Ana içeriğe geç
Sözlük

her bir ile cümle

her bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Her bir olay için bir hata ağacı kullanılır.Voor elke doelstelling werd een instrument op maat ontwikkeld.
Bu her bir centurianın askerlerinin etrafından toplanacağı sancaktı.Het was deze banier waar de mannen van elke centurie bijeenkwamen.
Her bir parça özel olarak seçiliyordu.Elke rol werd haar persoonlijk aangeboden.
Her bir tekli, parçanın bir remix versiyonunu ya da bir B-yüzü içermektedir.Op elke single zou of een B-kant of een remix komen.
Her bir nom, nomark adı verilen bir yetkilinin yönetimindeydi.Elk district of nome werd bestuurd door een nomarch.
Her bir gluon, birer renk yükü ile antirenk yükü taşır.Een gluon transporteert kleurlading van de ene naar de andere.
Her bir örneğin sınırlandırma olasılığı nedir?Hoe beperkt men een risico?
Bu her bir hücrenin işlevleri henüz tam olarak anlaşılamamıştır.De rol van deze cellen is nog niet geheel duidelijk.
Her bir bölüm 30 dakika içerinde tamamlanması gerekmektedir.Elke aflevering werd tot een tijdsduur van 30 minuten gevormd.
Her bir grubun farklı teknolojileri, askerleri ve binaları vardır.Elke samenleving bevat zijn eigen unieke gebouwen, eenheden en technologieën.
Her bir protein monomerinde üç RNA nükleotidi bulunur.Er zijn 3 RNA-nucleotiden per eiwitmonomeer.
Yazın ortasından sonuna kadar her bir çalıdan 3-4 kilo arası meyve alınabilir.Een geplante struik kan 3 à 4 kilo bessen opbrengen, rond het midden of eind van de zomer.
Her bir insan çabası biraz risk taşır, ama bazıları diğerlerinden daha risklidir.Alle tropische cyclonen zijn gevaarlijk, maar sommige zijn gevaarlijker dan andere.
Diğer Centuriolar: Her bir lejyonda 59 ya da 60 centurio bulunurdu.Centurio: Elk legioen had 50 of 60 centuriones, één voor elke centurie van de 10 cohortes.
6 yüzlü standart bir zarda her bir yüzün gelme olasılığı 1/6'dır (%16,67).De trommel van een revolver heeft meestal zes kamers, de kans hierop is in theorie dus 1/6 (16,67%).
Her bir halka yedi farklı özelleşmiş proteine uyum sağlamak üzere bulunmaktadır.Iedere ring is opgebouwd uit zeven aparte eiwitten.
Dört bölümden oluşan romanın her bir bölümü farklı bir roman kahramanının ağzından anlatılır.In elk van de zes hoofdstukken van deze roman is een andere ik-persoon aan het woord.
Burada her bir düğüm, hem istemci hem de sunucudur ve hepsi de aynı sorumluluğa sahiptirler.Hier telt elke strohalm, elke beurs, elke steun, en elke onderscheiding.
Her bir yerden buraya insanlar yemekleriyle gelirler ve eğlenirlermiş.Daar aangekomen zoekt iedereen zich een plaatsje, nu is er eten in overvloed.
Her bir bölüm toplam 5 dakika sürdü.Elke aflevering duurde 5 minuten.
Fakat 1980 yılına kadar her bir yıl verilmedi.Sindsdien is ze elk jaar gehouden, behalve in 1980.
Sırayla, her bir şampiyon için bir parça kağıdı dışarı attı.Elke school kon één deelnemer, een Kampioen, afvaardigen.
Erkeklerin her bir boynuz dalında üç tane uç vardır.Op elke schub zitten drie haren.
Her bir öyküde Meltem'in okulda, evde ve mahallede yaşadıkları anlatılıyor.De verhalen spelen zich af in een alledaagse omgeving: thuis en op school.
Tüm bu olaylar her bir üye için farklı şekilde tekrarlanır.Deze taken herhalen zich voor elke klasse.
Her bir kübün de bir çatısı olacaktır.Elke verdieping heeft een eigen dak.
Her bir virüs DNA'dan oluşan nükleik aside sahiptir.Tevens bezit elke mutant een DNA plaatje.
Harflerin her ucu, her bir oyuncu için çıkış noktasıdır.Ieder station vormt het startpunt voor een speler.
Her bir maddenin adlandırılması için 20 saniye süre tanınır.Elke afbeelding wordt precies 20 seconden getoond.
Her bir drumlin uzun ekseni buzul ilerleme yönüyle paralellik gösterir.Op de lange termijn zal een exponentiële groei elke vorm van lineaire groei overschrijden.
Kelimelerin temel yapı taşları olan her bir ses bir anlam verir.Het bestaat uit tekeningen met bij elk prentje rijmende tekstregels.
Bunun yanı sıra her bir grup üyesi kendilerine özgü maskeler takar.Elke leeftijdsgroep gebruikte eigen maskers.
Her bir yerleşim yeri üst çevresi bir hilal ile kapalı bulunan Palmiye Ağacı görünümünde olacaktır.De rand heeft een zichtbaar hoekige vorm, ofschoon die als geheel rond is.
Her bir dönem Ocak ayının birinci günü başlar.Het start elk jaar op de tweede vrijdag van januari.
Sınıflandırma, genellikle televizyon dizilerinin her bir bölümü için ayrı olarak yapılmaktadır.Ze wordt relatief vaak gevraagd voor allerhande televisieprogramma's.
Kesikli olay simülasyonları her bir zaman dilimini simüle etmek zorunda değildir.Een eileiderontsteking hoeft niet altijd verwekt te worden door een soa.
Her bir halterci üç kaldırış denemesi ile skor elde etti.In de finale kreeg iedere polsstokhoogspringer opnieuw drie pogingen per hoogte.
Onlara yönelik her bir saldırıyı bize yapılmış sayarız.Op zijn weg kwam hij allerlei rovers tegen.
Arnavutluk'ta her bir bölge kendine ait spesifik kahvaltı kültürüne sahiptir.Elke streek in China heeft zijn eigen huwelijkstradities.
Her bir köydeki ninjaların artan sayıları nedeniyle sınavlar yılda iki kez düzenlenir.Ze względu na wzrastającą w każdej wiosce liczbę geninów, egzaminy przeprowadzane są dwa razy do roku.
Her bir daire tek bir renk ve tek bir tona sahiptir.Każde koło ma jeden kolor i jeden ton.
Her bir bölge, bir albay ya da generalin komutasındadır.Każdy z sektorów był dowodzony przez jakiegoś pułkownika lub generała.
Kahn’a göre Aeschines'in Aspasia’sındaki her bir bölüm yalnızca uydurma değil aynı zamanda inanılmazdır da.Według Kahna, każdy pojedynczy epizod w Aspazji Ajschinesa jest nie tylko fikcyjny, ale wręcz niewiarygodny.
Her bir cephesinde saat bulunur.Na niej znajdowały się zegary.
Her bir kampüs kendine ait kütüphane birimlerine sahiptir.Wszystkie katedry posiadają własne biblioteki.
Bunun yıllık maliyeti her bir kullanıcı hesabı için 50 $'dı.Koszt użytkowania aplikacji wynosił 50 dolarów za użytkownika rocznie.
Onda, melekler ve ruh Rablerinin izniyle her bir iş için iner de iner.Obok unoszą się aniołowie, ukazując księgę z dewizą „Bóg mój i wszystko”.
Her bir çalışması bir ödüle layık görülmüştür.Każda akcja jest nagradzana.
Varsayılan olarak her bir iş parçacığı kodun paralelleştirilmiş bölümünü birbirinden bağımsız şekilde yürütür.Domyślnie wszystkie wątki przetwarzają zrównolegloną część kodu niezależnie od siebie.
Her bir 94 BEST yerel grubu (LBG) bölgesel olarak bulundukları üniversitede BEST’i temsil etmektedir.Grupa lokalna (LBG, od ang. local BEST group) skupia członków BEST na jednej uczelni.
Her bir milletvekili ancak bir aday için teklifte bulunabildi.Poseł może poprzeć tylko jedną kandydaturę.
Her bir ülkenin en fazla üç sporcuyla katılmasına izin verildi.Każdy pozostały kraj mógł zgłosić maksymalnie trzech sportowców.
Her bir sicim bir boyutluk objedir.Jest miarą wszelkiej skończonej wielkości.
Her bir motor ana motor kumandalarıyla donatılmıştır.Wszystkie zostały wyposażone w silnik MAN.
Her bir örneğin sınırlandırma olasılığı nedir?Ze względu na co można by wytyczyć nieprzekraczalną granicę?
Her bir halterci üç kaldırış denemesi ile skor elde etti.Każdy zawodnik miał trzy próby.
Her bir oyuncuya kendilerine ait bir klan verilir.Każda z nich otrzymała swój kryptonim.
Her şeyin bir nedeni vardır; her bir neden, başka bir nedenin sonucudur.Wszystko jest przyczyną i skutkiem czegoś innego.
Şimdi her bir orbital kümesi arasındaki dağılıma yakından bakalım.Określa kąt pomiędzy płaszczyzną orbity a płaszczyzną odniesienia.
Her bir 6 bitlik grup 0 ile 63 arasında bir sayı oluşturur (26=64).Układ takich sześciu linii daje 64 różne symbole (26 = 64).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod