Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.Mit anderen Worten: Jeder Schritt hier entspricht einer Potenz in der Leistungsskala.
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.Nói cách khác, mỗi bậc ở đây tượng trưng cho một mức độ trong thang biểu diễn.
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.Por outras palavras, cada passo aqui representa uma ordem de grandeza numa escala de desempenho.
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.Με άλλα λόγια, το κάθε βήμα εδώ συμβολίζει μια τάξη μεγέθους σε μία κλίμακα.
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.Другими словами, с каждым делением производительность увеличивается.
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.С други думи, всяка стъпка тук представя няколкократно увеличаване в мащаба на представянето.
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.במילים אחרות, כל מדרגה כאן מייצגת סדר גודל בסקאלת ביצועים
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.وبتعبير آخر، كل خطوة هنا تمثل رتبة مقدار على مقياس الأداء.
Diğer bir değişle, buradaki her bir adım performans ölçeğinde bir büyüklük kertesini göstermektedir.「べき乗」で 性能の尺度を 示しています 技術の進歩を
Diyelim ki her bir birim altın için bir banka bonosu çıkartıyorum. Banka bonosu, kısaca banknot diyelim.예를 들어, 1개의 금화는, 여기에 그려보도록 하죠, 1개의 금화는...
Diyelim ki her bir birim altın için bir banka bonosu çıkartıyorum. Banka bonosu, kısaca banknot diyelim.1枚の銀行券を発行します。
Diyelim ki her bir birim altın için bir banka bonosu çıkartıyorum. Banka bonosu, kısaca banknot diyelim.Entonces, por ejemplo, para cada pieza de oro, yo voy a emitir un billete de banco.
Diyelim ki her bir birim altın için bir banka bonosu çıkartıyorum. Banka bonosu, kısaca banknot diyelim.على سبيل المثال كل قطعة ذهبية
Diyelim ki her bir birim altın için bir banka bonosu çıkartıyorum.Daar ga ik straks verder op in. Ik zal daar waarschijnlijk in een volgende video op ingaan.
Diyelim ki her bir birim altın için bir banka bonosu çıkartıyorum.И так, например, на каждую золотую монету
Diyelim ki her bir kredi 1 milyon $'lık.Řekněme, že každá hypotéka je 1 milion dolarů.
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,""dla każdego z elementów, w zakresie"
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,"Está diciendo, "cada vez que vamos a través de este ciclo," "por cada una de las cosas en el intervalo,"
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,"Ez az mondja, hogy "minden esetben, amikor végrehajtjuk a ciklus," "a tartomány minden egyes elemére,"
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,"Hij zegt: "Voor elke keer dat we door deze lus gaan", "voor al die dingen in die range"
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,"i 가 이 range() 의 리스트 원소들의 값을 참조하는데,
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,""jokaiselle listan elementille"
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,"Sto dicendo, ogni volta che ripeto questo ciclo, per ogni elemento della serie
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,"To říká, "po každém si projdeme tuto smyčku"
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,""за всяко нещо в интервала"
Diyor ki, "bu döngüden her geçişimizde", "aralıktaki her bir eleman için,"بشرط أن نكون في حدود المجموعة
Diyor ki " Dünyanın her bir yerinden, on binlere hacı vardı.그가 말하길, "세계 각 지에서 순례자의 수천 수만 있었다.
Doktorlar her bir şeyi bilmiyorlar. Erkekler hiçbir şey bilmiyorlar.Ludzie nie wiedzą wszystkiego.
Doktor, senin iyi olacağını söyledi. Tatlım! Doktorlar her bir şeyi bilmiyorlar.Tesoro, i dottori non sanno niente gli uomini non sanno niente
Dört tane objemiz var ve her bir obje iki gruba ayrışmış durumda .4개의 동그라미는 각각 2개의 그룹으로 나누어졌습니다
Dört tane objemiz var ve her bir obje iki gruba ayrışmış durumda .Beh, hai 4 oggetti e ognuno di essi e' diventato 2 gruppi.
Dört tane objemiz var ve her bir obje iki gruba ayrışmış durumda .Eh bien, vous avez quatre objets et chacun des eux sont devenus des deux groupes.
Dört tane objemiz var ve her bir obje iki gruba ayrışmış durumda .Hát, négy tárgyunk van és minden egyes tárgyunk két csoport lesz.
Dört tane objemiz var ve her bir obje iki gruba ayrışmış durumda .Je hebt dus vier objecten en elk object is twee groepen geworden.
Dört tane objemiz var ve her bir obje iki gruba ayrışmış durumda .Máme 4 prvky a každý z nich se stal dvěma skupinami.
Dört tane objemiz var ve her bir obje iki gruba ayrışmış durumda .Mamy 4 obiekty, cztery kółka i każde z kółek składa się z dwóch grup.
Dört tane objemiz var ve her bir obje iki gruba ayrışmış durumda .Man hat vier Objekte und aus jedem wurden zwei Gruppen.
Dört tane objemiz var ve her bir obje iki gruba ayrışmış durumda .Tja, du har fyra saker och varje sak- -blev två grupper Varje...
Dört tane objemiz var ve her bir obje iki gruba ayrışmış durumda .Vi havde 4 objekter, og hver af dem blev til 2 grupper.
Dört tane objemiz var ve her bir obje iki gruba ayrışmış durumda .Έχουμε 4 αντικείμενα... και καθένα απ' αυτά έγινε 2 ομάδες.
Dört tane objemiz var ve her bir obje iki gruba ayrışmış durumda .В нас є чотири об'єкти, й кожен з них став двома групами.
Dört tane objemiz var ve her bir obje iki gruba ayrışmış durumda .حسنا، لدينا 4 اشكال وزعناها على مجموعتين
Dört tane objemiz var ve her bir obje iki gruba ayrışmış durumda .なります。 色を変えましょう。
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.전세계에서 한 여성이 출산으로 인해 매 1분 30초 마다 죽습니다.
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.Auf der ganzen Welt stirbt alle eineinhalb Minuten eine Frau an einer Geburt.
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.Di seluruh dunia, satu perempuan meninggal setiap menit dan setengahnya meninggal karena melahirkan.
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.En todo el mundo muere una mujer por minuto y medio después del parto.
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.Každou minutu a půl na světě zemře jedna žena během porodu.
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.Na całym świecie co kobieta umiera podczas porodu co półtorej minuty.
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.Nel mondo, ogni minuto e mezzo una donna muore di parto.
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.Over de hele wereld sterft er elke anderhalve minuut een vrouw in het kraambed.
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.Partout dans le monde, une femme meurt chaque minute et demie après l'accouchement.
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.Pe glob, la fiecare minut şi jumătate o femeie moare la naştere.
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.Po vsem svetu vsako minuto in pol ena ženska umre med porodom.
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.Trên khắp thế giới cứ mỗi 1 phút rưỡi thì có 1 phụ nữ chết vì sinh con
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.Világszerte másfél percenként hal bele egy nő a szülésbe.
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.Σε όλο τον κόσμο, ανά ενάμιση λεπτό μια γυναίκα πεθαίνει στη γέννα.
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.Во всём мире каждые полторы минуты одна женщина умирает в родах.
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.По света, една жена умира на всяка минута и половина по време на раждане.
Dünyada, her bir buçuk dakikada bir kadın doğum yaparken ölüyor.ברחבי העולם, אישה מתה כל דקה וחצי במהלך הלידה.