Aşama6: Ґ'nin her bir a elemanı için; {\displaystyle } ve </math> yerleştir.Przykład: „Aksjomat o sześcianie” Zawsze ta __ __ __ __ __ foremna __ __ __ __ .
Her bir albümün satışından elde edilen paradan 1 euro Alzheimer topluluğuna bağışlanmıştır.Organizacja Human Rights Campaign otrzymała 1 dolara z każdego sprzedanego biletu.
Kristalin enerjisi azaldıkça, her bir atomun kendine has titreşimleri sıfıra düşer.Kiedy promieniowanie rentgenowskie pada na kryształ, na każdym jego atomie dochodzi do dyfrakcji.
Bu yarışlarda her bir at ve binicisi şehrin Contrada adı verilen 17 semtinden birini temsil eder.Zawodnicy dosiadający koni podczas gonitwy Palio reprezentują 17 dzielnic contrade.
Her bir nesil iki lepton ve iki kuarka bölünür.W każdej generacji są dwa leptony i dwa kwarki.
Listede internet kullanıcılarının her bir ülkenin toplam nüfusuna olan yüzdeleri verilmiştir.Informacja o stanie jest przekazywana do wszystkich zainteresowanych nią użytkowników danej sieci.
Yıllık Noel Tavşanı Festivalini kutlayan kurgusal bir Britanya Kraliyet Ailesi'nin her bir üyesini anlatır.Historia przygotowań brytyjskiej rodziny królewskiej do corocznego święta.
Eserin her bir satırında tasavvufi simgeler bulunur; kişi isimlerinden, yer isimlerine ve benzetmelere kadar.Musieli tam spędzić cały dzień; w międzyczasie enkawudziści sprawdzali ich imiona, nazwiska i narodowość.
Bölüm her bir turu kırkyedi dakikada tamamlamaktadır.Każda z kobiet przesuwa wskazówkę o minutę.
Bu gösterimde her bir eleman için degerleme farkları gösterilmektedir.Za każde z tych przestępstw grozi ewaporacja.
Her bir tarafta yedi.Grał wszędzie.
Bayrakta bulunan beş dallı yıldızın her bir parçası Somalililerin yaşadığı beş eyaleti simgelemektedir.Pięć ramion każdej z gwiazd jest symbolem pięciu kontynentów, z których przybyli mieszkańcy wysp.
İlk olarak, her bir sahne iki dakikadan daha kısa sürdü.Dawniej był o 2 minuty krótszy.
Her bir on askerin başına "onbaşı" geçer.100 żołnierzy kompanii por. „Starży”.
Her bir kayık 26 yolcu taşıma kapasitesindedir.Pojazd przewozić mógł 26 pasażerów na miejscach siedzących.
Her bir bölüm 30 dakika içerinde tamamlanması gerekmektedir.Według założeń cały odcinek ma być pokonywany w 30 minut.
Bir Hausdorff uzayın her bir altuzayı da Hausdorff'tur.Przestrzeń produktowa przestrzeni Hausdorffa również jest Hausdorffa.
Her bir soruya verilen yanıtın sayısal değerlerinin tümü birer anakütle olur.Może więc odpowiedzi na wszelkie rodzące się pytania dostarczy nam scjentyzm?
Her bir C64'ün tahmini üretim maliyeti 135$ idi.Tillverkningskostnaden för varje C64 var ungefär 135 dollar.
Bunun yıllık maliyeti her bir kullanıcı hesabı için 50 $'dı.Det kostade 50 USD per användarkonto per år.
Her bir önemli Medici ailesi üyesi bir gayrimenkule sahipti.Varje betydelsefull medlem av Medicisläkten ägde ett gård.
Her bir lokasyonda birden çok bölüm ve her bir lokasyonun kendine has final bölümü mevcuttur.Där berättar de om det hemskaste de varit med om och varje avsnitt är en avslutande berättelse.
Her bir Centuria 80 askerden oluşurdu.En centuria bestod ofta av 80 legionärer.
1744 ve 1745 yıllarında Kuzey İtalya'ya tekrar her bir şehrin resimlerini yaparak seyahat etti.1744 och 1745 reste han runt i Norra Italien och fortsatte att avteckna städerna han besökte.
Her bir yerel seçim bölgesi 3 meclis üyesi cikartir.Varje valdistrikt väljer tre ledamöter till kommunfullmäktige.
Her bir kampüs kendine ait kütüphane birimlerine sahiptir.En filial ska ha egen bokföring.
Temmuz-Eylül arası açan çiçekleri geceleri ve her bir çiçeği sadece 1 gece için açar.Blommorna är strikt nattliga och varje blomma är öppen bara en natt.
Her şeyin bir nedeni vardır; her bir neden, başka bir nedenin sonucudur.Då tingen själva innehåller orsakerna, det vill säga: vart och ett är orsak till ett annat.
Her bir milletvekili ancak bir aday için teklifte bulunabildi.En ledamot kan endast stödja en av kandidaterna.
4 simgeden her bir simgeye ait 13 kart bulunur.Det finns alltså fyra kort för varje siffra.
Her şarkının her bir videosu vardır.Nästan samtliga låtar har en musikvideo.
Arnavutluk'ta her bir bölge kendine ait spesifik kahvaltı kültürüne sahiptir.Alla historiska områden i Georgien har sin egen utpräglade matkultur.
Her bir kapı tıpatıp aynı olan başka odalara açılmaktadır.Det sjungs och spelas bakom varenda dörr.
Her bir meyvecik içinde bir tohum bulunur.Varje frukt innehåller ett frö.
Her bir konferans 5 takımlı 3 grup tarafından oluşturulur.Varje lag består av tre till fem ekipage.
Her bir magistra makamında eşzamanlı olarak en az iki kişi bulunurdu.Snabbt hittades hans ersättare i inte mindre än två personer.
Her bir bölgedeki takımların sayısı yıllara göre değişim gösterir.Hur många platser varje världsdel tilldelas har varierat genom åren.
Her bir bölüm ayrı bir Nart kahramanını yaşamına ayrılmaktadır.Alla hans syskon är på ett eller annat sätt inblandade i underhållningsbranschen.
Her bir il 40 ilçeden oluşmakta olup, bu ilçelerin her biri bir kabile reisi tarafından yönetilmektedir.Inte mindre än 12 ”småland” har det funnits, vardera styrt av en kung eller storman.
Her bir örneğin sınırlandırma olasılığı nedir?Vilken är sannolikheten för att minst en av dem inträffar vid n försök?
Bu gösterimde her bir eleman için degerleme farkları gösterilmektedir.En utmaning för utställningarna är att beröra alla dessa plan.
Her bir yerden buraya insanlar yemekleriyle gelirler ve eğlenirlermiş.Under vandringen ordnar deltagarna själva med mat och husrum.
Her bir erkek çiçeğin 1 brahte, 2 brahtecik ile 3-4 loplu bir çevre yaprağı (çanak) vardır.Varje individ lever ensam och har ett revir av 1 till 3 hektar storlek.
Her bir soruya genç bilmiyorum diye cevap verir."De är ungdomar som vet ingenting om någonting.
Her bir yarışta 3 hakem görev yapar.I varje kammare tjänstgör tre domare.
5 üyeden az üyeli dernekler her bir kullanıcı başına 1 TB alır.Асоціації з менш ніж 5 членів отримують 1 Тб для кожного користувача.
Her bir formatlama ^XA komutayla başlayıp ^XZ ile bitmek zorundadır.Кожна програма повинна починатися з команди ^XA та завершуватися командою ^XZ.
Enerji her bir vurulmada, zıplamada ve patlamada azalır.Енергія витрачається при кожному ударі, пострілі чи стрибку.
Her bir cephesinde saat bulunur.Біля кожної дошки є свій годинник.
Her ilkbahar mevsiminde derneğin her bir üyesi iki futbolcu için oy kullanır.Навесні кожного року кожний з членів ПФА голосує за двох футболістів.
Maya takvimine göre her bir yıl her biri 20 günlük 18 aydan oluşuyordu.Рік майя складався з 18 місяців по 20 днів кожний.
Bir bakıma, her bir konut tanrılara bir tapınaktı.З цієї причини кожен дім був її храмом.
Her bir Centuria 80 askerden oluşurdu.Було створено армію, що складалася з 80 вояків.
Her bir göreve seçilmek için yaş sınırı vardır.Для кожного віку вибираються свої завдання.
Her bir parçayı buzdolabına koyup 20 dakika kadar (yağ donana kadar) bekletin.Загортаємо у серветку й хвилин на двадцять ставимо у холодильник.
Sütunlardaki düğmelere tıklayarak her bir sütunu alfabetik sıraya sokabilirsiniz.Натисніть на кнопки в заголовку, щоб сортувати кожну колонку.
Her bir insan hücresinde günde 500 baz yükseltgeyici zarar görür.За деякими оцінками у кожній клітині людини близько 500 основ пошкоджуються окислюючими сполуками щодня.
Her bir günde başka bir tanrı ve tanrıçaya adaklar sunulurdu.Під ним щодня збирається рада богів.
Sabit RGGB Bayer model filtresine ek olarak, her bir kameranın sekiz-pozisyonlu filtre tekerleği vardır.Кожна камера має вбудований фільтр Байера RGB і по 8 ІЧ-фільтрів.
Her bir tam dönüşünde 12 baz çifti yer alır.На один поворот спіралі доводиться 12 пар основ.