє скупчилися в одному кутку він:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :Стол был большой, но все трое сгрудились в одном углу он:
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :השולחן היה אחד גדול, אבל שלושת הצטופפו כולם יחד באחת מפינות
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :وكان الجدول كبير واحد ، ولكن كانت مزدحمة كل ثلاثة معا في أحد أركان
Bu tablo büyük bir, ama üç her bir köşesinde birlikte kalabalık :それ:"いいえ部屋!彼らが見たときに部屋が!"彼らが叫んだない
Bu tanımlamayla skalayı her bir sütun vektörüyle çarpıyorum.هذا يساوي --بحسب هذا التعريف اقول انني اضرب الكمية القياسية بكل من
Bu üçgenin kenarlarını her bir vektörün uzunluğu olarak tanımlayacağım. .Jednotlivé strany trojúhelníka jsou velikosti vektorů.
Bu üçgenin kenarlarını her bir vektörün uzunluğu olarak tanımlayacağım. .그리고 난 이 삼각형의 변이 이 각각의 벡터의 길이가 되도록 정의할 거예요
Bu üçgenin kenarlarını her bir vektörün uzunluğu olarak tanımlayacağım. .Y definiré los lados del triangulo como la longitud de cada uno de estos vectores
Bu üçgenin kenarlarını her bir vektörün uzunluğu olarak tanımlayacağım. .وأنا سوف اعرف الجوانب للمثلثات لتكون الأطول لكل من هذه المتجهات
Bu yazdığımız şeylerden gördüğümüz üzere, her bir defasında sola gittiğimizde, 10'la çarpmış oluyoruz.그리니까 여러분은 여러분이 왼 쪽으로 옮길 때마다, 여러분이 왼 쪽으로 자리를 옮길 때마다, 여러분이 10을 곱해준 다는 것을 알 수 있습니다.
Bu yazdığımız şeylerden gördüğümüz üzere, her bir defasında sola gittiğimizde, 10'la çarpmış oluyoruz.1つ位を左に移動し,10をかけています. 1 の位,10 の位,100 の位,1,000 の位,
Bu yazdığımız şeylerden gördüğümüz üzere, her bir defasında sola gittiğimizde, 10'la çarpmış oluyoruz.A vidíte, vždy, keď sa pohnete doľava, posuniete sa o jedno miesto doľava, teda násobíte 10.
Bu yazdığımız şeylerden gördüğümüz üzere, her bir defasında sola gittiğimizde, 10'la çarpmış oluyoruz.Elke keer dat je een positie naar links opschuift vermenigvuldig je met 10.
Bu yazdığımız şeylerden gördüğümüz üzere, her bir defasında sola gittiğimizde, 10'la çarpmış oluyoruz.És ahogy látod, minden egyes alkalommal ha eggyel balra megyünk, 10-zel szorzunk.
Bu yazdığımız şeylerden gördüğümüz üzere, her bir defasında sola gittiğimizde, 10'la çarpmış oluyoruz.Vedi, ogni volta che ti sposti a sinistra, se ti muovi di un posto a sinistra, stai moltiplicando per 10.
Bu yazdığımız şeylerden gördüğümüz üzere, her bir defasında sola gittiğimizde, 10'la çarpmış oluyoruz.Veja que cada vez que se move para a esquerda, ou uma casa para a esquerda, multiplica-se por 10.
Bu yazdığımız şeylerden gördüğümüz üzere, her bir defasında sola gittiğimizde, 10'la çarpmış oluyoruz.Vi kan se, at hver gang vi tager et skridt til venstre, ganger vi med 10.
Bu yazdığımız şeylerden gördüğümüz üzere, her bir defasında sola gittiğimizde, 10'la çarpmış oluyoruz.И както виждате, с всяко придвижвне на ляво, стойността на позицията се умножава с 10.
Bu yazdığımız şeylerden gördüğümüz üzere, her bir defasında sola gittiğimizde, 10'la çarpmış oluyoruz.Як ви бачите, кожного разу, коли ви рухаєтеся вліво, вліво на одне число, ви множите на 10.
Bu yazdığımız şeylerden gördüğümüz üzere, her bir defasında sola gittiğimizde, 10'la çarpmış oluyoruz.وكما ترى، في كل مرة ننتقل فيها الى اليسار، فإننا ننتقل الى منزلة جديدة، مضروبة عن سابقتها ب10
Bu yılan her bir Varlığı ısırdı, sadece insan varlığını değil "Ben vücudumum." yanılgısına yol açtı.Эта ядовитая змея ужалила каждое Существо, не только людей, погрузив тем самым в иллюзию "Я есть тело."
Bu yılan her bir Varlığı ısırdı, sadece insan varlığını değilCe serpent a mordu chaque Être, pas seulement les êtres humains
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Daarom zijn alle mensen die geloven in deze geest welkom in dat team.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Đây là lý do tại sao tất cả những người tin tưởng vào tinh thần này được chào đón gia nhập vào hàng ngũ.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Deaceea toţi oamenii care cred în acest fel de spirit sunt bine veniţi să facă parte din acea echipă.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Detta är därför alla människor som tror i samma slags anda är välkommna ombord till laget.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.É por isto que todas as pessoas que acreditam neste espírito são bem-vindas à equipa.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Éppen ezért minden embert, aki hisz ebben a fajta szellemiségben, szívesen látunk a csapatban.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.I dlatego wszystkich, którzy wierzą w taką ideę, zapraszamy do zespołu.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Je to důvod, proč všichni lidé, kteří věří v tento druh ducha, jsou vítáni v našem týmu.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.이것이 이러한 생각을 가진 모든 사람들이 우리와 한팀이 되었으면 하는 이유입니다.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Por eso toda la gente que cree en este tipo de espíritu es bienvenida en ese equipo.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Práve pre toto všetci ľudia, ktorí veria v túto myšlienku sú vítaní pridať sa do tímu.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Voici pourquoi tous ceux qui croient dans ce type de courage sont les bienvenus dans cette équipe.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Вот поэтому все люди, которые верят в это будущее приветствуются в нашей команде.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.Затова всички хора, които вярват в този тип дух, са добре дошли в нашия екип.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.זו הסיבה שכל האנשים שמאמינים בסוג כזה של רוח מוזמנים להיות בצוות לנו.
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.ولهذا يجب على الناس ان تؤمن بهذه الفكرة وان ينضموا للفريق
Bu yüzden de bu tip bir ruha inanan her bir kişi bu takıma memnuniyetle kabul edilecek.すべての人たちを チームに歓迎します SolaraImpulse.comに行って 登録し
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.Así que podemos hacer mediciones en el laboratorio sobre el efecto de cada videojuego.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.Ezért hát menjünk ismét a laborba, és mérjük meg az egyes játékok tényleges hatását.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.그래서 우리는 실험실에서 각각의 비디오 게임이 어떤 영향을 미치는지 알아봐야 할 필요가 있습니다.
Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.Należałoby więc wejść do laboratorium i zbadać efekty każdej gry z osobna.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod